Jump to content
2019 Temmuz ve 2023 Mart arası tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeniden kayıt yapınız ×

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    16.837
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    724

Cem Boneval tarafından yazılan her şey

  1. İşin fiziğinden gidersek kullanılacak antenin uzunluğu yayın dalga boyunun yarısı olmalı. FM için ortalama 100 MHz kabul edilse dalga boyu 3 m, ideal anten uzunluğu 1.5 metre olarak hesaplanır. Nitekim eskilerde teleskopik antenler kullanılır ve bu değerlere ulaşılmaya çalışılırdı. Elektronik geliştikçe dalga boyunun 1/4'ü, 1/8'i gibi değerler kullanılarak kayıplar elektronik devrelerle telafi edilmeye çalışıldı. Bu bizi sonuçta kısa ve daha az dikkat çeken antenlere yöneltti. Burada önemli olan iki şey var: 1. Sinyal güç kaybı basit bir transistörlü devre ile güçlendirilecek (oda TV antenlerini hatırlayın) 2. Kabinin kısıtlayıcı metal kafes etkilerinden ve motor parazitinden etkilenmemesi için de olabildiğince motor bölmesinden uzak ve göğe yakın yerleştirilecek. Bulunduğumuz nokta budur. Sorun Kaansan'ın yazdığı gibi bence de tamamen maliyet sorunudur. Tabii AM için tamamen farklı bir anten gerekli, 500-1700 kHz yayınlarda dalga boyu çok uzun, ama penetrasyon gücü çok yüksek, bu amaçla radyo ünitesi içinde metal çubuğa sarılı ince bakır tel antenler kullanılıyor, ama zaten kim AM dinliyor ki?
  2. Daha önce de yazılmıştı, menzil hesabı son 10-15 dakika içindeki tüketim ortalamasına göre yapılıyor. Arkadaşlar örnekli anlatmışlar. Durum budur. Şaşıracak bir şey yoktur. İbre düşünce yakıt alınır. Türkiye gibi her adım başında benzinliğin olduğu yerde menzil hesabı önemsizdir.
  3. O zaman yandan bak Bu arada Almanya fiyatları belli oldu, Mondeo ile karşılaştırmalı veriyorum Superb Ambition 1.4TSi 150 PS Düz V 31.050€ 2.0TDci 150 PS DSG 35.450€ Mondeo Titanium 1.5EB 160 PS Düz V. 26.500€ 2.0TDCi 150 PS PS 31.300€ En ucuz model 1.4TSi 125 PS Active olacakmış, o da 24.600€ Kabaca fikir verir sanırım.
  4. Cem Boneval

    Tsi Vs Tdci

    Seat Leon niye unutuluyor acaba? Zaten tartışma armut seven biri hangi şartlarda elmaya razı olur olmuş. Fiyat konusuna gelince, ikisi de pahalı, Golf Focus fiyatında olmalı, Focus'ta göreceli ucuz olmalı...
  5. Servisin sorunu bulana kadar uğraşması lazım. Gerekirse döşemeyi ve halıları dahi söküp su basıp olası su alma yerlerini saptaması lazım. Garantiden hepsinin karşılanması lazım. Uzun sürecek bir iştir, sizin de sabırlı olmanız lazım.
  6. Olası cevapları zaten siz vermişsiniz. Üreticinin tercihi son vitesi iyicene uzun tutup düşük devir ve yakıt ekonomisini hedeflemek olabilir, bu durumda sollamalarda hızlanmak için ekstra bir vites değiştirme külfeti gündeme gelebilir. Göreceli yüksek devir = Hızlı ve güçlü tepki. Bu denklemi yasal hız sınırlamasının 120+%9,99 olduğu bir ülkede daima tercih ederim. Ayrıca motorun maksimum devrinde en yüksek hıza çıkacak bir oran makbuldür, ki bu Focus için aynen geçerlidir. Aksi halde son viteste son hıza ulaşamazsınız.
  7. Ayna katmanları ince bir cam tabakasının arkasında gümüş-alüminyum karışımı bir yansıtıcı tabaka ve en son olarak da onu koruyan bir boya tabakasından oluşur. Koruyucu tabaka zayıfsa ya da bir şekilde dökülürse yansıtıcı tabakada korozyon oluşur ve bu bölgelerde yansıtıcılık kaybolduğundan lekelenmeler başlar. Bu özellikle banyo aynalarının kenarlarında eskiden sık görülürdü. Belli ki imalat hatası, kimsenin aynanın arkasındaki boyayı sökecek hali yok. 1. Servisin başvuruyu yaptığından emin olun. 2. Yapmışlar ve red ise merkezle müşteri hizmetleri üzerinden iletişim kurmaya çalışın, mağduriyetinizi anlatın ve gerek sosyal medyada gerekse hukuki boyutta bunu gündeme getireceğinizi hatırlatın, cevaba bakın. 3. Yine olumsuz ise tüketici hakem heyetine başvurun http://www.tuketici.gov.tr/index.snet?wapp=nasilbasvurulur_tr&open=1 4. Uğraşmak istemiyorsanız ucuz yan sanayi cam bulup değiştirebilir ya da üzerine yapıştırabilir ya da böyle kullanmaya devam edebilirsiniz. Geçmiş olsun...
  8. 20 sene önce genç olanlar için çok keyfili, Y kuşağı ne der bilemem https://youtu.be/blkk3rrRXiE ----------------------------------------------------------------------------------------------- Tamamen farklı bir dünya ama @Alperen G., Itzhak Perlman'dan örnek verince hafızamda keman ustaları gezinmeye başladı, Joshua Bell'in yorumuyla Zimmer'in epik şaheserine burada değinmemek olmaz. Tabii durumda "Chevaliers de Sangreal"' es geçilmez Ve tabii Inception'dan "Time" https://youtu.be/RxabLA7UQ9k Ben seviyorum Hans Zimmer'i, farklı bir dünyaya yolculuk yapıyorum müzkleriyle...
  9. Kulakçıktan değişmeli, hızlı tepkili bir otomatik vites gibisi yok... Sol ayak frende sağ ayak gazda, alıştıktan sonra bak nasıl gidiyor... Konu dışı olsa da, aman dikkat desem de https://youtu.be/xl7O01h7MU4
  10. Şimdi size 0-100 km/h hızlanması 4 saniye altında, 0-400 m'yi 10 saniyede alıyor ve 330 km/h hıza ulaşıyor desem aklınıza ilk ne gelir? Üstelik bu araç fazla zorlanmadan ve konfordan ödün vermeden günlük yaşamda kullanılabiliyorsa? Büyük olasılıkla İtalyanların şeytani spor arabaları, belki Ferrari, belki Lamborghini, biraz daha düşününce belki Porsche düşer aklınıza değil mi? Peki ya bu araç bu seçkin markaların neredeyse üçte bir fiyatı desem? Ve de bir Amerikan klasiği olsa? Konuya hakim olanların hemen Corvette dediğini duyar gibiyim. Ama değil, en dişli rakibi. Bir de ipucu, 70'lerin otomobil meraklıları arasında kült filminin ana figürüdür kendisi, benim gibi moruklar iyi hatırlar. Hala bulamadık mı? Karşınızda yeni Dodge Challenger SRT. Bu performans aracı bu inanılmaz gücünü oldukça sade bir karoseri ve yine oldukça eski bir şasi yapısı ile sağlayabiliyor. Ucuz olmasının (ABD fiyatı 60.000$) temel nedeni de bu. Daimler'in 90'lı yıllarda Chrysler'e devrettiği E serisi şasisi üzerine inşa edilmiş, klasik Dodge Hemi V8 motoru kullanıyor, ama bildikler burada bitiyor. Motordan frenlere, yürüyen aksamdan iç mekana her şey sıfırdan ele alınarak tümüyle performans üretimine uygun olacak şekilde elden geçirilerek geliştirilmiş. Kompresörlü 6.2L V8 makine 717 PS güç ve 880 Nm tork üretiyor, haliyle bu vahşi güç aerodinamiyi hiçe sayarak aracı İtalyan egzotiklerinin sınıfına şahlandırıyor. Amerikan meraklısı değilim, ama imrenmedim dersem yalan olur. Bu arada aracın işletim sistemine girip performans ile ilgili neredeyse 100 parametre ile oynayarak konforlu şehir gezisinden pistte yarış düzeneğine kadar farklı karakterler yükleyebiliyorsunuz araca. Sabah sabah değişik bir fantezi olarak iyi geldi vallahi...
  11. Yazılanlar gerçek bir dört mevsim lastiği olabileceğini düşündürüyor. Diş yapısı kaygan zeminde traksiyonu kolaylaştırıcı ve su tahliyesini destekleyici nitelikte. Biraz GoodYear Vector'u andırıyor. Aşınma sorunu ile baş edilebiliyor ise ortalama bir yaz lastiği düzeyinde kuru performansı, iyi ıslak performansı ve kötü bir kış lastiği düzeyinde kar/buz performasnı sağlayabilir. Yuvarlanma direnci tüketime etkisini ve gürültü düzeyini belirler, ama bunlar da birlikte yaşanabilecek sorunlardır. Kala kala fiyat kalıyor, onu da göreceğiz bakalım. İlk bilgiler yaz lastiklerinin %10 kadar üstünde olacağı doğrultusunda. Hazırlandık, bekliyoruz
  12. Çoğu kasko ücretsiz çekici servisi veriyor zaten.
  13. Cem Boneval

    Vites Geçişi

    Üçten bire atmayı beceriyorsanız ikiye haydi haydi atarsınız. Zaman zaman senkromeç arızaları görülebiliyor, servise baktırın derim.
  14. Ben böyle bir programın müşteri sadakati için yeterli olmayacağı anlamında yazdım. Programda bir terslik yok, ancak sürekli seni servise ve Opet'e bağlama amacı var. Garantisi biten araçta bugünkü servis fiyatları ile çok az bireysel kullanıcı yetkili servise başvurur. Bu bağlamda eski araç indirimi son derece mantıklı ama sürekli servis kullanımı şartı olmadan geçerli olabilmeli. Ayrıca - daha hızlı işlem ve teslimde öncelik - 6 ayda bir rutin hızlı "check-up" - aracını servise bırakana merkezi bir yere geliş-gidiş servis - onarım süresi 3-7 gün arasında ise sembolik bir kira bedeli ile araç tahsisi - ve tabii genel olarak daha güvenilir ve ilgilenir servis sorumlusu karşılaması eklenebilecek özellikler olarak ilk aklıma gelenler. Kaan sen araç sahiplerinin beklentilerini çok iyi analiz edebilen ve küçük eforlarla onların gönlünü kazanmayı bilen bir yönetici olarak müşteri tutmakta göreceli az zorlanabilirsin, ama sizin camiada da yamyam çok. Ayrıca ben araç alırken yeterli indirimi her zaman aldım, servis bedellerinde de kafadan %20 indirimli ödeyebiliyorum, yani bana doğrudan faydası olmaz, hatta bu kartı kullanmaya kalksam beni ayıplarlar bile... Ama tabii bu yıllar içinde pekişmiş birlikteliğin bir sonucu. Bu kart bunu her müşteri için sağlamaya çalışıyor ve yamyamları adam etmede kullanılabilecek, ama ne kadar yeterli olur bilemiyorum. Yakubun da yazdığı gibi aslında servislerde tüm işlemlerin saat ücreti bazında bir karşılığı var, ve hepsi onu uygularsa eşit rakamlar çıkar ve hepsi eşit "yüksek" olur. Yetkili servisler - bazı işlemleri kayda almadan - yedek parça tedarikini ucuz yollardan yaparak - kar oranlarını düşük tutmaya razı olarak farklı fiyatlar verebiliyorlar. Aslında aynı durum mesela Almanya'da var, farklı servislerden farklı fiyatla çıkanlar var, ancak farklar kapı kapı gezmeyi gerektirecek düzeyde değil. Ayrıca servis ustalarından memnuniyetsizlik, sorun çözmede yetersizlik sıkıntıları tıpkısının aynısı orada da. Hatta bizim ustalarımızın çözüm üretme konusundaki yaratıcılıkları daha üst düzeyde demek de yanlış olmaz. Sonuçta: - Fiyatlar sabit değil, değişik yerlerden fiyat alın - Servise girmeden sıkı pazarlık edin - Her zaman yedekte iyi bir yedek parça tedarikçisi ve özel servis bulundurun Ben kişisel ilişkilerim nedeniyle buradaki yetkili servisten memnunum ama her işi yine de orada yaptırmıyorum, indirime rağmen yüksek fiyatları nedeniyle. Istanbul'da yaşıyor olsam muhtemelen benzer ilişkiyi Şahsuvaroğlu ile kurardım. Ve yineliyorum ben burada şimdi "kartım" var desem "abi ayıp oluyor ama" cevabını alırım.
  15. Üretici kaynaklı ne idüğü belirsiz tanıtım ve reklam amaçlı çalışmaları ben şüpheyle karşılarım. Söz gelimi "beklenmedik kar yağışlarında da değişmeyen çekiş gücü" denilmekte, mavi buzda ne olur, sıkı basılmış/buzlanmış karda ne olur bunların hepsinin detaylı cevaplarını görmek lazım. Ayrıca benim için kış lastiği sertifikasından önemlisi o diş yapısı ile "yaz lastiği sertifikası" olurdu. Yanlış anlaşılmasın, karalama uğraşında değilim, ama heyecanlanmadan bağımsız inceleme sonuçlarını bekleyelim diyorum.
  16. Çok iyimser rakam olmuş, vergilerden arındırılmış rakamdır. Eski kasa dizel 80.000'den başlıyor...
  17. Her koşula uygun lastik hem tüketicinin hem otomobil üreticilerinin hayali ve bu konuda son yıllarda çalışmalar bir hayli yoğunlaştı. Söz gelimi Pirelli hemen tüm serileri için dört mevsim seçeneği sunmaya başladı. GoodYear yıllardır ürün gamında dört mevsim lastiği barındırır. Bu rekabete uyum sağlamak için diğer firmalarda yeni teknolojiler kullanarak yeni modeller çıkarıyorlar ve pazarlama stratejisi olarak da her yeni modelin mucizeler yaratacağını iddia ediyorlar. Cross Climate'a ben bu pencereden bakıyorum, yazın yaz lastiği kışın da kış lastiği ile karşılaştırmalı testleri çıkana kadar benim için koca bir soru işaretidir. Bekleyelim görelim.
  18. Skoda giderek karizmasını arttırıyor, pazar payı ve ikinci el değeri de yavaş da olsa yükseliyor. Ben bu arabayı Mondeo rakibi olarak görüyorum. Tabii fiyat önemli, son zamanlarda kalitede olduğu kadar fiyatta da ciddi bir artış var. Bir de sanırım henüz filolara giremediler.
  19. Erzurum'un kışına kar/buz performansı yetersiz kalır. Yıl boyu kış lastiği kullanmayı deneyebilirsiniz ama...
  20. Olabilir, yani gelebilir, titreme yapmıyor ve fren performansını olumsuz etkilemiyor ise öyle kullanın kafaya takmayın. Kafaya takıyorsanız 1. Balataları söktürüp, temizletip yeniden taktırın, geçmediyse 2. Balataları değiştirin, yine geçmediyse, 3. Diskleri de değiştirin, tabii hepsi kendi cebinizden karşılanacak, yine geçmediyse 4. Arabayı satın, şeytan girmiştir içine... Kıssadan hisse bunu dert etmeyin bence ve tek sorununuz bu olsun.
  21. Cem Boneval

