... izninizle araya gireyim.
Öncelikle Cem Boneval'a katılıyorum. Ford-Avrupa'nın soğutma borusu değişimi ile ilgili TSB yayınlaması bence de gerekirdi. Üstelik ülkemizde yeni yayılmaya başlayan 1,0 nüfusunun aksine Avrupa'da bu araçlar oldukça popüler ve genel otoparkında bize nazaran çok daha büyük yüzde sahibi. Neden TSB yayınlamadıklarını bilmiyorum. Ama modifiyeli parça'yı resmen yıldırım hızı ile tedarik ettiklerine şahidim.
Araç değişimi vs. konusuna gelince, yenilenen Tüketici hakları yasası hakkındaki bir eğitime daha bir kaç gün önce katıldım. Ön kapaktan su sızdırma/eksiltme türü bir hasarın araç değişimi kararı aldırmayacağını kolayca söyleyebilirim. Bu arada netleşelim, ön kapak ve motor kapağı ve hatta silindir kapağı ayrı ve alakasız parçalar. Ön kapak altındaki ekipmanı ve devirdaim'i koruyan, adı üzerinde motorun ön tarafındaki null parça. Diyelim ki arıza/ayıp orada değil ... motor kapağı civarında sıkıntımız var ... gene aynı şey, bu defa da subapların + enjektörlerin üzerini kapatan ve onları koruyan kapaktan bahsediyoruz. İşin dibinde her iki -kapak- ta koruma/izole etme dışında işlevi olmayan eksik/hareketsiz parçalar. Yani sökülüp takılmalarında sorun yok ... zaten aracınıza bakım yaparken ihtiyaç duyuyorsak size sormadan onları açıp kapatıyoruz (triger kayışınız nasıl değişiyor sizce?)
... değer kaybım oluşacak düşüncesi içindeyseniz (bu arada neden değer kaybı oluşacak ki? ön kapağı açıp - kapattık diye mi?) kuşkusuz hakkınızı Tüketici mahkemesinde arayabilirsiniz (Tüketici hakem Heyeti değil, doğrudan mahkeme... artık THH'in yetkilerini mahkemelere devrettiler) ama oradan bir şey çıkmaz. Bunu bilirkişilik yapmaktan kurtulmak için (bıktım yahu) oda kaydını sildirmiş biri olarak söylüyorum.
Garanti - Mağduriyet konusuna gelince ... pardon yani! Yiğidi öldür, hakkını yeme. Araç garantide ya da değil, malzeme ve/veya tasarım ile ilgili bir sorun varsa bunu Ford'un inkar ettiğini ne zaman gördünüz?
10 yıldır CVT'lere gözümüz gibi bakıyoruz, halt ettik ... batırdık ... ama inkar ediyor muyuz? Hala gelen şanzımanları onarıyor, talep var ise (hiç bir yasal sorumluluğumuz kalmamış olsa da) ikame araç veriyor ve aracı yeniden hizmet alınabilir/kullanılabilir hale getirmiyormuyuz?
Arkadaşlar ... bakın, çok fazla -pimpiriklenmenin- gereği yok. Biraz rahat olun lütfen... her stratejik değişimlerde bu ve benzeri sıkıntılar yaşanabilir. Bu sıkıntıların bir kısmı ürün kaynaklıdır, önemli kısmı ise kafamızdaki kalıpları yıkarken kalkan düşünsel toz nedeni ile çekilir. Yok 1.0'ın canı burnundaymış, rüzgar esse motor patlıyormuş (peki) diyelim ki öyle, ne olmuş? Aracı atarsınız kafamıza, onu matbaadan yeni çıkmış para gibi yapmak bizim sorumluluğumuz ... fındık motor en fazla 300.000 kilometre dayanırmış ... hala ne olmuş? Kaçımız arabamızı o kadar uzun süre elde tutuyor ki? Türk kullanıcı yılda ortalama 12-13.000Km yapıyor (TUIK verisi) ne yani 20 yıl boyunca aynı arabayı mı elde tutacaksınız? Yoksa akşam korsan taksiye mi çıkıyorsunuz? Zaten o kadar yoğun kullanım yapacaksanız size Dizel araç öneririz, benzinli ile ne işiniz var?
Sonuç : Sinir yapmayın, işini bilen ve düzgün yapmak için de çaba harcayan bir markaya sırtımızı dayamış durumdayız. Haa! Her zaman mükemmel iş çıkaramıyor olabiliriz, ama batırdığımız zaman inkar da etmeyiz. (Bkn.Şirket Kültürü) bundan da geçtim sağlam bir lobi + bilgi paylaşım ortamındasınız, yani karada bize ölüm yok
Relax and repeat after me ... ummmm ... Om Mane Padme Hummmmm