Jump to content
2019 Temmuz ve 2023 Mart arası tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeniden kayıt yapınız ×

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    16.837
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    724

Cem Boneval tarafından yazılan her şey

  1. Bu "yürütme" organından alıştığımız üzere sürecin bir görünen bir de örtülü amacı var. Öncelikle reçetesiz satılamayacak ilaçların reçetesiz satışının yasaklanmış olması yeni bir şey değil, Sağlık Bakanlığı’nın, 1953’de yürürlüğe giren 6197 sayılı Eczaneler ve Eczacılar Hakkındaki Kanunun reçetesiz ilaç satışını yasaklayan 24. maddesi bunu öngörüyor. Ancak bu konuda biraz esneklik sağlanmış ve sıkı denetim yapılmıyor idi, bu durumda aslında öncelikle eczacıların menfaatine idi. Şimdi sıkı denetime başlandı il müdürlükleri aracılığı ile. Halk sağlığı açısından bakarsak olumlu yönü: Gerçekten çok yoğun bir bilinçsiz ilaç tüketimi var. Ve özellikle yan etkileri fazla olan ilaçların gereksiz yere kullanılmasının önüne geçilmesi lazım. Bu da ancak doktor reçetesi ile biraz daha kontrol altına alınabilir. Her ateşi çıkan antibiyotik kullanır bu ülkede, dirençli bakterilerin üremesi ve bunları tedavi edecek ilaçların bulunmaması an meselesi, hastanelerde böyle suşlara rastlamaya başladık. Ağrı kesici olarak NSAİ kullanımı yaygın, peşinden mide kanaması ile geliyor hasta. Ya da masum bir antiallerjik antihistaminik sedatif etkisi nedeniyle direksiyon başına geçen bilinçsiz kullanıcının kaza yapmasına neden oluyor, örnekler uzar gider. Ayrıca bir de kimin cebinden çıkarsa çıksın bir mali israf durumu da söz konusu. Olumsuz yön ise ilaca ulaşımın hem zorlaşmış hem de pahalılanmış olması. Basit bir parasetamol almak normalde 1,5 TL iken ve genelde yan etkisi düşük ve tezgah üstü satılabilecek bir ilaç iken şimdi muayene ve reçete ucreti ödenerek maliyeti 10 TL üzerine çıkmış oluyor. Örtülü amaç da bazılarımızın da belirttiği gibi hastayı tüketici olarak sisteme dahil edip parasını kayıt altına almak ve yarın öbür gün özelleştirem sürecinde pastanın hesaplanabilirliğini kolaylaştırmak ve cazibesini arttırmak. Önlem olarak aklıma gelenler: 1. Doktor muayenesinde ihtiyaç olabilecek ilaçları önceden yazdırmak ve evde bulundurmak 2. Sürekli kullanılan ilaçları raporlandırmak ve ulaşılabilir hale getirmek 3. Eczacıların şimdi vereyim sen sonra reçeteyi getir uygulamasına, en azından tanıdıkları için, devam etmeleri 4. Eczacıların, melsek kuruluşu bazında, İl Sağlık Müdürlükleri ile denetimi belli ilaç gruplarına yönelik tutacak bir mutabakata varmaya çalışmaları @Ahmet A., denetimler ne durumda, bu konudaki ceza tedbirleri nedir, sanırım 200-250 TL bir ceza ödetiliyor, sizin açınızdan durum nasıl gözüküyor?
  2. Yalıt güvence sistemini fazla abartmaya gerek yok, kuruluşun sizi kendine bağlamak için başvurduğu bir göz boyama yöntemi. Herhangi bir akaryakıt markasını kullanabilirsiniz, satış fişini en az depoyu tüketene kadar saklayın, yakıttan kaynaklanan ve kanıtlanabilir bir arıza olduğunda akaryakıt firmasına başvurabilirsiniz, bu süreçte mutlaka yakıt örneğinin alınması lazım. Akaryakıt firmaları bu konuda oldukça duyarlı davranıyorlar ve yakıt kaynaklı arızanın giderilmesine destek oluyorlar. Kıyasıya rekabetin olduğu ve bu kadar çok istasyonun bulunduğu bir ülkede zaten aksini düşünmek pek mümkün değil. Ha şu olabilir yakıt güvence sisteminde Opet doğrudan Otokoça zararınızı öderken (ki bundan da pek emin değilim) diğer firmalarda zararınızı kendiniz ödeyip sonra firmadan tahsil etmek durumunda kalabilirsiniz. Değişik yakıt türleri arasındaki farka gelince; yakıt ile ilgili izlenimi etkileyecek o kadar çok faktör var ki, yol ve hava durumu, trafik, ruh hali, bakım durumu, lastik havaları, liste uzar gider, bu nedenle nesnel bir değerlendirme çok zor, bu nedenle hissedilenlerin daha çok psikolojik olduğunu düşünüyorum, varsa da farklar seçimi belirgin etkileyecek önemde olmayacaktır. Bence akaryakıt firmasından çok güvenilir bir istasyon seçmek daha önemli.
  3. Güle güle kullan, rica etsem varsa ev tipi baskül yanında götürsen de eski ve yeni jantları tartsan...
  4. Vallahi kabahat sende takip etmediğin için neler kaçırdığının farkında değiliz, biz de arıyoruz kışkırtıcı/aydınlatıcı/eğlendirici mesajlarını.... Evet değiştirdim, bir ara yazmıştım çaktırmadan. Bende şöyle: Toplam km sayacının ayrı ekranı var Günlük km sayacının ayrı ekranı var ama hep sıfırda Dörtlü gösterge ekranında da sağ altta günlük km var... Her motoru açıp kapamada da ekranda toplam km gözüküyor sadece o da süreli tabii Aslında böylesi daha iyi, şikayetim yok, ama sonuçta defolu işte! Bora daha aktif katılım bekliyoruz!
  5. Cem Boneval

