Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253762 Hakikaten yaw :) şimdi o rotada ortalama ne yakar ki bu alet:):)) Şimdi bir finansal döküm yapmak lazım ama:):) Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253781 Cem abi çektiğiniz fotoğrafları akşam evde hanıma gösterdim, sayende kısıtlıda olsa oraları gezmiş gibi olduk, imrenmedik değil hani. Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl Yazar comment_253786 Gezi notlarının ikinci ve daha kısa bölümü ile devam edip bazı soruları da sonunda cevaplandırmaya çalışacağım. Bu bölümde Toskana'nın kalbinde yer alan Chianti bölgesinde kısa bir gezinti yapıp, bölgenin güçlü tarihi geçmişi olan iki küçük kentine uğrayacağız: Siena ve San Gimignano. Chianti bölgesi aynı adı taşıyan şarapları ile ünlenmiş. Gerçek bir Chianti şarabı için en az %80 oranında bölgede yüzyıllardır yetiştirilen Sangiovese üzümlerinin kullanılması şartı var. Bu üzüm vişne, ahududu gibi kırmızı meyvelerin tadını çok baskın olmayan bir tanin ve hafif ama belrigin asitlikle sunan taze sofra şaraplarının imalatında kullanılıyor. Haliyle bölge tümüyle bir bağlar ve aradaki tepelere kurulmuş minik köyler ya da şarap imalathaneleri ile dolu. Sessiz, sakin, yeşil ve dinlenmek isteyenler için birebir. Küçük şatolardan bozma oteller, tadım yaptıran otantik şarap imalathaneleri, dar ama keyifli yolları ile gezmek ve konaklamak için mükemmel bir bölge. Bölgede ilk durağımız San Gimignano (Sen Ciminyano okunuyor). Uzaktan bakınca gökdelenler yükseliyor havası verse de burası etrafı surlarla çevrili, çok iyi korunmuş bir Ortaçağ kasabası havasında. "Ortaçağın Manhattanı" olarak adlandırılan yerde 12. ve 13. yüzyıllarda yapılmış olan kulelerden günümüze dek 14 tanesi ayakta kalabilmiş. Beldeninin tarihi merkezinin Ortacağ mimarisi koruması nedeniyle UNESCO Dünya Mirasları Italya listesinde bulunuyor. Bu tür beldelerde ortaçağda değişik aileleler ve kilise arasındaki arasındaki erk savaşının mimariye yansımasını da izlemek mümkün, her yeni gelen sarayına/kilieyerakiplerinden daha yüksek bir kule yaptırmak için uğraş vermiş. Yukarıdaki Piazza del Sisterna meydanının bir diğer özelliği de dünya çapında ödüllü bir dondurmacının burada yer alması, dünyevi zevkleri ihmal etmemek lazım.... İkinci durağımız ise çok daha iyi bilinen ve yine UNESCO korumasında olan Siena. Siena güçlü bir tarihi geçmişe ve ortaçağın ticaret hayatında etkin bir yere sahip. Bugünse en önemli turistik cazibe merkezlerinden bir ama aynı zamanda İtalya'nın en iyi üniversitelerinden birini barındırıyor (özellikle tıp ve hukuk çok güçlü). Ayrıca Campo meydanında yapılan ve şehrin 17 mahalle takımının yarıştığı, neredeyse 500 yıllık geleneğe sahip at yarışları, namı diğer "Palio" tanınırlığa önemli katkıda bulunmuş. Çok sayıda gurme restoranı var. Gerçekten kalabalık ama çok renkli mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri. Katedrali Campo meydanı Dönüş yolculuğunda THY kaptanımız bize bir güzellik yaparak Boğaz üzerinden uçurarak Istanbul'un eşsiz güzelliğini belgelememize de izin verdi... Gelelim sorulara... Fotograflar harika, yazi daha da harika... Floransa, Avrupa'da gormeyi en cok istedigim sehir. Hatta gormeyi gercekten istedigim tek sehir. Dan Brown'in Inferno kitabiyla daha da bi alevlenmisti bu ilgim. En kisa zamanda gitmeyi istiyorum. Bu arada bizim ehliyetlerin yurtdisinda gecerlilik/kullanim durumu nasil? Bence de gitmelisin... Avrupa'da bizim ehliyetlerle ilgili hiçbir sorun yok, yıllardır kullanıyorum. Hocam audi nin kiralama ucreti icin ne kadar odediniz acaba ulkemizle karsilastirmak icin Dört tam gün kullandık, 700 km yol yaptık, 35L mazot kullandık. Araç için 400€ ödedim. Ancak bunun 120€'su ek sigorta bedeli. Bunu almazsanız kazalarda 1200€ ve çalınmada 2000€ sizden tahsil ediliyor. En ufak bir