Yanıtlama zamanı: Temmuz 16, 201412 yıl Bu popüler bir ileti. comment_253631 Yaz geçemeden biraz gezelim dinlenelim diye geleneksel yaz gezimizi 3-11 Temmuz arasında planladık. Değişik bir gezi oldu, paylaşıyorum... Bol resimlidir, kotalı bağlananlar, soğuk su içsin. Gezimizin ilk durağı Nis oldu. Fransa'nın güney kıyılarındaki bu şık ve eğlenceli tatil beldesi ilgimi çektiğinden falan değil. Geçen sene Fransa'dan bir katamaran alan ve kıyıları geze geze gelen bir arkadaşım kaptanını izine gönderince yedek kaptan olarak işe alındığım ve burada tekneye binmeyi planladığımız için seçtik bu destinasyonu. Yeni taşıt aracımız böyle bir şeydi: Takip eden 4 gece - 5 günde kullandığım kokpitte bu: Lagoon 400 S2 son derece kullanışlı ve rahat bir tekne. Yelkende çok güçlü değil haliyle ama oturduğun yerden küçük bir uğraşla her şeyi kontrol edebiliyorsun. Otomatik pilot ve etkin navigasyonla kendi kendine her yere gidebiliyor. Güneş panelleri ile basit kullanımlar için elektrik üretebiliyor ve deniz suyundan tatlı su üretebiliyor, bu nedenle kara bağımlılığı yok ve alargada kalmak pek kolay oluyor. Sonuçta kara gezmeli bir deniz yolculuğu yaptık Nis'ten yola çıkarak. Villefranche hemen Nis'ten sonra gelen ve masal kitaplarından düşmüşcesine bir mimari yapısı olan büyüleyici bir belde, nefis bir koyu da var. Fırtına nedeniyle mecburen ilk iki günü buraya sığınarak geçirdik. Arada Nis'i de gezdik. Bu Avrupa'lılar heykele pek meraklı, her yere bir havuz yapıp içine bir baldırı çıplak oturtmuşlar. Aşağıdaki dükkan kuyumcu değil.... Enfes lezzetleri barındıran bir şeker/çikolata dükkanı, ancak buradan bayram alışverişi yapmaya kalksam eve dönecek param kalmazdı ayrı mesele... Ramazan günü hoş olmayacak ama bu kıyılar deniz mahsulleri konusunda mükemmel bir mutfağa sahipler, sofraya gelenler.... İkinci durağımız San Remo oldu. Arka planda görünen La Pigna tepesi etrafına kurulu şehrin kemerli daracık sokaklar ve eski yapılar barındıran eski merkezi var. Bunun dışında San Remo Avrupa'nın Sen Tropez'den ve Monte Carlo'dan sonra elit turist çeken İtalya Riviyerasının en önemli merkezi. Çok canlı bir sokak hayatı var, geceleri de devam ediyor eğlence. Zaten pek çok etkinlikle de şöhret kazanmış, müzik festivali, rallisi, çiçek festivali bunlardan birkaçı. Ayrıca son Osmanlı padişahı Vahdettin'de kaçtıktan sonra buraya yerleşmiş ve burada vefat etmiş. Monte Carlo'ya uzaktan el salladık, binbir zorlukla kazandığımız paraları kumarhanelerde kaybetmeye gerek olmadığına karar verdik. O koy senin bu koy benim, Varazze'de ve Cenova'da marinada geceleyerek turumuzu sonlandırdık, kaptan izinden döndü, benim de görevim bitti. Hal böyle olunca Cennova'dan bir araba kiralayarak Toskana bölgesini gezme aşamasına geçmiş olduk. Toskana'nın başkenti Floransa. Hedef de oarsı ama yaklaşık 250 km yol üstünde Pisa olunca fani gözlerle ünlü kulesini yıkılmadan canlı görelim diye bir uğradık. Pisa 11. yüzyıl ile 14. yüzyıl arasında İtalya yarımadasının en güçlü 4 deniz cumhuriyetlerinden biri olarak (diğerleri Ceneviz Cumhuriyeti, Venedik Cumhuriyeti ve Amalfi) tarihe geçmiş, ayrıca Galileo Galilei'nin yaşamış olduğu kent. Ünlü Pisa Kulesi, Katedrali ve vaftizhanesinin bulunduğu "Piazza del Duomo" ya da "Piazza dei Miracolide" (Mucizeler Meydanı) bölgesi 1987'den itibaren UNESCO Dünya Mirasları listesine alınmış. Pisa Kulesi Pisa'nın en önemli görülecek yeri ve 1063-1090 yıllarında yapılan şehir katedralinin çan kulesi olarak ana yapıdan ayrı olarak 1173'te yapılmış. Kule üst üste bindirilmiş yuvarlak 6 sütun dizisinden meydana geliyor. 56 metre yükseklikte ve 294 basamaklı bir merdivenle çıkılıyor (Nasıl? Yok ben çıkmadım, fazla yorgun ve tembeldim). En üstteki 8. kat çanları barındıryor. Pisa Kulesi bitirildiği tarihten itibaren güneye doğru eğilmeye başlamış. Sebebi temeldeki yumuşak zemindeki çökmeymiş. Günümüzde, kulenin tepesinden güney yönünde aşağı sarkıtılan bir çekül 4,3 metre açığa inmekteymiş. Ancak yapının ağırlık merkezinin izdüşümü kendi temel dairesinin içinde kaldığı için kule devrilmiyormuş. Kule her yıl milimetrenin onda yedisi kadar (100 yılda 7 cm) eğilmekte. Kule, Pisa'nın gücünün ve zenginliğinin bir sembolü olarak Cenova ve Venedik'e rakip olarak yapılmış. Galileo'nun, bütün cisimlerin aynı hızla ve aynı fizik kanununa uyarak düştüklerini farklı ağırlıklardaki iki top güllesini bu kuleden aşağı bırakarak gözlemlediği iddia ediliyor. Neyse gerçekten eğriymiş... Ve evet tabii benim de yaslanarak kuleyi ayakta tutmaya çalıştığım bir fotoğrafın var, ama onu paylaşmak da çok sıradan olurdu sanırım... Sonra yolumuza devam ederek Floransa'ya (Italyanca ismi: Firenze) ulaştık. İkinci gidişim ve benim için Floransa gençlik aşkı gibi bir şey... Hem çok sevdiğim hem de çok rahat hissettiğim bir kent. Turist cazibe merkezi, bu nedenle bu mevsimde çok kalabalık. Ama güler yüzlü ve hizmeti seven esnafı, çok sayıda yiyecek içecek mekanı ve tarihi yapıyla çağdaş yaşamın belki de eşsiz uyumunu sergileyen havası ile İtalya'nın bence en görülesi şehri. Şehir, içinden geçen Arno Nehri çevresinde kurulmuş. Çevresindeki yerleşim alanlarıyla beraber yaklaşık bir milyona yakın nüfusa sahip olan şehir, geçmişte olduğu gibi bugün de İtalya ve Avrupa'nın önemli ticaret merkezlerinden biridir. Rönesansının doğum yeri olarak tanımlanır ve önemli sanat galerileri ve müzelere ev sahipliği yapar. Leonardo da Vinci, Michelangelo, Dante Alighieri ve Nicollo Machiavelli bu şehirde yaşamış ünlüler. Gucci'nin de merkezi (Ara not: Dar alanda yapılan panorama çekimlerinde telefonum biraz zorlandı, ama genel olarak LG G2 fotoğrafta başarılı) Yukarıdaki resim Piazza della Republica ama kentin merkezindeki en önemli meydan Piazza della Signoria, o da aşağıda... Meydana Vecchi sarayı bakar ve hemen önünde Neptün Çeşmesi bulunur. Neptün Havuzunun ortasında mermerden yapılmış deniz tanrısı Neptün'ün heykeli, mermer atlar ve etrafında deniz kızları ve erkek deniz tanrıları bulunur. 1565 yılında yapılmıştır. Yine bu meydan bulunan "Loggia" adli yapi uzeri kapali ama kenarli kemerli ve acik bir gosterim binasi olup icinde birçok antik ve daha yeni yapilmis heykeller gosterilmektedir. Kentin en önemli sanat müzesi Piazza della Signoria'nın yakınındaki Uffizi Galerisidir. Dünya çapında İtalyan Rönesansının en nadir örnekleri bu müzede bulunur. Bu müzeye çok yakın bir mesafede bulunan Arno nehrinin üzerindeki Ponte Vecchio (Eski Köprü) çok ilgi çekici bir köprüdür. Köprüler şehri Floransa'nın II. Dünya Savaşı'ndan zarar almadan tek çıkan köprüsüdür. Kentin en önemli kilisesi yapımı 1436 yılında biten Santa Maria del Fiore'dir. Genellikle "Duomo" adıyla bilinen bu katedralin kubbesi çok büyük bir mimarlık harikası olarak bilinir ve Floransa resimlerinde her zaman ön planda görünen bir yapıdır. Duomo'nun bir parçası sanılan Campanile (çan kulesi) ve yine hemen yanındaki Battistero di San Giovanni (vaftizhane) de ozellikle bronzdan dokme kapilarinda Incil sahnelerini roliyef halinde gosteren önemli yapıdır. Gezimize devam edince ikinci daha küçük ama önemli bir kilise daha çıkıyor karşımıza: Santa Croce. Aynı isimle anılan meydanda yer alan bu kilise Galileo, Machiavelli ve Dante gibi ünlülerin mezarlarını barındırması ile önem kazanıyor. Vecchio köprüsünden karşıya geçtiğimizde de Pitti Sarayı ve hemen arkasında yer alan Boboli bahçeleri görmeye değer, ama pek de olmazsa olmaz olmayan mekanlar. Yeşil sevenler için Boboli bahçeleri güzel, özellikle içindeki porselen müzesi hanımları büyülüyor. Yaratıcı su içme çeşmeleri de cabası... İtalya'nın en önemli özelliklerinden biri biz araba meraklılarını ilgilendiriyor: Yolları çok dar. Gerçekten şehirler arası yollar bazı bölgelerde 1.5 şerit genişliğinde, yol çizgisi yok ve hız sınırı 90 km/h. Yani heyecanı seviyorlar. Sonuçta İtalyanların küçük araba merakı ekonomik olma merakından değil yolların gereksiniminde kaynaklanıyor ve çok sayıda Smart modeli dışında böyle isimsiz kahramanlar da sık... Ben akılsızlık edip pek de küçük olmayan bir araba almıştım. Yarın bu iki güzel yol arkadaşımla biraz da kırsalı gezeceğiz, izlemeye devam edin. Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 16, 201412 yıl comment_253632 iyiki romalılar varmış diyordur italya güzel gezi olmuş.. Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 16, 201412 yıl comment_253633 Maşallah Çok güzel yahu, inş gidebiliriz bizde Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 16, 201412 yıl comment_253634 Roma'yı çok beğendiğimi söylediğimde, İtalyanlar sen birde Floransa'yı gör demişlerdi Roma'yı küçümser bir tavırla. Şimdi senin resimlerde süper göünüyor Cem Abi. iyi gezmeler ve bu güzel anlatım için de teşekkürler. Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 16, 201412 yıl comment_253636 Evet beğenilmeyecek gibi değil teşekkürler, paylaşım için... Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 16, 201412 yıl comment_253638 gezmiş kadar olduk cem hocam teşekkürler Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 16, 201412 yıl comment_253657 Fotograflar harika, yazi daha da harika... Floransa, Avrupa'da gormeyi en cok istedigim sehir. Hatta gormeyi gercekten istedigim tek sehir. Dan Brown'in Inferno kitabiyla daha da bi alevlenmisti bu ilgim. En kisa zamanda gitmeyi istiyorum. Bu arada bizim ehliyetlerin yurtdisinda gecerlilik/kullanim durumu nasil? Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 16, 201412 yıl comment_253658 Yakarsa polis bizimkini de alsanız iyi olur diyor Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 16, 201412 yıl comment_253665 Resimler de anlatım da şahane olmuş. Hani gitmiş kadar olduk Geçen yıl son dakika iptal olan cote dazur seyahati aklıma geldi, hüzünlendim biraz ama olsun.. Bu arada bizim ehliyetlerin yurtdisinda gecerlilik/kullanim durumu nasil? Bizim ehliyetler orada da geçerli. Temmuz 16, 201412 yıl Murat Kavuk tarafından düzenlendi Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253682 Hocam audi nin kiralama ucreti icin ne kadar odediniz acaba ulkemizle karsilastirmak icin Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253746 Cem Bey gezmiş kadar olduk.Teşekkürler. Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253751 Abi öncelikle ellerine ayaklarına sağlık... Şimdi arkadaşlar hep gezmiş kadar, olduk demişler bende dur dedim bizim hanımla bakayım birlikte gezmiş kadar olalım Sonuç ne mi? Siz tek bakmaya devam edin dostlar (işin espirisi o kısmı ) Çok güzel kareler var, imrenmemek elde değil devamını merakla bekliyorum Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253752 Abi öncelikle ellerine ayaklarına sağlık... Şimdi arkadaşlar hep gezmiş kadar, olduk demişler bende dur dedim bizim hanımla bakayım birlikte gezmiş kadar olalım Sonuç ne mi? Siz tek bakmaya devam edin dostlar (işin espirisi o kısmı ) Çok güzel kareler var, imrenmemek elde değil devamını merakla bekliyorum Ha ben senin gibi hanımla birlikte baksaydım şuan uçak bileti alıyo olurdum.Patron ne derse o napalım. Cem abi nin anlatımı ve güzel fotolarıyla gerçektende gezmiş kadar olduk. Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253758 Ha ben senin gibi hanımla birlikte baksaydım şuan uçak bileti alıyo olurdum.Patron ne derse o napalım. Cem abi nin anlatımı ve güzel fotolarıyla gerçektende gezmiş kadar olduk. Valla ben ciddi ciddi dusunuyorum suan.. yesil pasaport oldugundan vize problemi de yok.. du bakalim Raporla
Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın