Bu konuyu önemsedim.
Neden?
Focus sahiplerinde araçlarının yol tutuş konusunda eşsiz olduğuna yönelik, bazen fanatizm düzeyinde bir inanış var.
Bu inanışın getirdiği sınırları zorlama ve arabaya güvenme yönünde bir tutum var.
Ayrıca bu özelliğin Focus'un eksiklerini görmezden gelmeyi sağlayacak düzeyde önemli olduğu düşüncesi var.
Ve hiçbiri tam doğru değil.
@Ogün Özemre bir önceki mesajda kısmen değinmiş, ama biraz açalım.
Yol tutuş nedir ve nasıl ölçülür?
Yol tutuş izini kaybetmeden yanal ivmelenmeye (ya da merkezkaç) direnebilme durumudur.
Yanal ivmelenme sabit ve değişken olabilir.
Ölçümleri de buna göre yapılır.
Sabit, yarıçapı belli bir dairesel harekette giderek hızlanma ve izinden çıkmadan ulaşabileceği en yüksek hızı belirler.
Değişken ise farklı yönlerde ardışık dönme hareketlerinde izi bozmadan ulaşılabilecek en yüksek hızı gösterir, bu da aralığı belli (genellikle 18 m) kukalar üzerinden yapılan slalom ile ölçülür. Bir diğer değerlendirme yöntemi de ISO/TR 3888 ile tanımlanmış olan ve geyik testinin babası sayılabilecek şerit değiştirme (yani hızla diğer şerite geçme ve geri dönme) testi.
Değişken, gerçek trafik koşullarına daha uygun olduğunda genellikle ölçümlemede öncelikli değerlendirilen davranıştır.
Şimdi bu çerçevede AMS tarafında yürütülen test verilerini inceleyelim:
Kıyaslama için aynı sınıfın saf kan spor araçlarını da koydum.
Biraz detaylı bakarsanız Focus'un yeterince başarılı olduğunu ama asla rakipsiz olmadığını görürsünüz, bu bir.
İkincisi, yol tutuş özelliklerinin veri analizinde çok da büyük farklılıklar göstermediği ortadadır.
Yani Focus sahipleri olarak pek öyle böbürlenmemize gerek yok.
Ve de arabaya güvenerk viraj hız çılgınlıklarına girmemize de hiç gerek yok.
Ölçümlenmesi standart olmayan ve genelde izlenim olarak aktarılan başka ve çok daha önemli bir husus var.
O da Ogün'ün de bahsettiği aracın yük değişimlerindeki davranışı.
Bu sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen bir özellik ve hızla viraj dönme yeteneğinden yük değişimlerinde öngörülebilir ve dengeli olma çok daha önemli bir özellik.
Nasıl anlaşılır?
Oldukça hızlı bir viraj dönerken ayağınızı birden gazdan çekin, aracın ağırlığının öne doğru yüklenmesi, arkasının hafiflemesi söz konusu olur ve altınızdan kayma eğiliminde olduğunu hissettirir. Hele bir de viraj içinde frene basarsanız bu davranış çok daha belirginleşir ve güçlü bir kıç atmaya kadar varabilir.
Bu durum sık deneyimlediğimiz bir durum değil.
Focus'un da bu davranışta dikkat çeken bir özelliği yok.
Birkaç yıl önce Belgrad'da bir motorsporları kursuna konuşmacı olarak katılmıştım.
Bizi bir ileri sürüş teknikleri eğitimine davet ettiler. Oradaki eğitmenler araçlarla sürücü hariç dörder kişilik gruplar halinde bize gösteri sürüşleri yaptılar. Eğitim için seçtikleri araçlar neydi biliyor musunuz? Toyota Auris...
Niye diye sorduğumda yük değişimlerini en fazla affeden ve stabilitesini bozmayan araç olduğunu söylemişlerdi.
Diğer bir konuda aracın sürüş esnasında gerçekleştirdiği performans ile hissettirdiği arasındaki farktır.
Istanbul Park pistinde görev aracı olarak verilen ve kimsenin istemediği Fluence ve Linea gibi araçlarla kendine güvenen çok sürücünün güven duygusunu bozduğum oldu.
Söz gelimi Fluence yüksek ve yatan kasası, yol hissi kötü ve sınırda iyice hamurlaşan direksiyonu, tuhaf salınımları ile virajda hiç güven vermeyen bir his uyandırsa da alışır ve doğru kullanırsanız şaşırtıcı bir performans sergileyebilir.
Focus'ta hızlı ve rahat giderken Fluence'de aynı hızda ama huzursuz gidiyor olabilirsiniz.
Yanlış anlaşılmasın Fluence kesinlikle viraj aracı değil ve Focus ayarındadır falan demiyorum.
Gerçekleşen ile hissedilen arasındaki fark araçtan araca değişir ve bunun için güzel bir örnektir
Sonuçta güvenli sürüşün pek çok bileşeni var, aracın aktif ve pasif güvenliği bunlardan biri.
Focus bu açıdan başarılı olsa bile artık rakiplerinden çok da farklı değil.
Buna yönelik pek çok örnek de verebilirim ama yeterince uzun oldu.