çizilmede dahi bu ödenen meblağın mislini talep ettikleri için özellikle İtalya kapsamlı sigortalı alıyorum. Mazot Türkiye'den pahalı, 1,77€ idi. Ortalama 4.7L/100 km yaktık eri ama genelde sakin kullanımla... Bir de otoyollar çok pahalı, toplam 37€ ödedik. Hakikaten yaw :) şimdi o rotada ortalama ne yakar ki bu alet:) :) ) Şimdi bir finansal döküm yapmak lazım ama:) :) Kabaca döküm vereyim 330€/kişi Antalya - Cenova - Antalya uçak bileti 354€ Floransa dört gece konaklama (iki kişi oda-kahvaltı, konforlu ama ekonomik bir otelde) 500€ Araç ve masrafları (yakıt, otoyol, otopark vb.) 30-60€/kişi arası günlük yiyecek masrafı, bu aşağı pek inmez ama yukarıya doğru rahatlıkla aşılabilir. 50-60€/kişi müze girişleri (tabii bu da gezmeye bağlı). Sonuçta iki kişi gidilirse ve keyifle gezilirse dört gece beş gün maliyeti 900-1000€/kişi. Hımmm, kredi kartı ekstreleri geldiğinde biraz belimiz bükülecek galiba Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253795 Chianti şarabı Son gidişimde bir şişe almıştım; ne az ne çok para verdim bu %80 lik oranın ne kadarına haiz onu bilemiyorum tabi Cem Abi çok güzel gezmişsiniz, herşey var, güzel bir yelkenli ile seyahat, çok güzel şehirler; üzüm bağları, rüya gibi. Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl Yazar comment_253803 Son gidişimde bir şişe almıştım; ne az ne çok para verdim bu %80 lik oranın ne kadarına haiz onu bilemiyorum tabi Cem Abi çok güzel gezmişsiniz, herşey var, güzel bir yelkenli ile seyahat, çok güzel şehirler; üzüm bağları, rüya gibi. Sağol, zaten kalmış şunun şurasında 70-80 sene ömrümüz şimdi gezmeyeceksek ne zaman gezeceğiz değil mi? Bu arada aklıma geldi sen yelkenli diye yazınca, İtalya ve İspanya kıyılarında denize girerken önemli bir sıkıntı var: Zehirli deniz anaları Pelagia Noctiluca familyasına ait bu yaratıklar çok büyük değiller, bazen sürüler halinde dolaşıyorlar, geceleri çok hoş bir floresans sağlıyorlar, ancak üzerlerindeki kırmızı lekeler içinde kazara değerseniz inanılmaz acı veren ve insana toksik bir madde içeren minik iğneleri var. Allerjik reaksiyonlar ve hatta anafilaksi bile gelişebilir ama sadece acısı bile yeterli. Halk arasında meduza diye adlandırılıyorlar. Sanırım göreceli kirli ve sıcak denizlerde daha fazla ürüyorlar. Bizim kıyılarımızda pek görmedim, ama maalesef gezdiğimiz bölgede vardı ve ben de çarpıldım, sadece iki parmak değmesine rağmen elim şişti ve inanlımaz ağrılı idi. Neyse bol kortizon ve lokal anihistaminikle kontrol altına adlık. Üstünden 10 gün geçti ve yeni yeni dikenleri vücuttan atıyorum, kaşıntılı yaralarla bu arada! Yani her şey de pespembe olmuyor. Umarım buralara gelmezler... Temmuz 17, 201412 yıl Cem Boneval tarafından düzenlendi Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253808 Vay hainler çocukluğumdan beri tırsarımz. Belgesel olmasa bizim masum Karadenizli deniz anaları ile hatırlayacaktım. Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253875 @Cem Boneval, abi bu fotoğrafların tamamı G2 ile mi çekildi? Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl Yazar comment_253878 @Cem Boneval, abi bu fotoğrafların tamamı G2 ile mi çekildi? Deniz anası hariç evet... Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 17, 201412 yıl comment_253879 Avusturalya'da daha küçük boyutluları direkt öldürüyor. Gözle görme ihtimaliniz bile yok. Sokma hızı airbag'lerin açılma hızından fazlaydı diye hatırlıyorum. Mükemmel bir gezi olmuş Cem abi. Ben de ara ara yeşil pasaporttan yaş sebebi ile olmadan önce bir interrail neyim mi yapsam diyorum da pek tembel olduğumdan ya çok masraflı ya çok zahmetli olur gibime geliyor. Raporla
Yanıtlama zamanı: Temmuz 18, 201412 yıl comment_253981 Deniz anası hariç evet... Aynen böyle diyeceğini tahmin etmiştim Raporla
Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın