Benim genelde yaşama karşı biraz sarkastik (alaycı?) ve kısmen de nihilist bir yaklaşımım var.
Bana ait olduğunu zannettiğim, ama biraz analitik düşünen her kişinin sonunda varabileceği düşüncemi, esprili ifade etmek gerekirse:
"Dünya güzel yer, ama insanlar var..."
Bunun pek dillendirmediğim bir türevini son zamanlarda birkaç kişiden duydum, biraz mizah değeri düşük ve amacını aşar nitelikte de olsa simgesel anlamına bakmak lazım: "Türkiye güzel yer, ama Türkler var..."
Gerçekten üç tarafı denizlerle çevrili, inanılmaz bir coğrafi çeşitlilik ve güzellikle bezenmiş cennet bir memlekette yaşıyoruz.
Ama değerini bilmiyoruz.
Üstelik en azından yakın çevremize göre çok daha modern ve her şeye rağmen işlevsel ve çağdaş bir ortamda yaşıyoruz.
Ama bunun da değerini bilmiyoruz.
Bilgiye saygımız yok, emeğe saygımız yok, hatta yaşama saygımız yok.
Ve bu değer bilmezlik bir yandan kendini bilmezliğe de evrilerek gün geçtikçe güçleniyor.
İçim acıyor ve yapılabileceklere kıyasla yapılanları gördükçe de her gün ayrı üzülüyorum.
Her ne kadar "doğduğum değil doyduğum yer vatanımdır" söylemiyle sorunum olmasa da bu ülkeyi terk etmemek için çaba gösterdim bugüne kadar, ama giderek zorlaşıyor.
Ve en kötüsü yavaş yavaş dışlanmışlık, buraya ait olmama duyguları filizlenmeye başlıyor.
Dertleşme niyetine yazdım öylesine...