Jump to content
2019 Temmuz ve 2023 Mart arası tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeniden kayıt yapınız ×

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    16.837
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    724

Cem Boneval tarafından yazılan her şey

  1. Muhtemelen aynı balataları kullanmıyoruz. Geçmiş arabalarımda ustalar normal balata ömrünü en az %50 aşmama şaşarlardı, bu sefer olamadı, ki yaşlanıyor ve yumuşuyorum, ona rağmen
  2. İlkine katılamıyorum. DTC öncelikle motorun torkunu düşürerek, yetmezse patinaja düşen lastiğe hafif frenleme yaparak devreye giriyor, ayrıca ESP'de fren balatalarını yeri geldiğinde kullanıyor. Ancak bu süreç toplam fren yapma süresi içerisinde ihmal edilebilecek düzeyde. Günde 40-60 dakika araba kullanıyorsam DTC belki bir - belki iki defa devreye giriyor, ama sürekli fren yaparak seyir halinde oluyoruz trafikte. İkincisi yerinde bir uyarı, balata ömrünün 30.000 km/2.bakım gibi olduğunu unutmamak ve disk masrafından kurtulmak için zamanında değiştirmek kötü bir fikir değil.
  3. Tolga vermiş zaten OZ Ultraleggera ve Superleggera en hafif jantlar ve 18'likler 8 kg civarında, ama pahalı haliyle...
  4. Bu tür jantlarda çelik yok, alüminyum ve/veya magnezyum kullanılıyor, daha pahalı ve gerçekten hafif olan modellerde de titanyum var. Yapısal özellikleri ağırlığa da yansıyor, görsel olarak fikir sahibi olmak mümkün değil ağırlığı konusunda, teknik özelliklerinden bakmak lazım.
  5. Hala http://www.sky.fm/play/newage Sakinleştiriyor...
  6. Site ile ilgili sorun çıkacağını sanmam. Ancak maliyetlere bakarsak pek iç açıcı değil. Avro'nun 3 TL civarında olduğu ve gümrükte sıkıntı olmazsa bile -ki jant ithali ile ilgili bilgim yok- muamele ve KDV'nin %20-25 üstüne bineceği düşünülürse bir takım janta 4000 TL vermek ne kadar akıl karı bilemedim. Borbet Titnaium'larda gelen jantı imal eden, bilinen ve güvenilir bir Alman markasıdır. Diğer iyi bir marka da Ronal'dir mesela. Hafif alaşım jantaların büyük çoğunluğu alüminyum alaşımlıdır zaten. 17 mi, 18 mi? Buna kişi isteklerine göre karar verecek, 17" ile 215/50-17 lastik kullanılır. Daha ucuzdur, hem lastik hem jant, yanak genişliği nedeniyle daha konforlu, taban genişliği nedeniyle yol tutuş performansı göreceli düşük ve görselliği göreceli zayıftır. 18" ile 225 veya 235/40-18 lastik kullanılır. Pahalıdır, dar yanak nedeniyle serttir, daha iyi yol tutar ama yoldaki her çizginin/oyuğun/engebenin peşinden gider, yakıt tüketimini arttırır, ama görsel olarak daha hoş olur.
