@Mehmet Gün Bey muhtemelen gene görüşünüzü değiştiremeyeceğim ama genel bilgi vermek adına üşenmeyip yazayım.
Otomotiv Gazetecileri Derneği'nin üyesi 64 otomotiv gazetecisinin oluşturduğu bir jürinin değerlendirmesi ile sonuca varılıyor.
Aslında "Car of the Year" organziasyonunun Türkiye modeli gibi düşünülmeli.
O yarışmada kriterler neydi, daha önce yazmıştım:
Yılın otomobili son 12 ayda en az beş Avrupa ülkesinde satışa sunulan, üretim yeri, sınıf ve teknik alt yapıdan bağımsız yeni otomobillerden seçiliyor, makyaj sayılmıyor, yeni olması şart.
Kullanılan kriterler: Tasarım, konfor, güvenlik, ekonomik olma hali, sürüş dinamikleri, performans, işlevsellik, çevreye etkisi, sürücü memnuniyeti ve fiyat. Özellikle teknolojik yenilikler (inovasyon) ve fiyat/kalite oranı öncelenen özellikler.
Son oylamaya 7 araç kalıyor, her jüri üyesinin en az 5 araca dağıtabileceği 25 puanı var ve tek bir araca en fazla 10 puan verebiliyor.
Puanlama sonucunda en yüksek puanı alan da yılın otomobili oluyor. Sıralama yok, tek kazanan var.
Bu konuda OGD Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Sandık (Car of the Year jürisi Türkiye üyesidir aynı zamanda), Türkiye’de Yılın Otomobili finalinin oldukça heyecanlı geçtiğini, finalistler arasında kıran kırana bir rekabetin yaşandığını belirtmiş; “Yılın Otomobili 64 otomotiv uzmanı gazetecinin oylarıyla seçildi. Otomobilleri değerlendirirken, fiyat-donanım, tasarım, inovasyon, motor, yol tutuş gibi konuları göz önünde tutuyoruz. Yani dünyadaki otomotiv gazetecileri bir otomobili nasıl değerlendiriyorsa, biz de profesyonel gözle değerlendirmemizi yaptık. Bu bizim kırmızı çizgimiz" diye konuşmuş.
Sonuçta her otomobilin o yıl için sınıfındaki başarısı ve yenilikçiliği değerlendiriliyor.
En iyi otomobili seçme derdinde değiller yani, öyle olsa belki Bentley Bentayga seçilirdi.
Ve daha önce de belirttiğim gibi benim pek itirazım olmayacağı bir liste oluşmuş.
Siz devenin altında buzağı arama alışkanlığında iseniz ve de gazetecilerin taraflı davrandığını düşünüyorsanız Egea'nın niye birinci olmadığını sorgulamanız gerekmez miydi?
Bu durumda kim kör, kim sağır ve niye rezalet olsun gibi sorular da kafamdan geçmiyor değil...