Antifriz konusunu pek detaylı ele almamışız.
Antifriz suyun donma derecesini düşüren ve bu özelliğini çoğunlukla oldukça toksik bir madde olan (yutmayın sakın) etilen glikol (EG) ile sağlayan bir kimyasal sıvı karışımıdır. Propilen glikol (PG) de daha az toksik olan ve aynı etkiyi gösteren bir maddedir ve bazı üreticiler tarafından kullanılmaktadır.
EG/PG saf haliyle sudan daha çabuk donar ve kaynarken, ilginç bir şekilde ancak su ile karıştığında suyun donma noktasını aşağıya çeker.
İdeal karışım %50 / 50 şeklindedir.
Antifrizin suyun donma noktasını düşürmek dışında başka işlevleri olması da beklenir: Kaynama noktasını yükseltmeli, ısı iletimini kolaylaştırmalı, korozyonu engellemeli ve tortu oluşturmamalıdır.
Tüm bu özellikleri de EG/PG yanına eklenen katkılar ile sağlar.
Peki neden farklı renklerde antifrizler var?
Bunun için biraz tarihsel gelişim sürecine bakmak lazım.
Hemen tekrar yazayım. Tüm antifrizlerin rengi ne olursa olsun etken madde olarak EG/PG kullandığını unutmayalım!
Antifrizlerin yukarıda saydığım özelliklerini yerine getirmeleri ve farklı materyallerle uyumlu olabilmeleri için içerisine bazı katkılar ekleniyor diye yazdık ya, işte geçmişte bu katkılar inorganik asit teknolojisi (IAT) ile üretiliyorken, içerisine metal uyumluluğu için katılan silikat, fosfat gibi maddeler zamanla bozuluyor ve antifrizin etkinliğini azaltıyor idi. Bu nedenle bu antifrizlerin 3 yılda bir değişimi öngörülüyordu ve renkleri YEŞİL idi.
Teknoloji ilerledikçe daha uzun ömürlü ürünler çıktı piyasaya, bunlarda katkılar organik asit teknolojisi (OAT) ile üretiliyor ve ürün ortalama beş yıl dayanabiliyordu.
OAT ile üretildiğini belirtmek üzere üreticiler antifrizi boya katkısı ile farklı renkte sunmaya karar verdiler ve başlangıçta turuncu/kırmızı renkler kullanıldı.
Derken iş çığırından çıktı ve karma teknoloji ile üretimler başladı, yani İAT ve OAT karışık ve bir süre sonra durumu daha da karıştırmak için antifrizlere boya maddesi gök kuşağının tüm renklerinde katılmaya başlandı.
Peki bu durumda renge göre uygun antifrizi seçebilecek miyiz? Maalesef hayır.
O zaman nasıl bileceğiz uyumluluğu?
Kaliteli ürünlerin üzerinde hangi standartları karşıladığı yazar, bu standartlar el kitabında da vardır. Söz gelimi Ford'un bineklerdeki güncel standartı WSS-M97B44-D olarak kodlanmıştır. Ürünün standartı karşılayıp karşılamadığına bakarız.
Bunu yapamıyorsak da alüminyum ile daha uyumlu olan OAT teknolojisi ile üretilmiş ürünleri seçmeye dikkat etmeliyiz. Bu ambalajda mutlaka belirtilmiştir.
Prensip olarak beş yılda bir tüm soğutma sıvısının değiştirilmesi önerilir.
Bomometre EG/PG düzeyini ölçerek dolaylı bir ısı derecesi verir ama etkinlik için kesin bir gösterge değildir.
Ve yazıldığı gibi arıtılmış su kullanılmalıdır, aksi halde kalsiyum ve fosfat çökeltileri sisteme zarar verir.
Son olarak İAT ve OAT karıştırılırsa bir facia gerçekleşir mi?
Yapılan araştırmalar böyle bir hatanın motor soğutma sistemine kanıtlanmış bir etkisi olmadığı göstermiş, yalnızca sıvının etkinlik süresinin kısaldığı, yani iAT ile uyumlu hale geldiği saptanmış.
Umarım daha fazla kafa karıştırmamışımdır.