Jump to content
2019 Temmuz ve 2023 Mart arası tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeniden kayıt yapınız ×

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    16.837
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    724

Cem Boneval tarafından yazılan her şey

  1. Biliyorum, bu nedenle cevap mesajımla yeni nüktelerin için sana güzel bir pas attım ama kibarlığı elden bırakmadın...
  2. AutoBild dergisi araç parkına aldığı 1.0 EB Focus ile 100.000 km'lik test sürecine Nisan 2013'te başlayıp Aralık 2014'te bitirmiş. İnceleme sonuçlarını da bu yılın ilk sayısında yayınladılar. Test yazısına sanırım buradan ulaşmayı deneyebilirsiniz. Özetle aracı, başta motoru olmak üzere, çok başarılı bulmuşlar. Motorun otoyollarda dahi üzmeyecek bir çekiş gücüne sahip olduğunu, asla 1 litre hacimli gibi hissedilmediğini, son günde bile ilk günkü gibi sorunsuz ve atak çalıştığını vurgulamışlar. Bunun dışında mükemmel ve canlı yol tutuşu, başarılı sürüş konforu, rahat koltukları, keskin çalışan şanzımanı ve hızlı tepki veren iklimlendirme sistemi de övgü almış. Eleştirilerin başında demode navigasyon ve kullanımı çok zor olarak nitelendirilen Sony müzik sistemi var. Yeni modelde bunun giderilmesinin çok doğru olduğunu da ayrıca belirtmişler. Diğer bir eleştiri konusu da yüklenince artan yakıt sarfiyatı, otoyol sürüşlerinde 8,2L/100 km ortalama tutturmuşlar, tüm test süreci ortalaması ise 7,3L/100km. Ancak efendi kullanıldığında 5'li rakamlar elde edilebildiğini de belirterek çuvaldızı kendilerine batırmayı da ihmal etmemişler. Aracın performans ölçümlerinde test başı ve sonu arasında fark yok, sadece yakıt tüketiminde %10'luk bir artış var. Motorla ilgili rahatsızlık veren bir konunun da yağ çubuğunda yağ seviyesinin net okunamaması olduğu yazılmış ki, buna aynen katılıyor ve ince yağda daha da zorlaştığını düşünüyorum. İki arıza bildirimi var. 22.000 km civarında araç çalışırken birkaç kere kendi kendine acil durum çalışma moduna geçmiş, serviste yazılımın güncellenmesinden sonra sorun hallolmuş. 63.000 km'de yakıt doldurma yerindeki hırsızlığa karşı koruyucu kapak yerinden çıkarak yakıt doldurmayı zorlaştırır hale gelmiş, garantiden onarılmış. Rutin bakımlar yanında 63.000 km'de ön 78.000 km'de arka fren balataları değişmiş. Bu arada bakım uyarısı vermediği için araç ilk bakıma 31.000 km'de götürülmüş. Yani kısacası yüksek tüketimleri aracı iyice zorladıklarını, bakımı aksatmaları da hırpalama niyetini gösterse de araç parçalanıp incelendiğinde hiç bir yıpranma belirtisine rastlanmamış. Sadece silindir kapak contasında çok hafif bir yağ terlemesi gözlemlenmiş. VAG grubu sempatizanı dergiden böyle sonuç almak çifte başarı bence. Araç uzun yol testleri sıralamasında Audi A6'dan sonra ikinci sıraya yerleşmiş. Bu arada dikkatimi çeken istatistikler de oldu.Mesela Focus Almanya'da %80 steyşın, %19,5 HB ve %0,5 sedan olarak satılıyormuş ve en çok alınan renk %26 ile siyahmış. Bu motor dayanmaz diye düşünenlere duyurulur.
  3. Servet'i yalancı çıkarmamak için ben de katkıda bulunayım. Belli ki bir arıza hali var, yazılım olabilir, aydınlatma kökenli olabilir, araç gıcığına yapıyor olabilir. Servise gider şikayeti yazdırır, garantiden giderilmesini talep edersiniz, az veya çok süren bir uğraşıdan sonra elbette bir şekilde hallederler. Bu sürece işlevsel bir yanı olmadığı için sabrınız yeter mi ona da bence siz karar verin.