    Bu focus alınır mı?

    Aydın'dan rica edelim, baksın, pazarlığını da yapsın, sen de git al ve aramıza katıl. Bu arada hayrola orta yaş krizi mi bu? 182PS, senin gibi ekonomi odaklı düşünen adam!? Tabii çok isterim virüsü kapmanı!
  6. Cem Boneval

    Bu focus alınır mı?

    Kime? 40 düz diyelim... Şirket aracı olma ihtimali çok yüksek değil bence, hem 182 PS hem de HB. Onu öğrenmekte yarar var, şirket aracı ise bir kez daha düşünürdüm ve önce Nihat'ı arardım...
  7. Yakıt fiyatı düştüğü için kuruş hesabı yapmayın, depo doldurmadan doldurmaya km sayacını sıfırlayarak ve her zaman aynı şekilde yakıt alarak (tabanca ikinci kez atacak şekilde) L/100 km değerleri hesaplayın, üstelik en az 2-3 depo sonrasında değerlendirin. Verdiğiniz rakamlardan uzun yolda 6-6.5L, şehir içinde yaklaşık 10L/100 km tüketiyor görünüyor. Şehir içi biraz fazla gibi, ama trafik ve kullanım şekli bu farkı yaratabilir. Ekonomik kullanma bilginizi ve deneyiminizi arttırın ve zamanla izleyin bakalım, düşerse bilinçli kullanma ile düşer, daha fazla yol katetmekle dramatik bir fark beklememek lazım. Araçlar, yollar, mesafeler, herşey birbirine karışmış. Tüketim hesaplama için yukarıdaki yönteme bakın. Dizel 115 PS tüketim değerleri için de şu başlığı inceleyin: Passat'ı aynı şartlarda kullanıp tüketimini görmeden araç değiştirmeyin, başka araç sahiplerinin belirttiği cazip tüketim değerlerin de her zaman inanmayın.
  8. Bunlara daha önce değinmiştim gibi hatırlıyorum ama forumları karıştırıyor da olabilirim. Fransız başlığında da belirttiğim gibi metodolojisi nesnel açıklamalar yapmaya yetmeyecek bazı istatistiksel veriler bulunuyor, ADAC istatistikleri düzenli tutulanlardan. Ancak burada mutlaka gözönünde bulundurulması gereken bunların yolda kalma ve ADAC yardım ekibini çağırma zemininde yapılan girişimlerin nedenleri olduğudur. Yani doğrudan servise intikal edenler olmadığı gibi yolda bırakmayan arızalar da kayıt altında değil. Ve görüldüğü üzere Almanların bariz bir üstünlüğünden ya da Fransızların yetersizliğinden bahsetmek hiç kolay değil. Ayrıca Ford'un karnesi de bu kısıtlı pencereden bakıldığında çok parlak değil.
  9. Ümit arkaya bir sandal/motor bağlayıp çekebilirsin mesela, 1.6 dizel fren sistemli 1200 kg, frensiz 670 kg çekebiliyor, bunun ne kadarını portbagajda taşıyabilirsin?
  10. Son satırı okumadın herhalde....
  11. Önce 5 x 108 ne demek ona bakalım: 5 bijon deliği sayısını, 108'de bijon delik merkezlerinin bulunduğu dairenin çapını verir. Farklı delik çaplarını birbirine uydurmak için genelde hafif alaşım adaptör plakları kullanılır. Bir taraf araca monte edilir, diğer yüzünde de takılacak jantın delik aralığına göre vidaları bulunur. Fotoğraf açıklar sanırım: ET sorunu yaratabilir, yeterince sağlam olmayabilir, sürüş özelliklerini olumsuz etkileyebilir, önermem.
  12. Ufak bir yazım hatası var: "Eleanor" olacaktı... İlk film artisti otomobil. 1974 ilk ve 2000 yılında ikinci kez çevrilen "Gone in 60 Seconds" filminde çalınacak arabalar listesinde olan ve çetenin kodlarken tüm araçları hanım isimleri ile andığı için Eleanor adını alan 71 model Mustang. Ayrıca Shelby modifikasyonlu Mustang GT500 modelinin de lakabı bu. Amerikan Başkanı Roosevelt'in karsının da ismi... Yarı efsaneleşmiş bir ismi aracına yakıştırdığına göre çok seviyor olmalısın, ne mutlu sana!
  13. Doğru, ama sınırları zorluyorsun ve gördüklerin görmek istediklerinden ibaret olabiliyor.
  14. TopGear İngiliz arabasını tutar, çünkü İngilizlerin yürüttüğü programdır. Fransızlar Fransız arabasını tutar ve sokaklarda Citroren-Peugeot'dan geçilmez. Almanların ne kadar şoven olduğunu yazmamıza gerek yok zaten... Biz de Alman arabalarını tutuyoruz... Nedenini daha önce de yazdım, Almanya'da ikinci elde ucuzlamış eski Mercedes'leri Ford'ları Opel'leri alıp Türkiye'ye gelen/getiren işçi kardeşlerimizin aynı dönemde Tofaş Renault kullanan Türk halkına nispet yapması ile oluşan kanaattir nedeni. Yoksa bugün düzgün tutulmuş bir istatistiksel veriye rastlayamazsınız arıza ve dayanıklılık oranları ile ilgili. Yurt dışında yapılmış metodolojisi tartışmalı istatistiksel veriler var, onlar bizim ortamımızı yansıtmamaları ötesinde çok net bir sonuç açıklaması yapmaya da izin verecek durumda değiller. Ayrıca Alman arabaları arıza çıkarmıyor demek de cehalet ötesi bir durum olur. Yağ yakan Golf motorları ve beyni sulanan DSG şanzımanlar bile geçmişten yerleşmiş kanaati zedeleyemiyor, öyle bir balık hafızası ve ön yargısı var sürücü topluluğunun! Yani burada herkes bireysel ve yetersiz örneklem gözlemine dayanan kanaatlerle konuşmaktadır. Bu da almamaya dair tüm gerekçelendirmelerin havada kalmasına neden olacaktır. Beklentilerin ve aracın sunabildiklerinin rasyonel analizi ile herkeş kendi kararını verir.
  15. Yoo kolay gene 45 yap lastik havalarını hemen anlaşılır. Ayrıca direksiyon parmakla değil tam kavrayan iki el ile kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Aşırı hafif direksiyon ani manevralarda sorun yaratır aşırı tepki nedeniyle... Hız ile sertleşmesi kullanımı zorlaştıracak boyutta değil, bence hala fazla hafif ve maalesef oldukça hissiz!
  16. Kanıta değil kanaate dayanan hipotezlere devam...
  17. Cem Boneval

