Jump to content
2019 Temmuz ve 2023 Mart arası tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeniden kayıt yapınız ×

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    16.837
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    724

Cem Boneval tarafından yazılan her şey

  1. Pek güzel, lakin kazancıma ve birikimime bakınca orta sınıf bile olmayan bir arabaya 200.000 TL harcamak bana en hafif ifade ile aptalca geliyor. Devletim çok yaşa...
  2. Yani var olan aracı satıp bunlardan birini almak bana ciddi boyutta anlamsız geliyor. Ben zor yolu seçerdim: Hanımı ikna etmek!
  3. Vay be denilecek bir durum yok. Alttaki tabloda neden belli ve akaryakıt fiyatlarının artacağının, tabii bir sürü başka vergi ile, garantisi. Kaldı ki bunlar bence ciddi makyajlı veriler.
  4. Bu tür soruları yapacak kişilere sormak lazım. Ne tür bir yazılım kullanacaklarını bilmiyoruz. Kabaca 25 PS alınır ve kullanım koşullarına bağlı olmakla beraber yakıt tüketiminde önemli bir fark olmaz. Hele düşmesini hiç beklemeyin. Bir de ciddi bir motor arızası durumunda aracın garanti kapsamı dışında kalacağını da unutmayın.
  5. Bence de. Ama ben olsam 10.000'de filtre ile birlikte değişirdim. Lift, kanal, karterden emme?
  6. Bunların arasında Ford'a uygun bir standart yok. Şöyle bir baktım da menşei ile ilgili pek bilgi de yok. Senede bir değiştiriyorsunuz 30-40 TL tasarruf için bence maceraya da gerek yok.
  7. 5 ay önce (1 Kasım 2017) Brent petrolün varili yine 65 USD civarında, Dolar kuru da 3.95'lerde iken benzinin litresi 5.48 TL imiş. Yarınki zamla benzin aynı koşullarda % 6 (5.81 TL) zamlanmış oluyor. Dolar kuru çıkınca iki zam, düşünce bir indirimle Mehter Marşı ritminde bir soygun sürüp gidiyor. Şimdi biri bana basitçe bu kadar vergi nereye gidiyor anlatabilir mi?
  8. Aha Kurban dönmüş, gözümüz aydın, kaç km'desin?
  9. Başlığın adını değiştirelim. "@Bekir B.nin yakaladığı..." şeklinde olsun.
  10. Avrupa'da buna Ford Focus SUV diye bakıyorlar ve C-Max'in takipçisi gibi değerlendiriyorlar. Yani Kuga'dan farklı...
  11. Bana da pahalı geldi zaten. Ama ilgi fena değildi mevsime rağmen. Hoş falan değil. Çirkin, kirli, gürültülü ve huzur kaçırıcı. Klostrofobim var giremiyorum. Şaka şaka, belki bir daha sefere... Şu kadarını yazayım, insanları genel anlamda Antalya'ya göre çok daha medeni, trafikte hemen dikkat çekiyor.
  12. Alanya Antalya iline bağlı, yaklaşık 300.000 nüfuslu plajları ve deniz kenarına kurulmuş olması nedeniyle yabancıların yerleşmeyi tercih ettikleri bir Akdeniz beldesi. Son yıllarda ciddi bir yapılaşmanın ve nüfus artışının hedefi oldu. İl olma istekleri de var ve çok da yersiz görünmüyor. Alanya'nın simgeleyen üç şey var, kalesi, Damlataş mağarası ve Kleopatra plajı. Hafta sonu ve bahar olunca uzun süredir uğramadığımız Alanya'yı ve kalesini ziyaret etmeye kara verdik. Antalya arası 140-150 km arası duble yol ile döşenmiş ve ulaşım kolay gibi görünüyor, ama maalesef öyle değil. Yol kıyı boyunca önemli tatil beldlerinden geçtiği için çok sık aralıklarla ve kırmızı dalgada çalışan bir sinyalizasyon var, yoruyor ve bıktırıyor. Her yığılmada da en ufak bir boşluğu dahi kullanıp öne geçmeye çalışan sabırsız ve görgüsüz sürücüler de cabası. Yani pek öyle basarım kolayca giderim yolu değil, aklınızda bulunsun. Alanya kalesi ilçenin tam ortasına konumlanmış, 250 m rakımlı bir tepe/yarımadaya kurulmuş. Karaya bağlantısına yakın Alanya Belediyesi binası yer alıyor ve şehri Batı ve Doğu plajları olmak üzere ikiye bölüyor. Batı plajı zaten meşhur Kleopatra plajı. Bu sosyetik hatunun da denize girmediği yer kalmamış Akdeniz kıyılarında. Tarihçeye göz atmadan olmaz. 