  7. Yeni Focus'larda ön balatalar ancak 30-35.000 km dayanıyor, ancak disk için bu süre gerçekten kısa. Bitme değil de bir tür dengesizlik olabilir, sıcak disklerle suya girince yapısı biraz bozulabiliyor ve özellikle düşük hızlarda frenlemede tutma - bırakma şeklinde kendini belli ediyor bu durum. Değişim şart değil bu şartlarda, prensip olarak her ikinci balata değişiminde diskin de değişmesini hedeflemek lazım. Sanırım ben de olsam dışarıda değişim yaptırırım bu şartlarda. Bu arada yetkili servis balata fiyatları düşmüş, iyi haber, bir ara 250-300 TL arası idi.
  8. Hava filtresinden gelen boru ana boru mu yoksa karter havalandırması borusu mu, yani ince mi? Bence ikincisi ve bu da bir şey yapmaz. Ben mazot taşıma sistemini -pompadan enjektöre- gözden geçirin derim, doğru dürüst bir usta görsün, buradan pek yardım olmaz.
  9. @Emrah Karaalan, 1. Çalıştır, yürü, beklemeye gerek yok, dizelde de yok. Sadece dondurucu soğuklarda düzenli çalışır hale gelsin motor, yani devir rölantide sabitlensin, o da birkaç saniye sürer. 2. Ne kadar düşük devir o kadar ekonomi. Ekonomik kullanım için vites değişim göstergesine uy, keyif için nasıl istiyorsan öyle bas. 3. Dene görürsün (bayılmayacağını)
  10. Focus global değil mi? Bizimkiler parçalanıyor mu?
  11. Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde park yasağı olmayan ama görüş açısından riskli bölgelerde gece park edince yol tarafındaki park lambalarının yanık bırakılması önerilir, bu nedenle var bu özellik. Unutkanlığın çoğu zaman istenmeyen sonuçları olur...
  12. Renault yok, aaaa Opel de yok Bu arada 2013 yılında yapılan testler niye 2014 ödülleri oluyor?
  13. Neyse ben yardımcı olayım. Ses sistemini açın, sonra sırası ile şunları yapın: Menu => Ses => DSP ekolayzir => En alttaki seçenek kapalıyı seçin => Menu Işık sönmüş olacak. Sonra baştan başlayıp DSP ekolayzirdaki hazır ses profillerini sık dinlediğiniz müzikte deneyin ve en beğendiğinizi seçin, mesela ben klasikte tutuyorum. Bu arada DSP altında TA'da yanarsa uğraşmayın diye şimdiden yazayım, TA düğmesine basınca söner. TA Traffic Anouncement kısaltmasıdır ve radyo yayınlarında trafik anonsu geçildiğinde müziği kesip anonsu dinletir, Türkiye'de bu sistem kullanılıyor mu emin değilim... Şimdi şuraya uğrayıp aracınızın kılavuzunu indirip inceleyin: http://www.ford.com.tr/ford-servis/kullanici-el-kitaplari Açıkcası basitçe çözülebilecek sorularda hiçbir çaba gösterilmeden tekrar tekrar doğrudan buraya sorulması bizlerde de zamanla bıkkınlık yaratıyor, empati rica ediyoruz! Yazdıklarımı nereden bildiğimi ben de bilmiyorum, ama kılavuzdan değil
  14. Cem Boneval

