Yeni Mondeo en azından dış tasarımı ile gerçekten övgüye değer ve bence hiç bu kadar güzel olmamıştı.
Aslında dikkatli bakınca pek çok aracı görmek mümkün: Aston Martin, Jaguar, Mitsubishi, belki Citroen C5, Volvo.
Ama tüm bu anımsatıcı unsurlara rağmen bu haliyle çok kişilikli ve özgünlüğü vurgulayan bir tasarıma sahip.
önden bakınca dev panjur belirleyici unsur ve buna Ford'un yeni yüzü olarak alışmamız lazım. Focus ST'de de buna vurgu var, ve xx.kez yazıyorum 2014 yılında makyajlı gelmeye başlayacak Focus'larda bu yüz olacak.
Yanlara doğru uzayan çatık kaşlı farlar, panjuru alta doğru tamamlayan havalandırma girişleri, yana doğru açılımı vurgulayan sis farlarını barındıran ve altta spoyler dudakları ile bütünleşen bölümlerle önden görünüş bence sınıfının en dikkat çekici ve güzeli.
Yandan bakınca da vurgulu omuz ve etek çizgileri, kapıya alınmış aynalar, yatık ve alçak cam çerçevelemesi son derece dinamik bir çizgi sunuyor,
Arkada da simetrik yapı, bagaj üstü mütevazi spoyler, kaş şekilli stoplar ve egzos çıkışları ile çok hoş bir bütünlük sağlanmış.
İki eleştirim var, ilki sürücü kabininin yandan oldukça basık görünmesi, kesin karar için canlı görmek lazım, ancak arkada oturan uzun boyluların baş serbestliği konusunda bazı endişelerim var.İkincisi de arka bagaj/tampon tasarımında muhtemelen aerodinamik kaygılardan oluşmuş altta bolca girinti çıkıntı olması.
Yalnız iç tasarımda sıkıntı var, orta konsol iyi ama, gösterge paneli maalesef olmamış, öncelikle çin'den gelme oyuncaklar gibi fazla yanarlı dönerli, ayrıca devir saati çok eğreti durmuş, tabii bu yorumumu Fusion'a göre yapıyorum, Amerikan zevki bir başka oluyor, umarım Mondeo farklı olur.
Yine de tümünü değerlendirmek gerekirse benden ve
Motor olarak bence giriş düzeyi direkt 1.6 EB ile başlamalı, yanına 1.6 TDCi'de olabilir.
Tasarımda Türk asıllı Murat Güler'in de etkin olduğunu da hatırlamak lazım.
İlk fırsatta yollarımızda görmek dileği ile...