    Oto-Bulmaca

    De Tomaso hala üretim yapıyor muymuş? Şaşırdım... Ama burun kesin Fusion/Mondeo'dan kopya! Detaylar: http://www.netcarshow.com/de_tomaso/2011-deauville_concept/
  18. Parayı veren düdğü çalar, boş depoyu senin doldurman gerekiyorsa yakınmakta serbestsin...
  19. Segmentlere fazla takılmayın, salt dingil mesafesi kullanılmıyor, aracın teknik özellikleri, konfor ve güvenlik detayları, fiyatı etken olabiliyor bir segmente sokulurken. Kaldı ki ne fark edecek, ha C ha D, araba ortada, rakipleri de belli. Konu burada daha önce tartışıldı: Bana göre işlevsellik görüntüye feda edilmiş, havalı ama rahatsız olsun diyenler gitsin alsın. Bana göre de o kadar para etmez. Yıldız sahibi olmak tutkum yok... Mercedes'in özünden kopup farklı bir yöndeki macerası olarak görüyorum, beğeneni çok oldu, devamı gelir sanırım.
  20. Güle güle kullanın? Elanor ne anlama geliyor? Gösterge ekranı için:
  21. Güzel sanki, ancak fotoğraflar maalesef tüm detayları yansıtmıyor
  22. Kullanım kılavızı 31 psi diyor, ama ölçüm yaptığın saatin doğru olması da önemli tabii... Bana gayet iyi geliyor!
  23. Cem Boneval

    Start Stop Sorunu

    Geçenlerde çalışmama nedeni bir arıza daha öğrendim, akü voltaj kontrol modülü çalışmıyormuş! Yani işin içine karmaşık elektronik girince çözüm hep kolay bulunmuyor.
  24. Bazen şifreli yazdığını düşünüyorum ve maalesef bende şifre çözücü yok, ve idrak yolları çoğunlukla tıkalı, "therefore be precise & explicit"
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.