  4. Basit bir kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:T%C3%BCrk%C3%A7e_yaz%C4%B1m_kurallar%C4%B1 Sevgili Çağlar, Titanium burada özgün bir ad olarak aracın donanım özelliğini belirtiyor ve tescil ve sigorta süreçlerinde kullanılıyor. Bu nedenle yanlışlıklara engel olmak için aracın tescilli adını orijinal yazım şekli ile kullanmak daha doğru olacaktır. Tıpkı Focus'u Fokus yazmadığımız, ya da Ford'u Fort şeklinde belirtmediğimiz gibi. Günlük mesajlaşmada bir önemi olmayabilir, ama bu işler alışkanlık işidir, burada elin böyle alışmışsa sonra bir yerde aratmaya kalktığında "bulunamadı" oluverir. İşin özü budur.
  5. Hoop, hemen kişiselleştirmeyelim, bunun sevgi ile değil istatistikle alakası var. Aslında aynı hortumu kullanmıyorlar 1.0 ve 1.6, abideki daha esnek ve yumuşak, yani en azından bendeki öyle. Neyse kontrollu gideceğiz demek ki. Bir de yedek sipariş verip bagaja atmak lazım, bir hortum için arabayı serviste yatıramam.
  6. Bak bu ilginç... İnatla 1.6 EB'lar için böyle bir sorun olmadığını iddia ediyorlardı serviste. Bu durumda paranoyak olmanın zamanı demektir.
  7. Bu tür ürünler bir yerde saplanıp kaldığınızda kurtulmak için gerekli olabilir. Normal asfalta çıktığınızda, ki ülkemiz şartlarında bu çok kısa bir süre gerçekleşecektir, sadece rahatsızlık nedeni olurlar.
  8. 1.6 EB'lar için hiç bir zaman 5W-20 zorunlu olmadı. Bu yağ sadece 1.0 EB için gerekli, en azından şimdilik. 1.5 EB'larda da emisyon düşürme adına aynı güzelliği yapmış olabilirler tabii...
  9. 40 yıllık ehliyetim var, bu süre içerisinde kullandığım hiç bir aracın son hızını denemedim, merakta etmedim... Bundan risk almadığım anlamı çıkmasın da son hızı mantıksız buluyorum. Galiba daha önce paylaşmıştım...
  10. Havaya bakın, şansımız varsa bir şeye gerek kalmadan yaz lastikleri ile gider gelirsiniz. Bu tür sert plastik zincir muadili ürünleri kar lastiği ile beraber kullanmanın pek bir anlamı yok, ancak cam gibi buz yokuş olacak ki çiviler biraz işe yarasın. Normal lastiğe kısa süreli takviye olarak karda buzda faydalı olabilir ama normal asfalta çıkar çıkmaz sökmek lazım, yoksa kısa sürede parçalanır, ya da o kadar düşük hızla gitmek zorunda kalırsınız ki o yol bitmez. Zaten bu tür malzemeler normal asfaltta aracı kullanılmaz hale getirir.
  11. http://www.ebay.com/bhp/motegi-mr120 http://www.motegiracing.com/wheels/MR120/MR1207
  12. Bir süredir dikkatimi çekiyor, şimdi tam gözüme battı: Üzeri kapanmayan haliyle bardaklık çok çirkin duruyor. İşlevselliğine diyecek yok, ama sürgülü kapak hepsinde standart olmalı. Aynı şekilde alt donanım düzeylerinde ses ve iklimlendirme sistemleri kontrolları anca B sınıfı kalitesinde. Neyse canım sürüşü iyi, aslolan da herhalde bu...
  13. Vallahi işin bu kısmı biraz ürkütücü. Araçlar insanlardan çabuk akıllanıyor desek yanlış olmaz. Bir süre sona kimin kime hizmet ettiği belli olmayacak. Hele bizim gibi vatandaşın devlete hizmet ettiği türde yaşam şekillerinde...
  14. Fan motor stop ettikten sonra çalışmaya devam edebiliyor. Kimileri turboyu soğutmak için diyor. Ancak bu çalışmanın ne zaman olacağını kestirmek iyi gözleme rağmen çok kolay değil. Bazen sıcak günlerde bayağı zorlayarak kullanıyorum ve stop edince hiç fan falan çalışmıyor, bazense serin havada sakin kullandığım halde dakikalarla çalışabiliyor. Özetle normal mi? Evet... Nedenini ise bence motor kontrol ünitesi dahi tam bilmiyor, kafasına göre takılıyor.
