Yanıtlama zamanı: Şubat 20, 201313 yıl comment_151050 Trafikte kural tanımazlık öyle bir hal almış ki, insan dört bir tarafında ilerleyen sürücülerin ne yapacağını bir türlü kestiremiyor.İstanbul trafiği nispeten bu durumu üzerinden atmış ama diğer şehirlerde durum pek o kadarda iç açıcı değil.Yaya geçidini tamamen kapatanlardan, ışıksız yerlerde yayaları adam yerine koymayanlardan, kendini yolların tek hakimi sananlardan, kırmızı ışıkta sağa serbest yönünü kesenlerden, gösteri yapar gibi makas atanlardan daha bunlar gibi bir sürü kuralları ihlal etmeyi marifet sanan, sorulduğunda ise her şeyi bilen, insana saç baş yolduran magandalardan... hangisinden bahsetmeli? Köklü eğitim şart yoksa dünyanın en pahalı yakıtını kullanan ülke ünvanının yanında trafik terörünün en fazla mağdur ettiği ülke ünvanı da bizde kalacak gibi... Çoğu anlattığınız İstanbul'da da var da burada kimin ne yapacağı daha tahmin edilebilir. Saygı olmasa da bazı kurallara daha çok uyuluyor. Şerit ihlali az, kırmızı ışıkta geçen az gibi. Raporla
Yanıtlama zamanı: Şubat 20, 201313 yıl comment_151052 Saygı karşılıklı olur umarım. Bence bu olayların hepsi kişilerle alakalı, olabilecekleri bilip hala tehlikeli kullanan bir çok kişi de var. Raporla
Yanıtlama zamanı: Şubat 20, 201313 yıl comment_151057 Çoğu anlattığınız İstanbul'da da var da burada kimin ne yapacağı daha tahmin edilebilir. Saygı olmasa da bazı kurallara daha çok uyuluyor. Şerit ihlali az, kırmızı ışıkta geçen az gibi. Saygı karşılıklı olur umarım. Bence bu olayların hepsi kişilerle alakalı, olabilecekleri bilip hala tehlikeli kullanan bir çok kişi de var. Evet İstanbul'da da var ama yapılabilecekleri insan iyi veya kötü tahmin edebiliyor, bu yüzden İstanbul trafiği nüfusuna oranla absorbe ediyor.Kural ihlali yapanların çok büyük bir oranı kuralları bilen ama uygulamayan, direksiyon başında kişilik bozukluğu yaşayanlar zaten. Raporla
Yanıtlama zamanı: Şubat 20, 201313 yıl comment_151061 Trafik düzenin değişmesi insanımızın değişmesine bağlı. İnsanımızın değişmesi de eğitim ve öğretime. Eğitim için bilinçli anne babaya-iyi aile yaşantısına-sağlıklı bir sosyal yaşama, Öğretim içinse kaliteli bir eğitim sistemi ile birlikte kalifiye bir öğretim kadrosuna ihtiyaç var. Sizi bilmem ama yukarıda ki paragraf uzadıkça benim içim kararıyor. Zira milenyumdan itibaren Dünya daha bir hızla dönerken biz İstanbul trafiği gibi ilerliyoruz ! Raporla
Yanıtlama zamanı: Şubat 21, 201313 yıl comment_151074 İnsanımızın değişmesi de eğitim ve öğretime. Eğitim için bilinçli anne babaya-iyi aile yaşantısına-sağlıklı bir sosyal yaşama, Öğretim içinse kaliteli bir eğitim sistemi ile birlikte kalifiye bir öğretim kadrosuna ihtiyaç var. Bunun bir kısır döngü ve çıkmaz sokak olduğunun farkındasın değil mi? Son 30 yıldaki gelişmeye bakarsan sosyal yapının hemen her açıdan daha kötüye gittiğinin de farkındadır yeterine uzun yaşamışlar. 700 yıldır saltanatın etkisinde kalmış tebaanın padişah olma çabaları bunlar, her bir fertte ayrı ayrı padişah (yani kural yapıcı, kural tanımayıcı) olma eylemleri bunlar. Gelenekselleşmiş artık. düzelmesi birkaç yüzyıl daha alır. Çoğumuz görmeyiz... Raporla
