Hem grey market tarafından ithal edilmiş otomobil sahibi olarak, hem de ticari işletme sahibi biri olarak konuya bakış açımı yazmak istiyorum.
Her şeyden önce konuyu iki açıdan, hukuksal ve ticari açılardan değerlendirmek gerekir.
Hukuksal açıdan üretici (Ford), üretip sattığı malın garantisini vermek zorundadır. Hangi koşullarda? Malın son kullanıcıya satıldığı pazarın bağlı olduğu hukuksal otorite tarafından belirlenen koşullarda. Eğer bir firma, otomobili yurt içinde satılmak üzere ithal edebiliyorsa, üretici/ithalatçı bu konuda garanti şartlarını yerine getireceğini taahhüt etmiştir. Diyelim ki bir Mustang aldınız ve bir şekilde otomobili aya (evet bildiğiniz ay dede..! ) götürdünüz. Otomobil ayda bozuldu. Ne olacak? "Haydi sevgili Ford, garanti vermiştiniz, bedava tamir edin." diyebilir misiniz? Evet dersiniz ama Ford size der ki, "hay hay efendim, getirin otomobilinizi tamir edelim." Yani eğer otomobil Avrupa birliği hukuk sisteminde satılmak üzere üretildiyse, Ford ancak Avrupa birliği sınırlarında garanti kapsamındaki tamirleri bedava yapar. Yani Ford marka bir otomobiliniz varsa, öyle ya da böyle garanti altındadır, ama bu garanti kullanılabilir olmayabilir. Bunun sorumlusu da Ford değildir. Grey market alıcıları bu riski bilerek almalıdır.Kaldı ki, 2 yılı geçtikten sonra risk ortadan kalkıyor, çünkü otomobil nereden alınırsa alınsın her türlü arızalı durumda şartlar eşitleniyor (Avrupa versiyonlar için, ABD versiyonlar hala risk üstündeler.)
Ticari açıdan bakacak olursak Türkiye için durum çetrefilli, aslında değil ama hukuk bilmeyenler için durum karmaşık olabilir. Çünkü Almanya'da satılan otomobil ile Türkiye'de satılan otomobil teknik olarak tamamen aynı. Tabii multi medya sisteminin harita datası gibi ufak ayrıntılardan bahsetmiyorum. Ama Ford, ülke içindeki distribütörünün satışlarını olumsuz etkilememek için grey marketten alınmış olan Mustang'e garanti desteği vermek istemeyebilir. Ford markasının grey markette satılan model sayısı, distribütörünü küstürmeye değmeyebilir. "Distribütörüm küseceğine, üç beş Mustang sahibi küssün" diyebilir. Premium markalarda bu farklı olabilir. Ayrıca distribütör ve servis veren organizasyonlar da müşteri memnuniyeti ve imaj açısından Ford markasını kullananları mağdur etmek istemez. Öte yandan, grey market otomobilleri pahalıdır, sanırım (atıyorum) her 100 Mustang'in 50'si grey market iken, her 100 fiesta içinde sadece birkaç tane (yine attım) grey market çıkar. Bu demektir ki devam eden yıllarda her bir grey market alıcısı, potansiyel birer müşteridir. Diyelim ki durduk yere otomobilimde basit bir arıza çıktı, garanti kapsamında. Kaan Bey bana "bunu biz satmamışız, ikstir git aldığın yere yaptır" der mi? Tabii der, ama derse kalan ömrümde dünya yıkılsa o kapıdan içeri girmem. Mustangimin üstüne gaz döker yakarım ama yine de girmem. İşte bunu bilen "basiretli tacir" , kullanıcıyı küstürmeden hal çaresini bulmaya çalışır. Hukuk el verdiği sürece, belki üç gün gün beş gün bekleyerek çare üretir. Tabii motor bloğunun çatlaması gibi inanılmaz istisnai bir durum olursa yapacak bir şey yok, "kısmet" demeyi de bilmek lazım, değil mi?
Kazasız belasız ve garantiye muhtaç kalmadan keyifli sürüşler dilerim herkese.