Welcome to Focus Club Tr | Otomobil Severlerin Adresi

Tüm özelliklerine erişmek için şimdi kaydolun. Kayıt yaptırdıktan sonra, konu açabilir, konuları yanıtlayabilir, kullanıcıların mesajlarını beğenebilir, özel mesaj yollayabilirsiniz.

Kayıt olduktan sonra bu mesaj silinecektir.

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    12.550
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    433

Cem Boneval en son Ocak 21 tarihinde kazandı

Cem Boneval daha önce lider oldu!

Toplam Beğeni

20.678 Mükemmel

Cem Boneval Hakkında

  • Derece
    GT
  • Doğum Günü 16-09-1956

Profil Bilgileri

  • Şehir:
    Antalya
  • Arabam:
    Focus 1.6EB/Fiesta 1.0EB
  • Meslek:
    Doktor
  • Cinsiyet:
    Bay

Güncel Profil Ziyaretleri

5.396 profil görüntüleme
  1. Bu benim yoklukta kullandığım ödünç kış lastiği idi. Mecburiyetten. Önerilmiyor zaten... Tamamen lastikle ilgili. Mesela benim 205/55-16 Crosscilmate'lar 225/45-17 F1 asymm2'den sert, gürültülü ve konforsuz 225/45 konforsuz diye yazıp da sonra 235/40 kullanmayı önermek de farklı bir yaklaşım olmuş. Yanak kalınlıkları 215/50 108 mm - 225/45 101 mm - 235/40 94 mm. Yanak kalınlığı fark etmiyor dersen de alırım bir yanak!
  2. Ya da bu...
  3. Zevkler ne kadar farklı. Halbuki benim uzun süreden beri gerçekten beğendiğim ve biraz farklı bulduğum modeller. Üstelik SUV'lardan hazetmediğim halde.
  4. Şehir dışına çıkmak zorunda kalınca yoklukta bulduğum ve ödünç aldığım lastiklerdi ve yorumu kar dışı yollar için yapmıştım. Ve de uygun olmayan ebad lastik olmasına karşı sunduğu performans yeterli gelmişti. Amacını aşan bir yorum olmuş demek ki. Geniş tabanın farkını çoğunlukla ancak yüksek hızlarda fark etmek mümkün. Araç hem düzde, hem geniş ve hızlı virajlarda çok daha dengeli gidiyor. Ancak suda kızaklama riski yüksek, ve 225 ile 205 arasında 0,3-0,5L/100 km arasında tüketim farkı var.
  5. Mokka ile SUV alanında oldukça gösterişsiz bir varoluş sürdüren Opel, Mokka'yı X serisi ile daha cazip hale getirmekle kalmadığı gibi, yeni modellerle de bu segmentte daha rekabetçi olmaya karar vermiş görünüyor. Türkiye'ye en erken bu yıl sonunda gelmeleri beklenen modeller en azından tasarım olarak hoş ve değinmeye değer görünüyor. Bir diğer özellik de teknoloji konusunda Peugeot ile yakın işbirliği yapmış olmaları. Piyasaya ilk çıkacak olan Crossland X. Astra'dan 20 cm kadar kısa olan ve gösterişli arazi görüntüsüne karşın sadece önden çekişli bir şehir SUV'u özelliği taşıyan araç Peugeot 2008 platformu üzerine yükseliyor. Dev cam tavan dikkat çekiyor. Motorlar henüz belli değil. Crossland X Ford Ecosport ve C4 Cactus gibi modellerle rekabete girecek iken Tiguan'ın karşısına da farklı bir model çıkıyor: Grandland X. Bu da Peugeot 3008 platformu üzerine oluşturulurken Zafira büyüklüğünde. Motorlar bunda da henüz belli değil. Her iki modelin de bu yıl sonuna doğru piyasaya çıkması bekleniyor. Önümüzdeki sene başında Türkiye yollarında görme olasılığımız yüksek. Türkiye'ye gelme ihtimali daha düşük olan model ise yeni Ampera. BMW i3'e rakip olacak elektik motorlu araç şık bir SUV tasarımına sahip, 204 PS ve 360 Nm tork üretiyor, 100 km hıza 7 saniyede çıkabiliyor, beş kişilik konforlu bir iç mekan ve 400L'ye yakın bagaj alanı sunuyor. 500 km menzil bildirilen otomobilin önümüzdeki aylarda Norveç'ten başlayarak Avrupa'da satışa sunulması bekleniyor.
  6. Kışlıklar konusunda 205/55 tartışmasız ilk tercihimdir. Yazlıklarda fiyatı uygun olsa 215/50-17 tercih ederim, ama 225/45-17 çok daha hesaplı, bu nedenle ona devam. Yazlık kullanım tarzıma uymaz 205 ve 55 yanak. Harcama yapma konusunda isteksiz isen 205'le devam önerilebilir.
  7. Özünde tüketiciyi korumayı amaçlayan bir düzenleme. Ne idüğü belirsiz satıcılar takla atıp eğri şasi ile yola çıkmış aracı boyasız, değişensiz diye satmaya çalışırken bu tür düzenlemelerin gerekliliğini tartışmak anlamsız dedirtiyor. Tabii pratikte ne olur onu düşünmek lazım. Yetki belgesi düzgün denetlenirse "komisyoncu/galeri" sayısı azalır. Yetkili satıcılar ile servisler anlaşma yapar ve piyasaya hafiften bir canlılık gelir. Garanti koşullarını karşılamak adına 2.el fiyatları bir miktar artar. Ancak bunu piyasa tolere eder mi, bekleyip göreceğiz. Ya da pazarlık yapılır, alıcı garanti hakkından feragat etmesi halinde fiyat düşürülür ve bugünkü gibi devam eder. Kötü niyetli düşünülürse de bu arkasında güçlü servis desteği olan büyük ikinci elcileri daha güçlendirmek için çıkarılmış bir yasadır, yani sermayeye sermaye katmayı hedefleyen, rekabeti azaltan, alıcının cebinden daha fazla para koparmayı amaçlayan, tekel yaratacak bir uygulamadır. Yaşasın kapitalizm ve soygun düzeni...
  8. Sorunun hedefi muhtemelen ustalar ama ben yine de fikrimi yazayım. Yetkili servis fiyatları yüksek. Hem işçilik hem de parça olarak. Bu durumda neler yapılabilir? Değişik servislerden fiyat alınabilir, pazarlık yapılır, en uygun fiyatı verene gidilir, müşteri memnuniyeti biraz şansa kalır. Yetkili servise pahalı olanlarda kendi parçamı getireceğim teklifi yapılır, kabul ederse mümkünse "orijinal" parçalar serbest piyasadan temin edilir ve taktırılır (bkn. balata değiştirme). Hariçten eşdeğer parça kullanıldığında takılan parça garanti kapsamı dışında kalır. Ancak bakımlarda kullanılanların çoğu sarf malzemesi olduğundan bunun pek önemi olmaz. Yetkili servisle anlaşma sağlanamazsa özel servis tercih edilir. Hizmet yeterlik belgesi sahibi olan özel servislerde "orijinal" parçalarla yapılan bakımlarda Blok Muafiyeti Yasasına göre garantinin bozulmaması gerekir. Ancak takılan parçanın ya da yapılan işlemin yol açacağı arıza ve/veya hasarlar garanti kapsamı dışında kalır. Bununla beraber sürecin kolay olmayacağı ve dağıtıcının (Otosan) sizi garanti kapsamı dışında bırakmak için uğraşabileceği öngörülebilir. Yani süreç mahkemede bitebilir, lehinize sonuçlanabileceğine dair yasal örnekler var ama uğraşmaya değer mi herkes kendi karar vermeli. Böyle... Ben de Şahsuvaroğlu önerisine katılıyorum.
  9. Kozunuzu ODD ile paylaşın, ben onların verilerini kullandım sadece... Qashqai ile Tiguan'ı aynı sınıfa koymak da abesle iştigal olur ayrı.
  10. Kasım başında Ekim ayına kadar yaptığım pazar analizini Otomotiv Distribütörleri Derneği 2016 tüm yıl verilerini açıkladığı için artık 12 ay için yapabiliriz. Rakamlarla oynamayı severim, Pazar akşamüstünü bunlarla geçirdim. Hep beraber bakalım. Yalnız oldukça uzun ve detaylı, demedi demeyin... Önce toplam satışlar ve geçen yıla göre farklar. Geçen yıla göre toplam perakende satışlarda önemsiz bir artış var, bu da binek satışlarındaki yükselmeden kaynaklanıyor, küçük ticarilerin satışı bence ekonominin olumsuz gidişi ile paralel olarak biraz azalmış. Satışları markalara ve türe göre inceler ve geçen yıl ile kıyaslarsak manzara şöyle: Önce toplamda... Volkswagen cüzi bir kayba rağmen hala pazar lideri. Onu satışlarını biraz arttırabilen Renault ve özellikle binekte küçülen Ford takip ediyor (bkn. aşağıdaki tablo). Kayda değer artı kaydeden markalar ise Opel, Nissan ve Skoda. Satışlara toplamda markalar ve aylar bazında bakarsak Mart-Mayıs arası satışlarda belirgin artış var, ancak rekor bir - iki istisna haricinde Aralık ayında gelmiş. ÖTV söylentilerinin başarılı manipülasyonu satışlara zirve yaptırmış. Sadece bineğe bakarsak Renault tatlı bir artış ile liderliği VW'den kapmış. Fiat Egea ile bir hayli başarılı. Skoda sonunda hak ettiği yere doğru yola çıkmış. Ford kalıbının arabası olmayı başaramamış, hem de o kadar filo desteğine rağmen. Buna karşılık hafif ticaride Ford az küçülse de liderliği elden bırakmamış. Fiat daha ciddi kayıplara rağmen ciddi farkla ikincilikte. Ayrıntılı segmentleri incelemeye geçmeden segmentlere ve türlere göre dağılımı da tablolayalım: Satışların yarısı C segmentinde, satılan araçların yaklaşık yarısı sedan, segment büyüdükçe sedan oranı artıyor. H/B A ve B'de ön planda. S/W hala kabul görmüyor. Lüks segmentte de herkes tepeden bakmaya meraklı, altına bir SUV çekiyor. Buraya kadar dayandınızsa ve hala merakınız devam ediyorsa segmetleri ayrıntılı inceleyelim... Önce minikler Hyundai i10 ile kesin bir pazar hakimiyetine sahip. Satış adetleri toplamda çok etkileyici olmasa da i10'a ilgi tartışılmaz. Küçüklerde durum ne? B sınıfına genel olarak bakarsak liderlik aslanın ağzında. VW Polo ile lider olsa bile Clio'nun nefesini ensesinde hissediyor. Symbol ise filo desteği ile yaşına rağmen hala başarılı görünüyor ve sedanların açık ara lideri. Hyundai de meydanı boş bırakmamış ve Fiesta dahil pek çok Avrupalıyı rahat sollamış. Dacia da ekonomik fiyatı ile ilgi görüyor, tam bir halk hizmeti. Biraz daha detaylandırırsak sedanlar H/B'ler (çok ayıp Fiesta!) Ticarimsi binekler (aferin Ford) Küçük SUV'lar Gelelim en kapışmalı pazara, yani C segmeti... Genel görünüm yukarıdaki gibi. Dikkat çeken ne var? Fiat Egea ile uçmuş, biz hala şöyleydi böyledi bıdı bıdı edelim, belli ki bir hedef kitle var ve onlara ulaşılmış. Corolla sessiz ve derinden yürümüş ve liderliğe ortak sayılabilir. Golf hala iyi satıyor ama pazarın göz bebeği değil sanki. Ford'a ne demeli bilemedim, olması gereken yerde mi? Belki de!? Megane'a dikkat, füze gibi bir başlangıç yaptı, seneye sınıf liderliğine oynar. Qashqai ve Duster SUV olarak ciddi satış rakamlarına ulaşmışlar. Detaylandıralım, sedanlardaki durum bu: H/B'lerde Golf'ün pozisyonu bildik, ama Leon ciddi tırmanmış ve önemli rakipleri geride bırakmış. Bence olması gereken buydu. Focus'un esamesi okunmuyor. Yazık... Yeni çıkan Pulsar'ın bile altında, sanki filo olmayınca hali bu. Bir de Mazda asla hak ettiği satış rakamlarına ulaşamıyor, 3 istisna değil. S/W azınlıkta ama Egea, Focus ve Leon ST ilk üçü paylaşıyor. MPV'de Lodgy ekonomik fiyatı ve geniş hacmi ile açık ara lider. CMax satışı cılız