Zaten bu nedenle fetiş diye yakıştırma yapıyorum.
Ben bunun kişisel "hiç"liğin giderilmesine yönelik bir tavır olduğunu düşünüyorum.
Biraz abartılı gelebilir. Ama adam kendini akıllı hissetmiyor ise en "akıllı" telefona "sahip" olunca akıllanmış olduğunu düşünüyor.
Süreçte ihtiyacın belirlenmesi, seçeneklerin araştırılması, uygun ürünün seçilmesi ve fiyat/performans/gereksinim dengesinin gözetilmesi söz konusu değil. Işığa giden pervane gibi adı çıkmış markaya yönelim var.
Bir dönem bunlara "statü sembolü" ifadesi yakıştırılırdı, ama bunu çok aştık.
Konu iPhone diye onu örnek aldık, ama tabii tüm markalı pahalı ürünler için geçerli, Lacoste tişört mağazasında 250 - 300 TL, pazarda 25 - 30 TL, tamam markasızını kullan, ne çıkar? Tasarruf ettiğin para ile neler yapabileceğini düşünsene...
Akıllı telefon bu çağda bir ihtiyaç, ve hatta zaruri bir ihtiyaç ama 1000 TL altına hem sağlamlık hem de performans olarak yeterli düzeyde çok sayıda model varken harcama gücünün üstünde üç misli pahalı bir telefonu almak bence saplantıdır. Ve saplantılar için de insanların uyarılması gerekir.
iPhone sahiplerinin bence %80'i iPhone'un üstünlüklerinin farkında bile değil.
%90'ı da kapasitesinin çok altında kullanıyor.
Ama "imaj"a olan katkısı için her türlü fedakarlığa razı oluyor.
Tuhaf ve yazık...