Konuya gerek Honda TR gerekse Ford Otosan bölge müdürlüğü günlerimde defalarca benzer durumlari görmüş birisi olarak sonucun ne olabileceğin az çok kestirebilerek lakin hükmu netlesmemis oldugundan sadece şahsi fikrimi söyleyerek dahil olsam...
Öncelikle süreçlerde aracın bayi bahçesine indirilip teslim alınmasına kadarki tüm hasar vb. durumlardan FO ve nakliyeciler (sigorta) sorumlu.. Olmuş olabilecek durumlar
1- Otomobil FO na geldiginde de bahsedilen gibi idi (burada 2. şıkta yazilanlarda bayi yerine FO ve FO yerine de uretim yerini koyun örn:Almanya) ve hiçbir PDI da bunun tespit edilmesi mümkün degil. Lakin olası bir hasar tamir durumu mutlaka kayitlara geçer uretim aşamasında oldu ise...
2- Otomobil bayiye ulaşmadan FO daki PDI esnasında gözle bariz gorulebilecek teknik** bir problem ve/veya hasar sebebi ile tamir gördü ve/veya boyandi. (çoğunlukla boyle yapilmaz ve bayiye ayipli/ufak hasarlı, indirimli satilir ve müşteriye satışta imza alinir, bayinin kaybı olmaz)
3- Otomobil FO dan kız gibi cikti, bayiye nakledilirken bahçeye indirilip teslim edilesiye kadarki süreçte hasarlandi.. Bayi bunu teslim alirken kontrol esnasinda mutlaka görür ve/veya nakliyr firmasi bunu teslim formuna yazar.. Bu aşamada araci cok buyuk bır hasar yoksa (tırdan komple düşmüş araçlar gördü bu gözler ?) hasarin boyutuna göre onarim yapılır ve boyanır , FO dan gerekli indirim alinir, müşteriye belirtilir satılır.. Yine bayinin kaybı yoktur
4- Otomobil bayide teslim alindiktan sonra bir sekilde hasar görüp boyanmış olabilir ki (tavan hasarinda en dusuk ihtimal budur) bu durumda yine bayi arac için satışta bunu belirterek satışı gerçekleştirir. Destek alabilirse FO dan indirim talebinde bulunabilir. (Alır alamaz orası ticari iliskidir)Aksi durumda bayi bilir ki müşteriye bildirmeden satılır ise haksız duruma düşer, gerek müşteri gerekse FO nezdinde (hatta ciddi uyarılır konu FO na intikal ettiğinde)
**Teknik problem: Boya sürecinde hiçbir hasar olmasa dahi ayni bölgenin birden fazla kat boyanmasi vb. (Boya robotu arizasi, boya hammede kalitesi vs.vs.)
Simdi sizin durum herhangi birisi olabililir lakin burada FO da dediği gibi olayın 2 yıl sonra farkediliyor olması kafalarda "kayıtlarda görülmeyen hasar" (sonrası boya iddiasi) 4 şıktan hangisinin olduğunun tespitini neredeyse imkandiz kıldığı gibi 5. şıkkın akıllara gelivermesini (dillendirilmese de) ortaya çıkarabilir ki bu da hasar ve boyanın müşteri tarafindan yapılıp (tenzii ederim ama bu gözler araç degistirmek adina yapılmış ne senaryolar gördü) dava konusu edilmis olabilme ihtimalidir... Dolayısı ile süreç uzar da uzar, neticesinde ne olur zaman gösterir, bu arada 5 kusur yıl kullanılmış ise araç nasıl bir değişimden bahsedilir o da ayri bir konu...
350 mikron FO limitleri icerisinde ise içerisindedir.. Dedim ya üretim esnasında herşey olabiliyor.. Boya aslinda en masum olması gereken hayati olmayan bir unsur, kullanimi engelleyen bir konu degil.. Zaten yurtdışında oldu ise o ve kayitlara geçecek birsey değilse tespiti namümkün..
Olay TR da ikinci elde boyanmış bir parçanın illa kaza sebepli olduğu, hele ki tavan ise takla atmıştır diye düşünülerek cekinilmesidir... Özellikle galerici tabir edilen tayfaya arabanizi satmaya gidince orasi boyalı burası boyali derler ama kendileri o araci alip kiz gibi diyerek satarlar..
Bu duruma hükümde bulunmadan bos bir zamanımda açıklamaya çalıştım belki de hepinizin bildiklerini uzun uzun ... Haa ben bölge müdürü iken boyle bir durum önüme gelsekayıtlarda görünmüyorsa birşey, bayiye sorar, ondan da bilgisi olmadığı cevabi alirsam şirket avukatına devrederdim konuyu...
Not; Şu boya cihazlarına da şahsen pek guvenmeyin derim çünkü otomotivde hiçbir aracin her yerinde aynı metal kalınlığı ve boya kalinligi bulunması mumkun degildir.. Fabrika dışında boyanmış (robotsuz) bir boyanın da anlaşılması deneyimli gozlerce bile epey kolaydir...