6km uzunlukta surlar tarafından çevrilmiş, 10 hektarlık bir yarımada üzerinde bulunan Alanya Kalesi; Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. İlk kayıtlı bilgiler M.Ö IV.yüzyıla dayanıyor ve Kilikya'da zaptedilmesi güç çok dik bir kaya üzerinde kurulmuş bir kent olan Korakesion tanımlanıyor. . Korakesion; küçük bir askeri birlikle bile doğal savunma kolaylığı ve korunaklı limanı sayesinde, korsanlar ve asiler için ideal bir sığınak olarak, M.Ö. II. yüzyılda korsan limanı ve merkezi oluyor. . M.Ö.65 yılında Roma’lı Pompeius’un Korakesion'u fethediyor. Kent ve dolayısı ile kale Roma döneminde surların genişletilmesi ve yeni binaların ilave edilmesiyle büyüyor ve Bizans döneminde Kalonoros (güzel dağ) adıyla, gemiciler için önemli bir yer belirleme noktası ve Akdeniz’in en işlek limanı oluyor. 1221 yılında Kalonoros; kalenin sahibi Kyr Vart tarafından Anadolu Selçuklu Sultanı I.Alaaddin Keykubat’a teslim ediliyor ve adı Alaiye olarak değişiyor. . I.Alaaddin Keykubat, kaleyi ve içindeki kenti büyüterek Alanya’ya en parlak dönemini yaşatıyor. Bugünkü mevcut surlar, büyük sarnıçlar, Tersane, Kızılkule, Tophane, ve İçkale’deki saray kompleksi Alaaddin’in yaptırdığı eserlerden bazıları, Ehmedek, Akşebe Mescidi, Andızlı Camii, Selçuklu hamamı, Aşağı Kale hamamı da Selçuklu döneminde yaptırılmış. Alaiye; 14. yüzyılın ilk yarısında Anadolu Selçukluların önde gelen bir ticaret kenti, önemli bir deniz üssü, Mısır ve Suriye ile güçlü ilişkileri olan bir ticaret ve gemi inşa merkezi olarak Anadolu’nun ve Akdeniz’in önemli kentleri arasında yer almış. Çoğunlukla gemi yapımında kullanılan ünlü sedir ağaçları için gelen Mısırlı tacirlerin yanı sıra; Ceneviz, Venedik ve Floransalı tacirler de Alanya’dan baharat, keten ve şeker alıyorlarmış. Mısırlı ve Suriyeli tacirler Alanya yolu ile Karadeniz limanlarına da seyahat ediyorlarmış. Alaiye; Selçuklu devletinin çöküşüyle kısa bir süreliğine Kıbrıs Krallığının eline geçiyor (1293), Karaman ve Alaiye Beylik dönemlerinden sonra Osmanlı hakimiyeti altına giriyor (1471). Yukarı Kale’de bulunan Süleymaniye Camisi, bedesten ile arasta ve geleneksel Alanya Evleri Osmanlı dönemi eserlerinden. Alaiye; Cumhuriyet döneminde kenti ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği doğrultusunda Alanya adını almış. Setton Llyod; Alai’yye kitabında surların bölümlendirdiği bölgeler vasıtasıyla Alanya Kalesi’ni 5 bölgeye ayırır. Birinci bölge, bir ucu Kızılkule, diğer ucu Tersane’de olan hilal şeklindedir; ikinci bölge birinci bölgenin üstündeki tepenin eğimli kısmıdır; üçüncü bölge Ehmedek’in bulunduğu ve İçkale’ye kadar uzanan bölgedir ve konutsal yerleşim alanı olarak dikkat çeker; dördüncü bölge İçkale; beşinci bölge ise Cilvarda burnunun dahil olduğu Adam Atacağı olarak anılan bölgedir. Toplamda 6,5 km sur, 140 kule ve yüzlerce sarnıç varmış. Kaleye en kolay ve keyifli ulaşım yeni yapılan teleferikle. Ehmedek'e çıkıp oradan özenle hazırlanmış yürüyüş yolları ile İçkale'yi dolaşmak mümkün. Tepenin batısından İçkale'ye