“Ya hatalarınla yüzleşir, ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.” Dostoyevski
--15 dakika sonra eklendi--
Istanbul Tıp Fakültesinde 70'li yıllarda okurken rahmetli anatomi hocamız Prof.Dr. Sami Zan'ın öğrencisi olma şansını yakaladık.
Başarıl bir anatomi hocası olmanın ötesinde insan sarrafı ve mizah yönü güçlü bir filozof idi.
Derslerinde söylediği ve/veya ona atfedilen bazı sözlerini buraya alıntıladım.
Hekim olmak her konuya hâkim olmaktır.
Bence en acınacak insan, görevinde ücretten başka bir şey alamayandır.
Meyvesi çamura düşüyor diye ağaca mı lanet edilir?
Hekim hastasını nadiren tedavi, genellikle teselli eder.
Üniversiteye giripte çıkamayanlara profesör denir.
Okumak sanatı esasları hatırlamak, ayrıntıları unutmaktır.
Biz sidikle pislik arasından dünyaya geldik, öğünmemiz nedendir?
Hayat size bir limon verirse siz onu limonata yapınız.
Hayat, üstü pamuklarla örtülü bir kazık tarlasıdır.
Dilediğin gibi yaşa, nasılsa öleceksin!
Hayatta mutlu olmak yalnız aranılan insanı bulmakla değil, aranılan insan olmakla mümkündür.
Söndüremeyeceğin ateşi yakma!
Yüksek makamlar yalçın kayalara benzer. Oralara nadiren kartallar, çoğunlukla kertenkeleler çıkar.
Yolun ilerisini göremiyorsanız dönemece gelmişsiniz demektir.
Aşk hayatta her yaşta insana musallat olan bir hastalıktır.
Mutluluk insanın sevdiği işi yapması değil yaptığı işi sevmesidir.
İbret al, ibret olma.
Hastalık randevu ile gelmiyor ki sen hastaya randevu veresin.
Doktorluğunuz kalbinize oturmadıkça doktor değilsiniz.
Para iyi bir uşak kötü bir efendidir.
Zaman paraya benzer, lüzumsuz sarf edilmedikçe yeter.
Geleceğin en iyi habercisi geçmiştir.
Dünyada değeri en zor anlaşılan şey doğru sözdür.
Büyük mutluluklar açı çekmeden elde edilmez.
Ana baba evladını yeryüzüne getirir, hoca onu gökyüzüne çıkarır.