Arabayla geçen bir gün daha...
Epeydir kafamı kurcalayan bi konuda iyileştirme yapabildiğimi düşünüyorum.
Tork kazanımı benim arabada elektrikli araba hissiyatı uyandırıyordu. Yani gaza bastığın anda max torka ulaşıyordu araba. Bu hem iyi hem kötü.
İyi yanı ayağının altında emret sahip diyen bişi var. Kötüsü anlık gazlamalarda turbo, motor içi ve şanzımanın maruz kaldığı zorlanma max düzeyde. Tedirgin oluyordum hep. Bunun nedeni ise benim ayarlamalarımdı. Her neyse birkaç gündür havaların serinlemesiyle araba daha çok basınç üretebilir, daha soğuk hava sokabilir oldu. Bu da demek oluyor ki daha fazla zorlanma... Velhasıl bu gidişe basınç hattındaki kelepçeler "gavura vurur gibi vuruyon" diyerek son noktayı koydu. Bende şapkamı önüme alarak hesap yaptım ve sonucunda wastegate preload ayarını biraz daha geri çektim, üstüne daha ince tepkiler alabilmek için wastegate yayını 11psi dan 7psi'a çektim. Basınç hattındaki kelepçeleri işi sırf yüksek basınç borularını zaptetmek olan kelepçelerle değiştirdim. Kısacası tork yayıldı güzel oldu. İstediğim basınç değerlerine daha yumuşak ama daha stabil oturtabiliyorum. En azından her gazlamada kopmuyor tekerler ki bu kümülatif zamanlamalara bakınca daha iyi bir etken.
Yetmedi daha önce takıp basınç kaçırıyor bu dediğim uprated recirculation valfini çıkardım bagajdan ve inceledim, baktım ki oring ler canından bezmiş, gittim ısıya dayanlıklı oring bulup değiştrdim, kafasındaki hareketli bonjoyu sevmeyip düz tip çıkışa çevirip montajını yaptım. Bu sayede yüksek devirlerde vites attığımızda başladığımız basınç bandı yukarı çıktı ki bana sorarsanız hızlanmadaki çook büyük bir etken bu.
Araba yapıldığından bu yana, ha şundandır ha bundandır dediğim rölanti devirinde kafasına göre dalgalanma oluyordu. Atıyorum gazı bıraktın attın boşa araba rölanti devrine ulaşırken bi dalgalanma yaşıyordu. Hadi dedim şu işlere girişmeden bununda sebebini bulayım bu da çıksın aradan. 1.5 Saat Forscan Osilaskop modunda bir sürü veri inceledim. Bi baktım ki bizim yakıt basıncı tam bu süreçte dalgalanıyor. Depo içindeki pompa ve enjektörler araba toplanırken değişti, acaba rail basınç sensörü mü diye söylenmeye başladım. Bir tek rail kaldı diyorum kafamdan. Neredeyse emin olacağım ve değiştireceğim. Sonra kafada ampül yandı. "Yüksek basınç yakıt pompası!" Bu alet o kadar gizli saklı duruyor ki kaputun altında, öyle bir alet olduğunu bilmesen görünce anaa bu neymiş diye şaşırırsın. Neyse üşenmedim onu da değiştirdim. Amanın bizim düldül bi efendi oldu, ne o dalgalanmalar kaldı, ne de benim ortaya çıkardığım setupdan olduğunu sandığım hafifte olsun bir titreme. Motorun üstüne diklemesine para koyup bırak ayakta durur hani o derece.
2011 model olan arabamın farkettim ki hiç fren yağını değiştirmemişim. Hep üstüne ekleye ekleye geçirmişim. Yağa ne olacak diyenlere aldırmayıp yağı komple değiştirdim. Fren performansı bi güzelleşti ki anlatamam. Hem yumuşak hemde az sert basmada hemen tepki verir hale döndü. Güzel oldu.
Ömrümden bir günü daha yedin RED, yoruldum ama değdi.
Bir de 1.0 Fiesta sahibi bir insan, ST body kitli arabasıyla bana hava atmaya kalkıştı. Hakikaten birisi ST almış diyerek gittim yanlarına. Dedim aga bu nedir.. Başladı eleman atlatmaya bu işte ecoboost motor, az yakar çok kaçar, şöyle iyidir böyle iyidir falan anlattıkça anlatıyor. Dedim bu kaç motor? 1.0 dedi. Sonra ST değil yani dedim, nası abi ST işte dedi, ST ler 1.6 182ps 240+30NM, yeni çıkacakları da şöyle olacak falan diye hızlı bir bilgi verdim. Bende ST görünümüne aldanıp gerçek ST sandım, söylesene 1.0 body kitli olduğunu bende heveslenmiştim gerçek st diye dedim. Yazık bi abandone oldular. Hık mık derlerken uzaklaştım.