  15. Yakub'un da yazdığı gibi hali hazırda piyasada olan ve 1.6Ti-VCT motorda kullanılan şanzıman Getrag Ford ortak yapımı 6DCT250. Gelecek olan 1.5 dizel otomatiklerde ise 2.0 dizellerde olduğu gibi MPS6/Getrag 6DCT450 kullanılacak. Daha yüksek tork dayanımı var en azından. Eğer 1.5 Ecoboostlar otomatikle gelirse onlarda da 6F35 kodlu GM/Ford ortak geliştirilen çift (ıslak) kavramalı bambaşka bir şanzıman kullanılacak. Ayrıca bir kez daha belirteyimi VAG frubu DSG şanzımanlarının arıza oranları göreceli daha yüksek. Yani bu faktör bir avantaj olmaz VW için. Ayrıca yazılanlara bakılınca PS hastalıklı gibi görünüyor ki bu doğru değil, sorunsuz kullanılan ve bu yüzden sahibi buraya sürekli yazmayan çok sayıda araç var. Genel olarak tork konvertörlü şanzımanlara göre çift kavramaların daha verimli ama aynı zamanda daha narin ve arızaya açık olduğunu yazmak yanlış olmaz.
  16. DSG şanzımanların arıza oranı PS'lerden yüksek, biraz araştırırsanız çevrenizde her kesimden çok mağdur bulursunuz. İki kere düşünün derim... Ford/Getrag ortaklığı ile üretilen 6DCT250 çift (kuru) kavramalı şanzımandır, klasik otomatiklerdeki tork konvertörden farklı olarak elektromekanik kontrollü oldukça farklı bir yapıya sahiptir. Ustanızla bir daha görüşün bence...
  17. Renault'ya vurup durun ama tüketici farklı düşünüyor. 2013 yılı için Avrupa binek pazar payı VAG ve PSA grubundan sonra üçüncü (Ford ve GM'den önde, kaynak ACEA verileri), Türkiye'de ise yıllardır lider (2014 daha belli değil, kaynak ODD verileri).
  18. Ben de Ozan'a katılıyorum. Bence Otosan'da hala ticari ve filo satışlarının çokluğuna dayanan bir rehavet var. Perakende için vereceği uğraşı yeterince verimli bulmuyor olabilirler. Bir de reklamı salt TV'de dönen kısa film olarak görmemek lazım. Filoda dolaşan arabalar bile bir reklam aracı olarak görülebilir mesela. Marka imajını neler belirliyor, tüketiciye en kolay nasıl ulaşılıyor, tüketici beklentileri ne, bu konularda eminin çalışmalar yapılıyordur. Ama prensipte reklam ve imaj geliştirme konusunda Ford Türkiye olarak bir ölçüde tutuk davranıldığı fikrine katılıyorum. Ciddi anlamda devlet şirketi gibi statükocu çalışıyorlar. Pazarlama müdürlerini dinlemek lazım, ve belki de gerekiyorsa değiştirmek (hop Cem haddini aşma...) Ama bunu da unutmamak lazım:
  19. Şık dursun diye parlak yüzey kullanılıyor, ancak parlak plastik her zaman çizilmeye açıktır. İlk kuru toz almada yeniden çiziklenir. Hare giderici cila ile temizlenir. Bence boş verin böyle şeyleri, kar, kış, yağmur, çamur, taş, toprak yapacağını yapacak kısa sürede. Bu kadar korumacı olmaya gerek yok, yani isteseniz de engelleyemezsiniz bazı şeyleri, eskiyecek zamanla, bizim gibi...
  20. Temiz yolda yapmaması lazım, yapıyorsa baktırmak şart.
  21. Sevgili Kaan işleriniz canlsansın diye elimden geleni esirgemiyorum gördüğün gibi, top sizde
  22. Onu bunu bilmem, hazır parası olan araba alsın. 2015 bizim yılımız olmayacak. İlkbahara kalmadan şu anki ekonomik tabloda FED'in faizleri yukarı çekmesi çok olası. Bu da dolar kurunda yükselme demek. Ucuz doları iç piyasaya kredi olarak pompalayan bankalar ciddi anlamda zora girecek. Dolar yurt dışına akmaya başlayacak. Haliyle para çıkışı olmasın ve taze para gelsin diye faizler yükselmeye başlayacak. İnşaat sektöründe kriz başlayacak. Rusya’nın ekonomik sıkıntıları Türkiye’yi de etkileyecek. İhracatta azalma, Rus turizminde daralma olası sonuçlar, Dolar borcu olan özel sektör zora girecek, işten çıkarmalar, iflaslar olası. Yıllardır kriz gelecek deniliyor ya, işte o yıl bence bu yıl. Felaket tellallığı yapmak istemem, bu yazdıklarım kafamdaki oldukça iyimser ve zararsız bir senaryo. Korku filmi bile üretebilirim. Hep beraber seyredeceğiz nasıl olsa! Zaten milletçe hep seyretmedik mi? Seçime kadar bireysel yansımaları beklenenin altında olabilir. Seçimden sonra.....????
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.