    Carbon Clean Nedir ?

    Bu konu gereğinden fazla abartılıyor, enjektör temizleyici, piston parlatıcı, segman kaydırıcı, gömlek aklatıcı, envai çeşit ürün var, çoğunlukla da kullanımı gereksiz ürünler. Kaliteli yakıt, uygun ısı ve kullanım koşullarında hiç bir şey yapmanıza gerek yok. Zaten yakıtların içinde yeterince deterjanlı katkılar var. Yok mazot kalitesi sorunlu ise ve motor çalışmasında olumsuzluk hissediliyor ise, kirlenmenin kaynağına ve derecesine göre değişik yöntemler kullanılabilir. Ort. 60.000 km devirmeyen motorda ise temizliğe hemen hiç gerek yok. Ürünler benzer, karbon artıklarını eriterek yok ediyor sonuçta. Depoya attığınız soğuk suda elde yıkamak ise cihazla yapılan otomatik makinede 90 derecede yıkamak gibi olur, yani daha etkili olur. Bu arada makineye bağlandığında araç depodan yakıt çekmiyor sadece makinedeki solüsyonu kapalı devre olarak kullanıyor.
  22. Cem Boneval

    Carbon Clean Nedir ?

    30.000'de ise bence ilki, en azından keyif verir ve göreceli ucuza gelir. Kötü alışkanlık devam ederse 60.000'de CC.
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.