çıkan bir araç yolu da var. Teleferik tek yön 14, gidiş-geliş 18TL, Ehmedek girişi ücretsiz, İçkale de 14TL. Müzekart geçiyor. Birazda görsellerle süsleyelim... Kleopatra plajından kaleye bakış Ehmedek'e (kuzey kalesi) teleferikle ulaşım Teleferikten Kleopatra plajı Plaj detayı Surların arkasından Kleopatra plajı ve Batı Alanya Ehmedek, Orta Kale ve Batı Antalya Restore edilmiş evler var çok sayıda, hem kamu hem şahız kullanımında. İçkale Bizans şapeli, mimozalar pek güzel süslemiş. Adam Atacağı bölgesi (eskiden infazlar buradan kayalara atılarak yapılıyormuş diye bir söylenti var) ve Cilvarda Burnu. Bir de korsanlar basmasın mı? Kızılkule ve Tersaneye inen surlar. Bu da İçkale'den dönüşte Doğu panoraması. Bir de surlardan bakalım Kızılkule'ye Kızılkule Tersane tarafı ve limana faklı bir bakış Bu manzaranın önünde poz vermeden de olmaz dedik. Kale içinde ve çevresinde ilgi çekici el sanatları ve doğal güzellikler de vardı. Bu da @Mert Yürüyen için Belediye parkında bunalmış "yakın" bir arkadaşa rastladık Yolu düşenler gezmeyi ihmal etmesinler.
  13. Ne MkIV'müş yahu... Geldi, gelecek, geliyor derken bıktırdı resmen. Lanse edeceklerse etsinler artık.
  14. Ford Bakım Formunda bu net ve açık ve anlaşılabilir ve servislere de talimat oluşturacak şekilde belirtilmiştir. Triger değişim aralığı 9 yıl ya da 135.000 km'dir. Başka ne yazmalı bilemedim...
  15. 300 olsun diyorsan bunu izlemen lazım: Porsche 911 GT2 RS. Şu anda cadde kullanım onaylı spor arabalar rekorunu elinde tutuyor 6:47.3 ile, yani Turbo S'ten yarım dakika daha hızlı.
  16. Porsche 911 Turbo S 580 beygiri Nürburgring Nordschleife'de koşturuyor. Sürüş mükemmel, zaman da öyle... İzlemeye değer!
  17. Arabaya değil sürücüye bakmak lazım. Aynı sürücü iki arabayı da kullansın görelim. Bu da Fabio Barone'nin 2016'da Ferrari ile "gezmeye çıktığı" video.
  18. Nedir arıza kodu? Ya da siz ne okudunuz da patinaj dolarak yorumluyorsunuz? Şanzıman ile ilgilibir sorun olma ihtimali yüksek. Buradan çözüm aramaktansa bir yetkili servise uğramak daha akıllıca olmaz mı?
  19. Ford ve bir çok başka üretici bu tür malzemeleri fason ürettiriyor. Mesela Sachs BMW'ye yıllarca amortisör üretmiş bir meşhur Alman firmasıdır. Ford Monroe'ye bazı modeller için yaptırıyor biliyorum, ama hangi model hangisinden alıyor detay bilgim yok. Hatta Bilstein ve Koni gibi özel üreticilerden alırsanız, genellikle daha pahalı olmakla beraber, üzerindeki orijinallerden daha iyi performans alırsınız. Özetle Sachs almakta hiç bir sakınca yok.
  20. Bir de şu var: Araçtaki sensörün aydınlık algısı ile insan gözününki uyuşmuyor. Bizim aydınlık olarak algıladığımız sabah veya akşamın erken ışıklarını sensör karanlık olarak algılıyor ve farı yakıyor. Sabahları işe giderken bu durumu çok yaşıyorum, aydınlık zannettiğimi araba hiç öyle algılamıyor. Ben de elden farı kapatıyorum bazen.
  21. Güle güle kirletin. Bir daha canınız sıkılacak olursa da haber verin, ben arabamı getireyim hemen.
  22. Ayda 130 adet mi? Bence 50-70 arası kalır, tabii ortalama. Kimden ne kadar çalacak, seçin:
  23. Kolunda Longines, araban Skoda.... Cık, yakışmıyor.
  24. Piazolla sever misiniz? Severseniz mutlaka bunu takip eden değişik ama etkileyici Libertango yorumunu da izleyin. Hatta bence tüm seriyi dinleyin...
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.