Jump to content

Cem Boneval

Blogger
  • Content Count

    17,834
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    732

Cem Boneval last won the day on August 9

Cem Boneval had the most liked content!

Community Reputation

35,545 Mükemmel

About Cem Boneval

  • Rank
    GT

Profile Details

  • Location:
    Antalya
  • Car:
    Golf 1.5TSi/Fiesta 1.0EB
  • Job:
    Doktor
  • Gender:
    Bay
  • Age 63

Recent Profile Visitors

15,732 profile views
  1. Kuşkusuz. Her şeyde olduğu gibi. Ama 20 yıl yeterince uzun bir süre ve neredeyse tek iktidarda geçtiği için de değerlendirmesi daha kolay diye yazdım. Siyasi değil teknik bir yaklaşım olarak düşünelim. Elbette. Sağlık sisteminde doktorlar nasıl günah keçisi yapılıyor, ama sistem onların gayretli çalışmaları ile yürüyor ise, eğitim sistemi içinde aynı şey geçerli, öğretmenlerin sahiplenmesi ve çabası ile elde ediliyor başarılar.
  2. Benzine bu gece +23 Kuruş fiyat ayarlaması yapılacakmış.
  3. Çünkü her işimizde olduğu gibi eğitimde de sistem ve kurumsallık yok bireysellik var. Bir düşünün son yirmi yılda eğitim sistemi kaç kere değişti? Tam 10 farklı Milli Eğitim Bakanı görev yaptı. En beş köklü sistem değişikliği yapıldı. Bazılarını hatırlayalım: 2008 yılında Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) yerine 6.7. ve 8.sınıfın sonunda girilen Seviye Belirleme Sınavları (SBS) geldi. 2010 yılında SBS (Seviye Belirleme Sınavı) ile tek sınav modeline dönüldü. 2010 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, yayımladığı bir genelgeyle tüm düz liselerin Anadolu liselerine dönüştürüleceğini açıkladı, uygulama hemen başlatıldı. 2012 yılında İlköğretimde kesintisiz 8 yıllık sistemden vazgeçildi, 4+4+4 sistemine geçildi. 2012 yılında Erdoğan “Dershaneler kapatılacak” açıklaması yaptı. 2014 yılında ilk TEOG sınavı uygulandı . 2017 yılının Eylül ayında Erdoğan “TEOG’un kaldırılması lazım” açıklaması yapmasının ardından birkaç gün içerisinde Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz “Bu yıl TEOG yapılmayacak” açıklaması yaptı. 2018 yılında Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavının yerine gelen yeni Liseye Geçiş Sistemi (LGS) sisteminde öğrencilerin yüzde 10’u sınavla öğrenci alacak okullara 2 Haziran’da yapılacak LGS puanlarıyla yerleşecek. Yaklaşık 1 milyon öğrenci ise “Çember Sistemi” ile adreslerine göre liselere yerleştirilecek. Çember sisteminde öğrencilere anadolu lisesi, meslek lisesi ve imam hatip lisesi tercihlerinin sunulacağı açıklandı ancak her ilçede anadolu lisesi yok. Bu arada Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi diye lanse edilen FATİH Projesi ve Bilişim Sınıfları, tabletler falan ne oldu? Bu kadar kısa aralıklarla yapılan değişiklikler neye dayandırıldı? Çıktılar neye göre ve kim tarafından değerlendirildi? Bir değişikliğin etkisini göstermesi için ne kadar zaman gerekir? Fikrim geldi diyen değişiklik yaparsa olacağı budur. Buna ancak gülebilirim. Dibe zaten çok yakın oluğumuz için olabilir mi?
  4. Güzel bir tartışma olmuş, ilgiyle okudum. Ben Alman Lisesi mezunuyum ve tüm hayatım boyunca orada sağlanan formasyonun etkisini gördüm. Ailemden sonra beni ben yapan okulumdu. Hep çok şanslı sayarım kendimi. Bugüne gelirsek: Eğitim sistemi iflas etmiştir. Lise çıktıları son derece yetersizdir. Dünyayı tanımayan, düşünmeyi bilmeyen, sentez yapma becerisinden yoksun, doğruyu ararken önünde beş şık olmazsa bir yere varamayan meraksız ve hedefsiz bir öğrenci kitlesi var. Bu son yıllarda giderek belirginleşti. Nereden biliyorum: Her sene fakültemize 300'ün üzerinde öğrenci alıyoruz hekim yetiştirmek üzere. Ve o kadar eskik ve aksak geliyorlar ki artık eğitim, veren için gerçekten neredeyse bir işkence halini aldı. Özel - devlet tartışması bunu çözmeyecek, çünkü tümden eğitim sistemi yetersiz durumda. Şu anda eğitim - öğretim özverili öğretmenlerin bireysel çabaları ile kısmen ayakta duruyor. Ve de şu gerçekleri de gözardı etmeyelim, iyi eğitim alsanız bile üniversite garanti değil, üniversiteyi bitirseniz de iş garanti değil. Okulların açılmasına gelirsek: Pandeminin şu anki boyutları özellikle bazı illerde okulların açılmasını klasik halk sağlığı bilgisi doğrultusunda imkansız kılar. Dolayısı ile bu sene uzaktan ya da en iyi ihtimalle hibrid eğitim dışında bir seçenek görünmüyor. Ama açılır sonra mı kapanır, ama doğru kararla baştan mı açılmaz onu Sayın Cumhurbaşkanım bilir en iyi. Bu sene çocuklarını okula göndermeyenleri, hele ki evde eğitime yönelik çaba gösterme şansları varsa, destekliyorum.
  5. Güncellemeye gerek yok ki, bir gün önceye den den koymak yeterli.
  6. Hala ilan edilen sayılara inananlar arada sırada "Hayat Eve Sığar" ıygulamasına göz atsınlar derim. Bir kaç kesit sunayım:
  7. Hanımın telefonunda neredeyse iki sene oldu hala canavar gibi. Arkadaşlarımdan da şikayet eden olmadı. Nadiren şişme yapıyor (gerçek anlamı ile, mecazi değil) deniliyor. LG G5'te kullandığım iki batarya da iki senenin sonunda günü zor çıkarır oldu ve hafif göbeklendi. Yenileriyle değiştirdim. O fiyatlara iki sene ömür bence makul, ki hala kullanılırlar. Yani benim toplam 7 batarya ile kayda değer bir rahatsızlığım olmadı.
  8. Bu arada son zamanlarda incelemelerde Philips ampulleri de başarılı bulunuyor. Beyaz ışık için Whitevision ve genel kullanım için Racingvision önerilebilir. Osram NBL'ye göre neredeyse iki misli daha uzun ömürlü.
  9. Motor daha çok yeni ve Avrupa'da pek kullanılmıyor. Yani deneyim kazanmış birilerini bulmak kolay olmaz. Ancak 1.0 EB ve 1.6 atmosferik deneyimlerinden yola çıkılırsa, ekonomik ve uzun ömürlü olacak şekilde geliştirildiği de varsayılırsa sorun yaratacağını hiç düşünmüyorum. Üç silindirlerin kendine has hoş bir sesi var. Keyifli bile olabilir. Tabii atmosferik olması ve göreceli düşük torku nedeniyle performans isteklileri çok tatmin etmeyebilir.
  10. Senin de belirttiğin gibi burada şehirdeki toplam yatak kapasitesine bakılıyor, buna pandemi hastası almayanlar ve özel hastaneler de dahil ediliyor. Özel hastaneler de ciddi bir hasta yükü altında idi, SGK iyi ödeme yaptığı için de bunu kabul ediyorlardı. Şimdilerde SGK pandemi hastası için özel ödeme yapmadığı için parasını kendi ödemeyen hastayı almıyor özel hastaneler. Pandemi hastanelerinin yatakları doldu, bizim gibi hibrid çalışanların ayırdığı pandemi yatakları doldu, normal servislerini pandemi servisi haline dönüştürüyorlar. Mesela bizim servisimizi başka yere taşıyıp tüm katı pandemiye ayırma planı yapıldı. Bu daha başlangıç. Bayram ve tatilin etkilerini bir 10 gün sonra göreceğiz ve çemberin daraldığını hepimiz bariz hissedeceğiz. Daha uzun süre saklayabileceklerini zannetmiyorum. Politika olarak suçu halka, hastalığın yükünü de doktorlara atıp sıyrılmak istiyor olabilirler. Şu andaki görüntü bir felakete doğru yol aldığımız yönünde. Zaten salgınla nasıl iyi mücadele ettiğimiz hamaseti kesildi, Bilim kurulunun sesi artık duyurulmuyor. Üyeleri bireysel açıklamalarla endişelerini dile getiriyorlar. Yönetim tarafında elle tutulur bir önlem yok. Koyulan kurallar için rica var, denetim ve ceza yok. Aptallık evrensel. Vallahi Trump yeniden seçilmek için her şeyi yapar. Fake aşı bile çıkartabilir. Bu arada aşı antikor oluştursa da bunun etkinliğinin ne kadar süreceği belli değil. Son araştırmalarda hastalığı geçirenlerin de 1-3 ay süreyle korunduğu sonradan yeniden hastalanabildiği sonucu çıktı. Aşı da aynı antikoru tetiklediğine göre sık tekrarlanmadıkça çözüm olmayabilir. Hep beraber izleyeceğiz başımıza gelecekleri. Kara mizah sevenlere göre tam, giderek daha eğlenceli oluyor.
  11. Yapılması gereken baştan beri buydu, bu kadar gecikmese iyiydi. Bakalım göstermelik mi, işlevsel mi? Bakalım ne kadar sürecek...
  12. Ben yıllardır doğanın seçiciliği ile bunların sayısının azalacağını düşünürken her geçen gün artıyor olmaları acayip bir çelişki. Sanırım üreme hızımız yok olma hızımızın epeyi üstünde. Türk insanı genelde anı yaşıyor, o anın farklı yaşam kesitleri bağlamında ilişkilerini, sonuçlarını, seyrini çözümleyemiyor. Böyle bir yeteneği de yok eğitimi de. Ve çözümleyemediği her şeye de kader diyor.
  13. Hiç kafa karışıklığına gerek yok. İlk video tam bu etkiyi yaratmak için gerçekleri çarpıtarak oluşturulmuş bir ilgi çekme ürünü. İyi kötü Covid-19 sürecini takip eden 40 yıllık hekim olarak bunu rahatlıkla söyleyebilir ve dileyen olursa söylenenlerin çoğunu çürütebilirim. Püf noktası bu, virüsü ister bilmem kim üretmiş ve yaymış olsun, ister yarasanın fendi bizi yendi olsun, sonuç değişmiyor. Herkes herkesi (kendi dahil) hastalığı yayan olarak görmeli ve maskesiz iç mekanda ve kalabalık dış mekanlarda dolaşmamalı, maskeye rağmen fiziki mesafeyi olabildiğince 3-4 adım tutmalı, iç mekan toplantılarından tümüyle kaçınmalıyız. Çok sevdiğiniz ve güvendiğiniz biri sağlıklı olmasına rağmen taşıyıcı/bulaştırıcı olabilir. Korunma tedbirleri bu kadar basit. Ve bunlar gereği gibi yapılsa hastalık %90 azalır. Ama maske takmayı bir zaaf olarak gören (muhtemelen Reisi taklit ediyorlar, onu da Ayasofya dışında hiç maskeli görmedim), maskesiz dolaşmayı bir cesaret gösterisi haline getiren ve hiç bir şeyden doğru dürüst haberi olmayan o kadar çok insan var ki. Şu yukarıda yazdığım farkındalığı yaratmak ve denetlemek bile önemli ir başarı sağlar mücadelede. Ve bunun sorumlusu, kimse kusura bakmasın, süreci twit atarak yönetmeye çalışanlardır. Komplo torisyenleri bence şu anda "Türkiye'de nasıl bir oyun oynanıyor"a kafa yorsun, benim aklım ermez.

Focus Club Türkiye

Bu sitenin işleticisi, bu sitede yer alan bilgi, yazı ve makalelerin doğrudan veya dolaylı olarak kullanılmasından dolayı oluşacak zararlardan sorumlu tutulamaz. Kaynak gösterme kuralına uymak şartıyla, bu sitede yer alan yazı ve makalelerin belirli bir kısmına atıf yapılmasına, link verilmesine izin verilmektedir. Kaynak (canlı link) gösterilmeden yapılan alıntılara ise izin verilmemektedir. Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Privacy Policy.