olsa da pek çok rakibin önünde. SUV'larda Nissan ve Dacia başarılı, sonrasında pek sürpriz yok. Ancak Toyota C-HR piyasaya nispeten hızlı girmiş, seneye yükselmesini beklemek yanlış olmaz. İrileşmeye başyan araçlarda, yani D segmentinde Passat'ın ezici bir üstünlüğü var. Bu segmentte son ay satışları beklenenin altında, nasıl yorumlamak gerekir bilemedim, stok durumuna bağlamak eğilimindeyim. Superb sınfın güçlü oyuncularından. Ve yeni Mondeo eski Insignia'nın beşte biri kadar ancak satmış. Otosan ne demekte bu zavallı duruma? D SUV'larda yine VW liderliği var, bu sefer Tiguan ile. Yenilenecek olmasına rağmen iyi satmış. CR-V de eski hitlerden. Büyük abilere gelirsek, E serisinde liderlik mücadelesi Mercedes ile BMW arasında sürüyor. Bu senenin galibi BMW, seneye ne olur göreceğiz. Audi etrafta çok görsem de bu çokluk satış rakamlarına yansımamış. Lüks sınıfta da SUV'lar hakimiyetini kurmuş. BMW X5 ile lider, ancak XC90 iyi bir rekabet sağlıyor. Burada Mercedes S serisi ile BMW 7 serisinin önüne geçebilmiş. Bir de Porsche'ler iyi satmış, küçük Macan ve abisi Cayenne hala Land Rover hakimiyetini kıramasalar bile iyi pozisyondalar. Sayıların dili burada susuyor. Buraya kadar gelenlere sabırları ve ilgileri için teşekkür ediyorum.
  11. Monte Carlo Rallisi bitti... Temkinli başlayan giderek hızlanan Ogier biraz da şansın yardımı ile Ford ile ilk yarışında podyumda en üste yerleşmeyi başardı. Fiesta'lar neredeyse 1-2 olacaktı ama son etaplarda Tanak motor arızası nedeniyle bir etabı 2 silindir geçmek zorunda kalıp, bir de tamir için uğraşınca, kendisini oldukça yakın takip eden Latvala'ya ikinciliği devretmek zorunda kaldı. Bu da 17 yıl sonra siftah yapan Toyota'ya güzel bir hediye oldu. Son koşulan ve ekstra puan veren özel TV/Seyirci etabında ise Neuville Hyundai ile bir kez daha ne kadar hızlı olabileceğini kanıtlayarak birinciliği ve 5 puanı eve götürdü. İkinci günden bir kaydırmaca videosu daha...
  12. Üçü yaz biri dört mevsim lastiği. Etikete bakıp lastik almak görücü usulü evlenmeye benzer... Crossclimate'ın yerini alacak.
  13. İkinci günü geride bıraktık. Güne Ogier'nin hırslı kovalaması ve lider Neuville'in şansızlığı damgasını vurdu. Ogier üç sene üstüste kazandığı ralliyi dördüncü kez kazanma hırsı ile artık alışmaya başladığı yeni Fiesta'sı ile sınırları sonuna kadar zorladı, o kadar ki bir kez tarlaya uçtu, bir kez de kar kümesini yerle bir etti, ama her şartta devam etti. Bu çabalar onu takım arkadaşı Tanak'ın önüne taşısa da Hyundai'si ile mükemmel bir ritm yakalamış olan Neuville ile arasındaki neredeyse bir dakikayı bulan farkı kapatmaya yetmedi. Ta ki Neuville yavaş bir sol virajda aracın kontrolunu bir an kaybedip arkasını ne olduğunu bilemediği bir şeye çarpıp sol süspansiyonunu kırana kadar... Aracını tamir etmek için insanüstü bir uğraş verse de bu neredeyse 30 dakika kaybetmesine ve 15.liğe düşmesine engel olamadı. Tänak şanzıman değiştirdi, ancak yeni takılan şanzıman da kafasına göre vites seçmeye başlayınca, üstüne bir de direksiyon sistemi sorun yaratınca epeyi zaman kaybetti. Buna rağmen ikinciliği kaybetmedi ve Yaris ile peşinden gelen Latvala'nın önünde kalabildi. Tabii bunda Latvala'nın kuru etaplarda agresif sürüşü ile kar lastiklerini bitirmesi