Jump to content
2019 Temmuz ve 2023 Mart arası tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeniden kayıt yapınız ×

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    16.837
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    724

Cem Boneval tarafından yazılan her şey

  1. Şekilci olma, görünüşe bakma, gidişine bak. Tabii sonuçta her şey zevk meselesi... Değil elbette. Ama belli ki Ford yeni nesil motorlarını bu yapı üzerine kuracak. Ve elbette daha az performanslı versiyonları olacak. Belki 150-160 PS gibi. Belli bir deneme sürecinden sonra bu ünite ile devam edeceklerini düşünüyorum.
  2. Gözden kaçmasın 3 silindir 1.5L EcoBoost motor. 1.0 EB'un abisi olmuş Uzun süredir dedikoduları vardı, şimdi gerçek oldu ve Yakubun yazdığı gibi yeni Focus'ta da geleceğine şüphe yok. 200 PS, 290 Nm tork ve öngörülen 6.7 saniyelik 0-100 km/h ivmelenme süresi çok şey vaat ediyor. Hoş Ford'un söylemleri eylemlerine göre genelde biraz abartılı olur ama bence mümkün görünüyor. Motor, direksiyon ve stabilite sistemini kontrol eden sürüş seçenekleri de yeni olmasa da küçük Ford'lar için bir ilk: Normal, Spor ve Pist şeklinde ayarlanmış. Bu sistem aynı zamanda elektronik ses kontrol sistemini ve aktif egzoz ses kontrol valvini de kontrol ediyor. Zaten değişik ve güzel olan 3 silindir sesi amplifiye edilerek kullanılıyor. Motor VAG grubunun uzun süredir kullandığı silindir deaktivasyon tekniğine de sahip. Hem 3 hem de 5 kapı gelecek ve hiç olmadığı kadar kişiselleştirme seçenekleri olacak deniliyor (bkn. o niye yok bu niye yok diyecek müşterileri düşünüp ümitsizliğe kapılan Otosan planlamacıları). Özgün ön panjur ve 18" jantlar dikkat çekici. Recaro koltuklar başarılı görünüyor, oturup denemek lazım tabii ki... Yeni motor optimize edilmiş türbin tasarımına sahip turbo beslemesi ile düşük devirlerde yüksek tork sağlayabilecek deniliyor. 14 ms düzeyinde bir hızla devre dışı kalabilecek silindir deaktivasyon teknolojisi 3 silindir için bir ilk ve tüketim ekonomisine katkısı olacaktır kuşkusuz. Alüminyum motora entegre egzoz manifoldu gerek daha çabuk ısınmayı sağlaması, gerekse egzoz gazlarının daha çabu turbo ünitesine ulaşmasını sağlayarak verimliliği arttırıyor. Sürüş modları neleri kontrol ediyor? Motor kontrol değerleri, çekiş kontrol, elektronik stabilite kontrolu, egzoz sesi ve EPAS direksiyon sistemi. Normalden piste tüm kontrol hızlı ve zevkli sürüşe izin verecek şekilde değiştirilebiliyor. Focus RS'te gördüğümüzün farklılaşmış hali. Torque Vectoring Control teknolojisi ile süspansiyon sistemi, değişik düzeylerde ayarlanabilen ve hatta devre dışı bırakılabilen ESP ile her zevke hitap edebilecek gibi görünüyor. Kullanıcılar vites kolu, direksiyon, kapı kolları ve kokpit dekorasyonunu değiştiren farklı tasarım paketlerinden seçim yapabilecekler. SYNC 3 ve yüksek kaliteli B&O PLAY Ses Sitemi müzik ve iletişim konularında en üst düzeyde kaliteyi sağlayack gibi görünüyor. Ben çok beğendim. Adaşım @Cem G.'nin her güzellikte bir olumsuzluk bulma çabasına rağmen kuzu postunda kurt görüntüsüne ise bayıldım. Getirsinler alalım, tepişelim, nasılsa Focus'a paramız yetmeyecek.
  3. Kuga ile hiç aram yok ama yine de sohbete katılmak isterim. Öncelikle Eren Tekin'in videosu... Maalesef iyi bir şey söylememek konusunda kararlı ve olumlu ifadeler kullanırken çok ama çok zorlanıyor. Hemen her şey için bir "ama"sı var. Bu bir değerlendirme değil sadece eleştiri olmuş. Söyledikleri yanlış değil, ama olumsuzluklar abartılı, olumlu yönler ise geçiştirilmiş. Ayrıca o gitmeyen araba ile virajlı ve kötü yollardaki agresif kullanımındaki başarıdan da "lütfen" bahsediliyor. Tüketimden de 8,5-9L/100 km olarak bahsedilmesi de olabilecek uç değerin normalleştirilmesinden başka bir şey değil. Küçük dizel motorun bu araca uygun olmadığını defaten yazdım, ama bu tüketicinin ucuz araç istemesinden ve bizim vergi sistemimizden kaynaklanan bir durum. Bana sorarsanız 1.5/1.6 EB 182 PS de yetersiz bu kasa için, bağıran ama gitmeyen motor oluyor. 2.0 dizel 150 PS giriş düzeyi olmalı, o bile heyecan verici değil ama en azından trafiğe rahat karışıp zorda kalmıyorsunuz. Bkn. otoyoldaki halim... Gelelim orta ekran eleştirisine, anladığım kadarı ile iç tasarım şöyle: STYLE TİTANİUM ve ST Line Maliyeti düşürmek için bir yerlerden kısmak gerekiyor. Bence yüksek, oturaklı ve konforlu bir araç isteyen, dizel ekonomisine meraklı, performans konusunda kendini dizginleyebilen kişiler için yeni Kuga göreceli rekabetçi fiyatları ile değerlendirilmesi gereken bir araç. Daha önce yazdığım gibi 5000 adet satışı özellikle 16 Nisan artçıları döneminde fazla iyimser bulmakla beraber ilgi çekebileceğini düşünüyorum. Yakup da yakında izlenimlerini paylaşır.
  4. 1600 kg ağırlıktaki yüksek bir araca 1,5-1,6 120-130 PS motor koyup trafik lambasından kalkışta adam avlamayı düşünmüyoruz nasıl olsa... Bunlar "cruiser", yani Osmanlıcası ile salına salına gitmek için yapılmış, ÖTV'den gemli fakiristik modeller. Hele bir de ailecek doluşup uzun yola gidin sabır neymiş öğrenin. Gerçekten satış hedefi olarak 5000 adet konulmuşsa aşırı iyimser bir rakam olarak görüyorum. Geçen yılki 1000 adetin altında akalan satış adedini düşününce zor görünüyor, ama segment geneli için çok gerçek dışı değil.
  5. Türkiye kendi otomobilini üretmek istiyor. Zarar eden bir bilinen bir Alman markasını niye satın alsın ki? Bu kadar bilinen bir marka ile halkı kandırma olasılığı çok düşük. Kaldı ki bu konjonktürde Fransızları beğenmeyen Merkel'in Türkiye'yi kabul etmesi ancak mülteci kartı oynanırsa olur.
  6. Kim ne teklif vermiş acaba? Kamulaştırma mı düşünülmüş? Yani devlet mi alacakmış?
  7. Genleşme haznesinin kapağı da bir eksiltme nedeni olabiliyor.
  8. Bu uyarıyı değişik kullanıcılar da aldılar, üstelik arabaları daha yeni iken. Sorun Ford'un üretim sürecinde fren hidroliğini doldurma konusunda biraz cimri davranması. Yetkili servislerde hidrolik sıvısı eklenerek bu uyarının önüne geçildi ve geçilmeli. Ayrıca hidrolik haznesinde piston yolunun değişimini karşılayabilecek pay var. Yani ekleseniz de sorun olmaz. Ve balata değişimi için hidrolik sıvısı uyarısını beklemek son derece YANLIŞ bir uygulama olur, kaçının...
