Jump to content
2019 Temmuz ve 2023 Mart arası tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeniden kayıt yapınız ×

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    16.837
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    724

Cem Boneval tarafından yazılan her şey

  1. 70'li yıllarda ralli hakemliği yaptığım dönemde tanışmış ve çok yakın olmasa da düzeyli bir ahbaplık geliştirmiştik rahmetli ile. Hatta o kadar yakındık ki, söz konusu Escort ile Koçibey 1980 Boğaziçi Rallisinde Bozhane etabında uçmuş, biz de neyimiz eksik diye aynı virajda 124 ile üstüne uçmuştuk. Escort kıç atarak, biz burundan kayarak... Sonuçta hendekte kafa kafaya çarpıştık. Tabii etap bitmeden araçları yerinden oynatamadık ve araçlar yürür halde olmasına rağmen ralliyi beraberce terk ettik. Nur içinde yatsın!
  2. http://www.hurriyet.com.tr/cam-filmine-kesilen-ceza-yargitaydan-dondu-40359002 Balıkesir'de otomobilinin camında bulunan siyah cam filmine ceza kesilen bir vatandaş konuyu yargıya taşıdı. Cezanın iptali için açılan dava ilçe adliyesinde reddedilirken, Yargıtay emsal teşkil edecek bir karara imza attı. Araç sürücüsünün görüşünü engelleyecek bir durum olmadığı gerekçesi ile araç sahibine kesilen 189 TL'lik trafik cezası Yargıtay 19. Ceza Dairesi tarafından iptal edildi.
  3. Ya da güncellemede kullanılan yazılım güncel değildi. Bu da "hayal sahteymiş" tadında oldu.
  4. Böyle hesap olmaz. Depoyu bitirin, tam dolum yapın ve harcadığınızı ona göre hesaplayın, ve bunu en az iki kez tekrarlayın. Siz bunu yapana kadar yol bilgisayarı verisini esas alıyor ve 12.3 yeni alınmış araba, kış ve Istanbul için anormal değil diyorum. 10L/100 km altındaki büyük şehir değerlerini de 1.6 atmosferik PS için inandırıcı bulmuyorum. Bu da burada dursun, gerektikçe alıntılarız: ********************************** Tüketimi neler etkiler? Kullanım tarzı Sert hızlanmalar, geç ve sert frenlemeler tüketimi arttırır Hızlanma sürecinde iki yöntem kullanılabilir: a. Gaza 3/4 kadar basıp hızlı ivmelenmek ve aracı daha sonra doğal akışına bırakmak, veya b. Gayet yumuşak ve dikkatli basarak (pedal altında yumurta var örneği) yavaş ivmelenmek. Modern motor kontrol üniteleri ile eksiden daha ekonomik olan a yöntemi ile b arasında fark kalmadı denilebilir. Hızlı vites yükseltmek ve olabildiğince düşük devirde kullanmak. Bu 1500-2000 dd arasında seyir anlamına gelir. Bu devir bandında giderken ani hızlanmalardan kaçınmak yerinde olur. Rampa çıkma veya güçlü hızlanma gereksinimi doğduğunda motor devrinin maksimum tork devrine yakın olması hedeflenmelidir. Öngörüyle seyir halinde olmak, yani olabildiğince ilerideki trafiği izleyerek olası engellere karşı erken önlem alma ve hız azaltmadan yola devam etmek, veya kırmızı ışığı veya duran trafiği erken algılayıp aracın doğal akışı ile yaklaşmak, kısacası akıllı kullanmak. Yüksek hızlardan kaçınmak, diğer bir deyişle şehirlerarası yollarda hız sınırlarına uymak. Yol ve trafik durumu Kısa mesafede kullanma, yoğun trafikte kullanma, düşük hızda kullanma, yüksek dur-kalk sayısı tüketimi olumsuz etkiler. 50-90 km/h arasında hızın korunabildiği syir en fazla ekonomi sağlar. İklim koşulları Düşük ısı motorun yükünü arttırır. Kış koşullarında yoğun silecek, far, cam ısıtıcısı vb. ekipmanların kullanımı alternatörün yükünü ve tüketimi arttırır. Yüksek ısıda klima kullanımı kompresör nedeniyle motorun yükünü ve tüketimi arttırır. Aerodinami Yüksek hız yükselen hava direnci ile tüketimde aşırı artışa neden olur. 80 km/h üzerindeki hızlarda açık cam ile seyir tüketimi arttırır. Port bagaj kullanımı, yani tavanda yük taşıma, kayak ya özel kutu bile olsa tüketimi arttırır. Çakma spoylerler düzgün imal edilmemişlerse hava direncini arttırabilir. Bakım durumu Tıkalı hava filtresi, benzinlilerde eski bujiler, tüketimi olumsuz etkiler. Tıkalı katalizör, dolmuş DPF hem performansı düşürür, hem tüketimi arttırır. Düşük lastik havaları tüketimi arttırır. Lastik tabanı genişledikçe tüketim de artar. Yük arttıkça tüketim artar, kimi bagajda zincirden mangala, bazen 50 kg'ı bulacak gereksiz yük taşınır, kaçınmakta yarar var. Keza araçtaki kişi sayısı ile tüketim arasında doğru orantılı artış vardır. **************************************************************** Fiat'ın kapsamlı bir çalışmasında sadece kişisel ekonomik kullanma becerisinin eğitim ile arttırılması halinde yakıt tasarrufu %6 dolaylarında gerçekleşmiş. Her şey iyi ile her şey kötü arasındaki tüketim farkının %25-30'ları bulabileceğini düşünmek de yanlış olmaz.
  5. Önemli olan boyu değil işlevi derler ya... Yanlıştır, boyu ne kadar uzunsa işlevi de o kadar iyi olur. Nasıl? Yok hemen paniğe kapılmayın, anten için yazıyorum... Alman malı da olsa kısa anten özellikle bizdeki gibi ondalık hanelere istasyon sıkıştırılmaya çalışılan büyük şehir ortamında yaşayanlar için orijinal anten ayrıştırma açısından daha iyi performans sunacaktır. Ancak boy takıntısı olanlar da ACV gibi göreceli kaliteli ürünleri kullanarak bir orta yol bulabilirler. Ama uzun antenin raconu da ayrıdır...
  6. Açıkçası makinelere çok bakmıyorum. Hatta pilli mekanizmaları tercih ediyorum. Neden dersen, sık saat değiştirince otomatikler sırasını beklerken duruyor. Her seferinde biraz kur, saati, takvimi ayarla, üşendiriyor. Ayrıca pilli quartz makineler saniyesine hassas gidiyor. Bununla birlikte replikalar dahil hiç bir güncel otomatik saatimin dakiklik açısından sorun yaşatmıyor diyebilirim. Ben 1'i tercih ederdim, çünkü beyaz kadran seviyorum.
  7. 1: http://www.modasaat.com/tissot-t0994073603800-erkek-kol-saati-100336 2: http://www.modasaat.com/urun/tissot-t41541373-erkek-kol-saati.aspx 3: http://www.modasaat.com/tissot-t0654301605100-erkek-kol-saati-92750
  8. Benim genelde yaşama karşı biraz sarkastik (alaycı?) ve kısmen de nihilist bir yaklaşımım var. Bana ait olduğunu zannettiğim, ama biraz analitik düşünen her kişinin sonunda varabileceği düşüncemi, esprili ifade etmek gerekirse: "Dünya güzel yer, ama insanlar var..." Bunun pek dillendirmediğim bir türevini son zamanlarda birkaç kişiden duydum, biraz mizah değeri düşük ve amacını aşar nitelikte de olsa simgesel anlamına bakmak lazım: "Türkiye güzel yer, ama Türkler var..." Gerçekten üç tarafı denizlerle çevrili, inanılmaz bir coğrafi çeşitlilik ve güzellikle bezenmiş cennet bir memlekette yaşıyoruz. Ama değerini bilmiyoruz. Üstelik en azından yakın çevremize göre çok daha modern ve her şeye rağmen işlevsel ve çağdaş bir ortamda yaşıyoruz. Ama bunun da değerini bilmiyoruz. Bilgiye saygımız yok, emeğe saygımız yok, hatta yaşama saygımız yok. Ve bu değer bilmezlik bir yandan kendini bilmezliğe de evrilerek gün geçtikçe güçleniyor. İçim acıyor ve yapılabileceklere kıyasla yapılanları gördükçe de her gün ayrı üzülüyorum. Her ne kadar "doğduğum değil doyduğum yer vatanımdır" söylemiyle sorunum olmasa da bu ülkeyi terk etmemek için çaba gösterdim bugüne kadar, ama giderek zorlaşıyor. Ve en kötüsü yavaş yavaş dışlanmışlık, buraya ait olmama duyguları filizlenmeye başlıyor. Dertleşme niyetine yazdım öylesine...
  9. Türk karasularında dolaşan pek çok yabancı bayraklı yat, gerçekte Türk vatandaşlarına ait. Bir yandan ikinci el yatlar için öngörülen ithalat yasağı, diğer yandan birinci elden satın alınan yatlardaki ağır vergi yükü (%27,4 ÖTV + KDV ayrıca motorlu taşıtlar vergisi) yabancı bayrak taşınmasını cazip kılıyordu. Vatandaş vergi avantajlarından yararlanmak amacıyla, yabancı bir ülkede şirket kurarak (tercihen Delaware, USA, maliyeti 1500$), o şirket üzerine yatı alıyor ve yabancı bayraklı olarak Türk sahillerinde dolaşıyordu. Yeni tasarı ile Türk Bayrağı taşıyacak olan yat ve teknelere avantajlar sağlanacak. Yüzde 18 olan KDV oranının 1’e indirilmesi, ÖTV’nin de sıfırlanması önerilen yeni tasarıyla, kamu ve belediyeye ait marinalarda da kira indirimi getirilmesi planlanıyor. Yabancı bayraklı teknelere ise, 3 ayda bir yurt dışına çıkış zorunluluğu getirilecek. Yeni tasarıyla birlikte yaklaşık 5 bin yatın Türk bayrağına geçmesi hedefleniyor. 100 bin dolar ve üzeri olan yabancı bayraklı bu teknelerin Türk bayrağına geçmesi halinde, yıllık ortalama 5 milyon dolarlık vergi kazancının sağlanacağı öngörülüyor. Ve bence biraz hayal görüyorlar. Ya da başka bir "örtülü" projeyi izliyoruz. Bilemedim.
  10. İşte zaten bu bu yüzden figüran olarak rol aldığımız kara mizah filmini izlemeye/oynamaya devam ediyoruz.
  11. Böyle cazibeli bir gövdeye 1.5 dizel motor pantolonsuz takım elbise giymek gibi... Neyse beğenenlere Hayır'lı olsun...
  12. Bu veri de benim bulduğum rakamı destekliyor. Rapora göre ticari satın almalar bu raporda yaklaşık %70 oranında temsil ediliyor. Yani %50 değeri biraz yüksek geldi bana. Tabii adam şahsi kullanım için aldığı arabasını şirkette gösterirse işler karışır. Yani kısacası gerçek anlamda ticari alımların haricindeki analizi yapmak pek kolay değil yazdığın gibi.
  13. Demek ki yazılımı değiştirmiş ve koşulları biraz gevşetmişler. İlk serilerde 0o altı ve 30o üstünde çalışmıyordu. Son kılavuza göre çalışmama koşulları: Motor çalışma sıcaklığı düşük olduğunda İç mekan sıcaklığını korumak için, özellikle klima açıksa Akü şarj seviyesi düşükse Dış hava sıcaklığı çok yüksek veya çok düşük olduğunda. Hareket halinde sürücü kapısının açılması durumunda Sürücü emniyet kemeri takılmamış ise Ön cam ısıtması açıksa Dizel parçacık filtresinin yenilenme işlemi sırasında. Vites kutusu Spor veya Manuel kipte ise (sadece otomatik vites kutusu)
  14. Bağlantıdan inceledim ama bu veriyi yanlış yorumlamışsın sanırım. Bu toplam araç parkı, yeni alınan araç sayısı sadece 68.200 civarında. Çoğunluğunun binek olduğu düşünülürse toplam satışlarda filo oranını kabaca %15-18 bandında oluşturur ki bu oldukça düşük bir değer.
  15. Bildiğim kadarı ile bu seride SS yok. Orta panelde düğmesi var mı? Resimdeki gibi
  16. nereden ulaştın. Geçmiş yıllar da var mı? Hep merak ediyor idim. Biraz açıklama getirdi. Renault'nun Symbol; Clio ve Fluence ile lider olması normal. Şimdilerde megane da katılır. Ama VW'yi bu kadar yüksek beklemiyordum açıkçası. Ford'dan azdır diye düşünmüştüm hep. Fiat'ı da düşük buldum, demek salt Linea cazip gelmemiş. Yine Opel'in düşük temsiliyeti de şaşırtıcı. Tabii sadece Budget/Avis ile çalışınca algı yanıltıcı olabiliyormuş demek ki. Basit artık geçerli değil, millet donanım delisi oldu. Düzgün doğru ama o da çok geniş kapsamlı bir sıfat, içinin doldurulması lazım. Niye ki? Otosan Pazarlama Müdürü oyunu oynayalım, değişik bir heyecan verir. Piyasayı anlamak ve çözümlemek ilginç gelmiyor mu? Bence VW'nin hak ettiğinden çok iyi bir ikinci eli var. İkinci el Türkiye'de hala anlamsız pahalı, hele ki bu vergi uygulamasından sonra daha da pahalı olacak. İngiltere 4.neslin makyajını Mk V olarak kabul etti, ama sadece onlar. Bu nedenle karışıyor zaman zaman.
  17. Hangi yıl? Hangi motor? Neredesiniz? SS çalışması için gerekli koşullar kış şartlarında her zaman oluşmuyor. Bu mevsimde hele ki şehir içi kullanımda yeterince ısınmadığı için çalışmayabilir.
  18. Cem Boneval

    1.6 Eb (The Red)

    Eski bilgilerden: Üst devirleri canlandırır, 8000 devire kadar çevirerek üst devirlerde güç artışını kolaylaştırır, ama başta supap yayları olmak üzere tüm elemanlara ciddi yük biner. Turbo olmasa kaçınılmazdı da turbo basıncı ile oynamak varken biraz ihmal edilebilir.
  19. Cem Boneval

    1.6 Eb (The Red)

    Artık bu yola baş koymuşsun. Takdir ve biraz da imrenme ile izliyorum. Başarı ve kolaylıklar diliyorum. Komşuda pişer belki bize de düşer açgözlülüğü ile takipteyim. Bununla beraber Murphy'nin elinin de pek güçlü olduğunu geçmişte çok yaşadım. Muhalif değil destekleyiciyim...
  20. Cem Boneval

    1.6 Eb (The Red)

    Mazlum ve mağdurun yanındayım, acıyorum dişlilere, senkromeçlere...
  21. Cem Boneval

    1.6 Eb (The Red)

    Bu da toplamda motordan 340+ PS ve 400 Nm demek. Şanzıman ezme isteyen var mı? Ya da disk yarma balata sarma? İlk hedef düzgün rölanti tutması. Sonrası Allah kerim. Bana fazla "wishful thinking" geldi, ama göreceğiz nasıl olsa. Hayır'lısı bakalım.
  22. Zaten konumuz da bu... Şu sıralarda ilkesel olarak her şeye hayır desem de buna demezdim muhtemelen.
  23. Türkiye İstatistik Kurumu 2016 yılı için Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçlarını açıkladı. Bülten ve fazlası burada. Benim gibi sayıları sevene bu yapılmaz ki. Şehirlere göre ve toplamda nüfusun güncel durumu ve şehirlere göre artış hızlarını sizin için derledim hemen. Herkes kendi ilini bulabilir. Antalya'da benim suyum kaynıyor yavaştan geldiğimde bir milyonun altında idi. Kaçma zamanı yaklaşıyor. Nüfusu bir milyonu aşan iller: İllere göre nüfus artış hızları
  24. Bence tartısı bozuk. Çünkü genelde 1L süt 1,02-1,03 kg dolaylarında olur, çok yağlı olmadığı sürece. Senin gösterdiğin fark neredeyse 1 kg eder. Zaten bu kadar fark varsa gerek yok ki alt sokağa yürümene, bir seferlik Cuma'ya kadar idare edecek sütü bul yeter. Ama konunun da sütü geldi bu arada...
  25. Öngörülen yağ miktarları eksiksiz konulduğunda soğuk motorda ölçüm yapıldığında yağ seviyesi üst çizginin birkaç mm üstünde olabiliyor. Yağ konusu çok kritik değil, defalarca yazdım, Ford standardını karşılayan her yağ normal kullanım koşullarında sorunsuz iş görür ve bir olumsuzluk nedeni olmaz. Önermeler ticari ortaklıklara bağlıdır. Eskiden de Mobil öneriliyor idi. Daha iyi olduğu anlamına gelmez. Standardı karşılamak bir yeterliliktir ve yeterlilik nitel bir kavramdır, az yeterli, çok yeterli olmaz. İçiniz rahatladı, sorununuz giderildi, servise güven tazelendi. Herkes mutlu sanırım.
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.