Arkadaşlar her sene evde turşu kuran birisi olarak çekik gözlü asyalıların gazabına uğradım.
Diyeceksinizki "haçan nasıl", açıklayayım; bilindik tariflerden biber, domates, kornişon, lahana ve keleklerden itina ile seçip tek tek yıkayıp tek tek ayıkladıktan sonra 20kg kadar turşu kurdum. (evet ailecek turşu yemeyi seviyoruz) Sirke ve limonu doğru ayarda, her sene kullandığım kaya tuzuna içme suyu kullanarak ekledim. Koyduk kavanozları güneş almayan bir dolapa. 2 hafta oldu olmadı turşuların rengi döndü. Merak edip açtım birini. Amanında amanın, bizim turşular yemelik olmuş, hemde epey iyi olmuş. Aldı beni bir düşünce: "haçan bu turşular nasıl bu kısa sürede oldu". Neyse İzmirde ilk senemiz sıcak havadandır dedim. Şayet aynı dönemde Ankara 0 derecelerde. Neyse aradan geçti bir hafta, bizim turşulardaki sarımsaklar oldu Marslı! Yem yeşil! Tırstık tabi, küflendi eyvah diyip çöpe atıldı hepsi. Aldı düşünceler, sirke mi yetersiz geldi, mikrop mu kaptı, sıcaktan mı oldu diye. Sezon da kaçtı turşu yapabilecek tek malzeme kaldı lahana. Durumuma acımış olacak ki eşim çaktırmadan lahana turşusu kurmuş. Havaların soğuduğundan sanırım bu arkadaşlar daha geç oldu. Açtığımızın ertesi günü Marslı sarımsaklar yine karşıladı bizi. Delirecem sinirden. Dedim bu da mı gol değil. Bi terslik var. İnternette araştırdığım kadarıyla Türkiye olarak Kastamonu sarımsakları ile yetinmeyip Çinden sarımsak ithal ediyormuşuz. Bu sarımsakların içerisinde pestisit denilen, zararlı bakteri ve mikroplardan korumaya yarayan kimyasallar varmış (yada ben öyle anladım) Varsa daha bilgi sahibi birileri anlatır bize.
Velhasılı ağzımızın tadıyla bir turşu kurdurmadı bu Çinliler.