  9. Merdaneli bir test sisteminde her bir tekerlek için ayrı ayrı fren gücü tespit ediliyor, sonra elde edilen değerler aks başına düşen ağırlığa bölünüyor ve 100'le çarpılıyor. Tabii bu düzenekte ölçümü yapan merdanenin aynı zamanda tekerlek başına ağırlığı da ölçmesi gerekiyor ki gelişmiş sistemlerde bu düzenek var. Sizin ölçüm yaptırdığınız yer nasıl bir sistem kullanıyor bilemem. Tabii bir seçenek de dört tekerleğin ölçümünü toplayıp ruhsatta yazılı ve genelde yanlış olan toplam araç ağırlığına bölmek olabilir. Tersten gidersek aracınız yaklaşık 1350 kg olduğuna göre toplamda 985 kg'lık bir frenleme performansıelde edilmiş. Yeterlikte yasal sınır %50, bu durumda %73 güvenli demektir. İdeali ndir, çok fazla değişkenden etkileneceği için kesin konuşmak doğru olmaz ama 90'ları görebilmek gerekir. Tabii bu kadar rakamalar üzerinde duruyoruz ama hataya neden olabilecek o kadar çok faktör var ki bu düzeneği çok ciddiye almak bence anlamlı olmaz. Fren balataları ne kadar gider? Kullanma alışkanlıklarına, iklim koşullarına ve balata kalitesine bağlıdır. Hızlı ve sert kullananlarda Focus için 30.000 km sınır kabul edilebilir. Sakin kullananlarda bu 50-60.000 km'yi aşabilir. Ani soğumalar, ısınmış fren sistemi ile sudan geçme, dağ inişlerinde sürekli fren ağırlıklı kullanıldığında olabileceği gibi aşırı ısınma, trafikte öndekine yaklaşıp ayağını sürekli hafif frende tutma alışkanlığı, sürekli yüklü araçla seyir gibi etkenler balata ve disk ömrünü kısaltır. Balata değişimine karar vermenin en kolay yolu aşınmanın gözle kontrolüdür. Genelde jant kollarının arasından balata görünür. 3 mm altına düşmüşse, ya da kanal varsa kanal silinmiş ise değişim uygundur. Bunun dışında fren performansında bariz hissedilen azalma, fren yapıldığında sarsıntı, uğultu gibi bulgular da değerlendirilmelidir. Genelde diskler uygun şartlarda kullanılmışsa iki balata ömrü kadar gider, yani her ikinci balata değişiminde disklerin de değişmesi gerekebilir. Fren esnasında belirgin titreme disklerin bozulduğunu gösterir. Torna ile düzeltmeden kesinlikle kaçınılmalı ve diskler değişmelidir. Baskı balata kullanım tarzına göre çabuk aşınabilecek bir parça olmasına rağmen 21.000 km her koşulda az. Ancak garanti kapsamında değildir. Ola ki gerçekten net görülebilen bir imalat hatasına rastlanılsın. Servisler genelde garanti kapsamı dışında tutmak eğilimindeler haklı olarak.
  10. Avrupa basını Opel'in GM tarafından Mart ayının ilk haftasında PSA grubuna satılacağını bildiriyor. Bloomberg tahmini satış bedelinin 2 Milyar Avro düzeyinde olacağını duyurdu. PSA grubu 2016 yılındaki 51 Milyar cirosu ve 1,73 Milyar Avro net kârı ile böye bir yatırımı yapacak güce sahip. Özellikle Mokka ve Ampera ile ilgilendiği bilinen PSA grubunun birleşmeden sonra yıllık 1,5-2 Milyar Avro civarında tasarruf hedefi olduğu da yazılıyor. Peugeot CEO'su Tavares'in Merkel'e Rüsselsheim'da yerleşik Opel'in üretim, yatırım ve istihdam politikalarının özerk bir şekilde Almanya'da devam edeceğinin sözünü verdiği de iddia ediliyor. Tabii benzer koşullar kardeş üretici Vauxhall-İngiltere için de geçerli olacak. Birleşmeden sonra bir geçiş döneminin olacağı ve 2020 yılından önce operasyonel köklü değişikliklere gidilmeyeceği düşünülüyor. GM için zarar hanesinde yer alan Avrupa işletmeleri Opel ve Vauxhall için uzunca bir süredir PS grubu ile devir pazarlıklarının yapıldığı biliniyor idi. Ancak tüm güvence sözlerine rağmen Avrupa işletmeleri işçi çıkartma başta olmak üzere tasarruf tedbirlerinin kurbanı olma korkusunu yenememiş görünüyor.
  11. Mondeo'ya gömülüyorsunuz, Kuga'da yükseklerde geziniyorsunuz. Zevk meselesi...
  12. SUV kullananlar çok çabuk alışıyor yukarıdaki olmaya, ve kolay kolay da aşağıdakilerin arasına inmeye tenezzül etmiyorlar. İç hacim açısından çok fark olmasa da Mondeo arka koltuk ve bagaj açısından daha avantajlı olur. Sürüş olarak ikisi de hantal kalır, Mondeo daha düşük ağırlığı, Kuga ise şanzımanı ile biraz ataklık hissi verebilir, ama her şartta sakin kullanmaya, kimseyle kapışmamaya kendinizi alıştırmanız gerekir. Süspansiyon konforu açısından Mondeo önde sayılır, Kuga biraz daha "darbeci" olur, ama çok da rahatsız etmez. Yine Kuga yüksek olmasına rağmen başarılı süspansiyon geometrisi ile virajlarda pek Mondeo'yu aratmaz. Ancak yüksekliği otoyol sürüşlerinde son hızı etkiler. Kuga ST Line tasarım olarak hoş. Ben SUV ve büyük araba sevmediğim için ikisini de almazdım, ama bu ikisinden birisi olacaksa Kuga'yı tercih ederdim. Dar sokaklı şehir içlerinde ikisi de uygun olmaz.