    Oto-Bulmaca

    Bence de, Juke kadar çirkin olmuş...
  15. Cem Boneval

    Oto-Bulmaca

    Tanıyan var mı?
  16. Seat Leon lansmanından sonra epeyi sessiz kaldı Cupra için, ama son günlerde neredeyse satışa hazır Cupra ST bolca fotoğraflandı. Önümüzdeki yılın ortalarına çıkar satışa diye düşünüyorum. Tabii Doğuş Ibiza'da yaptığı güzelliği bunda da yapar mı göreceğiz bakalım. Ancak 2.0 268 HP makine ile özellikle bu karoseri çok hoşuma gitti. Alırım ha!
  17. Aldıysanız artık sadece hayırlı olsun demek düşer bize...
  18. Kıbrıs'ta ucuz olabiliyor ise bizde niye pahalı? Yoksa nedeni Kıbrıs'ta ucuz olması mı?
  19. DSP ne? Benim bildiğim "Digital Sound Pocessing" var. ESP olmasın? Bir de sürekli mi yanıyor?
  20. Mucizeler olur, inanmak lazım
  21. Bu çok sorulan ve genelde tartışmaya açık cevap verilen sorulardan biri. Hernekadar Serdar bir önceki sayfada kesin zararlıdır şeklinde çok net bir söylem kullanmış olsa da bende baştan net yazayım öngörülen miktarın kabaca %10'una kadar fazla yağ konulmasının motora kayda değer bir zararı olmaz. Sonra da fazla yağın ne etkileri var onu irdeleyelim (yazdıklarımın daha kolay anlaşılması için aşağıdaki çizimden faydalanılabilir). Yağ karterde toplanır yağ pompası üzerinden yağ kanallarından tüm hareketli elemanları yağlanmasını sağlayacak şekilde püskürtülür. Yağ pompası karter dibinden yağı çeker filtreden geçirerek yağlama sistemine aktarır. Dolayısı ile iyi bir yağlanma olması için karterde sürekli bir miktar yağ olması gerekir. Yağın geri dönüşünde ve karterde toplanmasındaki ataleti ve özellikle yüksek devirlerde bunun pompayı beslemede sıkıntı yaratacağı bilinir ve mesela o esnada hızlı bir viraj dönüşü nedeniyle yağın merkezkaç etkisiyle karterde yer değiştireceğini ve pompaya gelen miktarın azalabileceği düşünülürse karterde yeterli yağ olması durumu önem kazanır. Hatta sırf bu nedenle yarış araçlarına kapasitenin %20'sine kadar fazla yağ konulabilmektedir. Özetle az yağ olacağına çok yağ olsun (yukarıda belirttiğim yüzdeyi aşmamak koşulu ile) Karterde yağ haddinden fazla olursa ne olur? En sevimsizi krank milinin yağın içinde yüzmesidir. Bu durumda mil hareketleri yağda hızlı bir karıştırıcı etkisi gösterir ve ciddi köpüklenmeye neden olur. Köpüklenme demek hava kabarcıkları demek, bu da yağ pompasından zaman zaman hava nedeniyle yağ akımının sekteye uğraması ve yağ filminde kopmalar demek, yani yağlanma yetersiz olur ve bu motorun ömrünü gerçekten kötü etkiler. Yağ fazlası artan basınç ile genelde karter havalanmasından atılır. Karter havalandırması da çoğu araçta negatif basınçtan faydalanmak amacı ile emme manifolduna bağlı olduğundan bu durum silindirlere yağ püskürtülmesi demektir. Yağ silindir içinde yakılıp atılsa dahi eş zamanlı ciddi kurum oluşumuna neden olur ve kurumlanma yanma odasının tüm yüzeylerine yapışarak uzun vadede ciddi performans düşüşlerine ve düzensiz çalışmaya neden olur. Carbon clean kısmen çözüm olabilir. Sistemdeki yüksek basınç karter havalandırması ile giderilemez ise motordaki sızdırmazlık elemanlarını zorlayarak dışarıya ve/veya piston içine sızar ve bir önceki maddede bahsettiğimiz kurumlanma süreci burada da gündeme gelir. Sonuç olarak %10'a kadar kapasite fazlası sistem tarafından rahatlıkla tolere edilir. Bunu aşan durumlarda motoru bloke etmese dahi uzun vadede istenmeyen sonuçlarla karşılaşma olasılığı yüksektir. Servislerdeki genel uygulama Max çizgisini çok az geçecek şekilde yağ konulması yönünde ve bunun herhangi bir zararlı etkisi olacağını ben düşünmüyorum.
  22. Bir kez daha yazıyorum, konunun çekiş kontrol ile alakası yok. Ama ikisinin de nedeni aynı, yeterli traksiyon olmaması. Lastikler patinaja düşüyor, mesela ıslakta, yeri kurutuyor ve bir anda tutunup ileri fırlıyor, sonra yine kayıyor ve tekrar tutunuyor ve hızlanana kadar bu birkaç kez oluyor. Her tutunmayı darbe olarak algılıyoruz. Kayma olduğu için arada TCS de devreye giriyor tabii...
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.