ve takip eden karlı etaplarda yeterli tutunamadığı için zaman kaybetmesinin de önemli rolü oldu. Bu şekilde yarışı bitirebilirse Toyota 17 yıl sonraki ilk rallisinde podyum görmüş olacak. Diğer Hyundai'de Sordo direksiyon arızası ile vakit kaybedince Breen Citroen'i ile dördüncülüğe yükseldi. Altıncı sırada Fiesta'sı ile müthiş bir performans gösteren Evans yer aldı. Mikkelsen de WRC2 sınıfında Fabia'sı ile ağabeylerinin peşini bırakmayarak rahat bir yedinciliğe yerleşti. Yarış şimdilik Ford için iyi gidiyor denilebilir. Bakalım Pazar'ın sürprizleri olacak mı?
  14. Türkiye satışlarına iyi - kötü hakimiz ama Avrupa geneli ne durumda çoğumuz bilmiyoruz, Autocar yayınlamış ben de oradan derledim, bazı sürprizler var... Almanya 1. VW Golf 2. VW Passat Hollanda 1. VW Golf 2. Renault Clio Norveç 1. VW Golf 2. Mitsubishi Outlander Avusturya 1. VW Golf 2. Skoda Octavia İngiltere 1. Ford Fiesta 2. Vauxhall Corsa Polonya 1. Skoda Octavia 2. Skoda Fabia Belçika 1. VW Golf 2. Renault Clio İspanya 1. Seat Leon 2. Seat İbiza Portekiz 1. Renault Clio 2. Peugeot 208 Çek Cumhuriyeti 1. Skoda Octavia 2. Skoda Fabia İsveç 1. VW Golf 2. Volvo S80, V70, XC70 Romanya 1. Dacia Logan 2. Dacia Duster Danimarka 1. Peugeot 208 2. VW Up İsviçre 1. Skoda Octavia 2. VW Golf Sırbistan 1. Fiat 500L 2. Skoda Octavia Estonya 1. Skoda Octavia 2. Toyota Avensis İtalya 1. Fiat Panda 2. Lancia Ypsilon Slovakya 1. Skoda Fabia 2. Skoda Ocrtavia Finlandiya 1. Skoda Octavia 2. Nissan Qashqai Letonya 1. Nissan Qahqai 2. Skoda Octavia Slovenya 1. Renault Clio 2. VW Golf Fransa 1. Renault Clio 2. Peugeot 208 Litvanya 1. Fiat 500 2. Nissan Qashqai Yunanistan 1. Toyota Yaris 2. Opel Corsa İrlanda 1. Hyundai Tucson 2. VW Golf Lüksemburg 1. VW Golf 2. Renault Clio Türkiye 1. Fiat Egea 2. Toyota Corolla Hırvatistan 1. Nissan Qashqai 2. Toyota Yaris Macaristan 1. Suzuki Vitara 2. Skoda Octavia (Türkiye pazar analizini hafta sonu hazırlayacağım) Genel olarak bakılırsa 1. VW ve Skoda hakimiyeti var. Bu ulusalcılığın ötesine geçmiş boyutta... 2. SUV merakı bazı ülkelerde pek belirgin 3. Milli gelirle araç sınıfı arasında doğrudan bir ilişki yok 4. İtalyanlar küçük araba seviyor (buna hak vermek için İtalya'da biraz araba kullanmak yetiyor)
  15. Sorun Türkiye'de bu konuda benim bildiğim kadarı ile bir standart olmaması. AB gibi TR'de ithalatçılar/üreticiler aynı standartı kullanmaya zorlanırsa eşdeğer verilere sahip oluruz. Dikkatli araştırılır ve incelenirse çoğu markanın bir yerlerde hangi standartta belirttiğini bulmak da mümkün. Tabii bu arada donanım paketlerinin de temel ağırlığı değiştireceğini unutmamak lazım. Seat için ben yine de cambazlık tabirini uygun görmüyorum, çünkü hangi standartta verdiği açık ve net bir şekilde yazmış. Neyse konuu dışına çıktık.

Focus Club Türkiye

Bu sitenin işleticisi, bu sitede yer alan bilgi, yazı ve makalelerin doğrudan veya dolaylı olarak kullanılmasından dolayı oluşacak zararlardan sorumlu tutulamaz. Kaynak gösterme kuralına uymak şartıyla, bu sitede yer alan yazı ve makalelerin belirli bir kısmına atıf yapılmasına, link verilmesine izin verilmektedir. Kaynak (canlı link) gösterilmeden yapılan alıntılara ise izin verilmemektedir. Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.