  13. Bazı motorlarda bu olabiliyor, bende de 4-5 ayda su seviyesi Max'tan Min'e düşüyor, yılda iki kere tamamlıyorum. Bu düzeyde ise anormal değil. Ama ben olsam servisin canını sıkardım sorunu gideremedikleri gibi gereksiz işlem yaptıkları için.
  14. Lastik ölçüsü sıkıntılı gerçekten. 245 gerçekten gerekli mi pek emin değilim. 235/45 de bakılabilir pekala. Kumho fiyatı kadar lastik, yani tasarruf ederken bir miktar performanstan da ödün veriyorsunuz. Frenleme, erken sertleşme, ıslak tutuş vb. Mesela Hankook S1 evo 2 değişik arabalarda deneme şansım oldu, bayağı iyi ve premiumlarla rekabet edebilecek düzeyde ama fiyatı %50 pahalı. ÖZetle ekonomi odaklı düşünürseniz performanstan ister istemez ödün vereceksiniz.
  15. Güle güle kullan. Görüntü kalitesi mükemmel.
  16. Rolex Submariner ile Omega Seamaster mı, Speedmaster mı karar veremedim. Yazana bakıp hedefi ona göre seçeceksin...
  17. Ben de sordum ama şimdilik cevap alamadık...
  18. Bir önceki mesajınızda soru "Ford - Otosan bu satış miktarından memnun mu?" şeklinde idi. Takdir edersiniz ki bu soru müşteri tarafından geldiğinde biraz amacını aşan nitelikte ve bilgi alma sınırlarının içinde olduğunu söylemek kolay değil. Modellerle ilgili sorular kuşkusuz sorulabilir, bu konuda da bayilerine yönlendirmeyi tercih edebilirler. Otosan'ın savunmasını yapmak gibi bir niyetim yok bu arada, ama genelde içine kapanık bir devlet dairesi gibi çalıştıklarını düşündüğüm için piyasaya yönelik politikalarını içeren bilgilendirmelerini son kullanıcıya yapmalarını beklemiyorum. Niye araba alacaklara sormuyoruz "Neden Mondeo almıyorsun arkadaş" diye?
  19. Bu soru hangi bağlamda soruluyor?
  20. 1.6 EB 200 PS: Bildik motorla çok rekabetçi bir başlangıç olur. 1.6 EB 182 PS: Bununla başlayalım, yeterli üretimi var, sonra yine bir özel seri çıkartır müşterileri tavlarız diye düşünülebilir. Yukarıdaki motorların 1.5 versiyonu olur, üretimin standardizasyonu açısından avantaj sağlayabilir. Sürpriz yapıp 1.0 EB'u canlandırıp 160-180 PS bandında sunabilirler. Bana kalsa ben 1 isterim.
  21. Daha önce de yazdığım gibi Sport Line güzel sayılır, ama bu giriş düzeyi bence de ebleh ve çirkin. Kocaman bir çim biçme makinesine benzemiş. Görünen o ki bunun da makyajı beklenecek. Ford için giderek üzülüyorum. (bkn. kendi halini görmeyen adam)
  22. Memnun olabilir, ne de olsa peugeot ve Toyota'dan, ve hatta Jaguar'dan fazla satmış. Ayırca Otosan bize niye cevap versin ki??? Yönetim kurulu muyuz ki? Ülkemizde satışları önemli ölçüde kanaatler ve alışkanlıklar belirliyor. VAG grubu sınıfında genellikle en iyi arabayı üretiyor. Son yıllardaki rekabetçi fiyat politikası ile birleşince piyasanın zirvesine yerleşiyor, bu durum Türkiye'ye özel değil. Avrupa'da da böyle. Ford basit, sağlam ve ekonomik olarak bilinirken kalitede yarım sınıf, fiyatta bir sınıf yükselmeye çalıştı. Bu da hemen satışlara yansıdı ve algıda olumsuzluğa yol açtı. Müşteri parasına göre en iyi araba peşinde, bu Ford'da yok! En azından artık yok. Hele Mondeo zayıf ikinci eliyle hepten yaralı. Tabii bu arada ilginç olan benzer ürün gamı ve fiyat politikası olmasına karşın kasa değiştirecek olmasına rağmen Insignia'nın hala şaşırtıcı bir satışa sahip olması. Nedeni bence tamamen algı yönetimindeki başarıları. Otosan piyasaya göre bütçesini yapıyor, hedefini göreceli güvenli ve mütevazi tutuyor ve bu hedefi tutturunca da mutsuz olmuyor en azından. Bu arada Ford'un derdi niye bizi gerdi?
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.