Yanıtlama zamanı: Şubat 21, 201313 yıl comment_151094 düzelmesi birkaç yüzyıl daha alır.Çoğumuz görmeyiz... Ben yalandan torunlarımız belki görür falan diyordum ama siz noktayı koymuşsunuz. Raporla
Yanıtlama zamanı: Şubat 21, 201313 yıl comment_151106 Kurmuş olduğunuz bu cümleyi hissediyordum ancak bir türlü ismini koyamıyor veya buna bir isim vermek bir türlü aklıma gelmiyordu. 700 yıldır saltanatın etkisinde kalmış tebaanın padişah olma çabaları bunlar, her bir fertte ayrı ayrı padişah (yani kural yapıcı, kural tanımayıcı) olma eylemleri bunlar. konuya değinirsek bir arkadaş bulgaristana ve fransaya gitmişti araçlar okadar yavaş kullanılıyormuş ki bu ülkede kazalar nasıl oluyor diye düşünürken yolda bir kaza görmüş. tahmin edin kaza yapan aracın plakası hangi ülkeye ait? Şubat 21, 201313 yıl cem aksoy tarafından düzenlendi Raporla
Yanıtlama zamanı: Şubat 21, 201313 yıl comment_151109 Yıllardan beri Türk'lerin özgün ve çözülemez kimlikleri olduğu iddia edilerek bir gizem yaratılmaya çalışıldığına tanık oldum. Halbuki yaşadığımız ortak alan sosyolojisinin basit ve anlaşılabilir bir izahı vardı. Yine yıllardır bunu insanlara anlatmaya çalışıyorum, ama anlamamazlıktan gelmek çoğunun işine geliyor sanırım, bu kadar kör gözüm parmağına bir durumu kabullenmeye direnmenin başka izahı yok. Ve güç sahibi olanın ilk kaybettiği şey de adalet duygusu olur, ki buna da maalesef her gün her ortamda defalarca tanık oluyoruz. Güzel sözdür: "Zayıf adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir" Benden ilave: Gücünü kaybedene dek... Konu nerelere geldi. Cüneyt Ülsever ile fikir birliği halindeyim, okuyun: http://www.yurtgazetesi.com.tr/herkes-dayagini-atana-kadar-makale,3478.html Şubat 21, 201313 yıl Cem Boneval tarafından düzenlendi Raporla
Yanıtlama zamanı: Şubat 21, 201313 yıl comment_151113 Özgüven, gözü karalık, sabırsızlık, risk almayı umursamama, bir sonraki adımda olabilecekleri görememe ve olursa da kendini haklı görmeye devam edeceğini gerçeği hızlı gidenleri problem yapmakta. Umursamazlık, araba kullanma işini ciddiye almama, sorunu kendinde değil hep başkasında görerek onları azarlamaktan çekinmeme ve şartlara göre hareket edememe de yavaş gidenleri problem yapmakta. Son 2 şıkkın videosu var, Ambulansa kafasını camdan çıkartıp azar atan teyze olarak. Her şey hırs ve yolları pist görmeyle alakalı bence. 2 gündür ekonomi modunda şehir içinde hız sabitleyici ile gidiyorum, bilinçaltım "hızlan hızlan" diye bağırıyor. Ben bu sadece bende var diye düşünüyordum ancak herkes gidebileceği kadar hızlı gitmenin peşinde sanırsam. Cem abi, dayağı yese de, yediğini kabullenemeyen insanların sayısının fazla olduğunu düşünen biri olarak, bizim ülkemizin çoğunluğunun "Yenilen pehlivan güreşe doymaz" mantığında olduğunu haddim olmadan iddaa etmek istiyorum. Bunun diğer bir yan etkisi ise, "o beni yendi benim başkasını yenmem gerekiyor" kompleksi. Raporla
Yanıtlama zamanı: Şubat 21, 201313 yıl comment_151115 "Zayıf adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir.Gücünü kaybedene dek...'' Şubat 21, 201313 yıl Nihat Abukan tarafından düzenlendi Raporla
Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın