Yanıtlama zamanı: Ekim 13, 201510 yıl comment_324281 Maksat yaptık mı yaptık kardeşim MİLLİ diyebilmek.. Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 13, 201510 yıl comment_324285 Bir de işin şu boyutu var, bence es geçmemek lazım, ki zaten biliyorduk büyük ölçüde. TÜBİTAK'ın vay haline... Seçim için gemiler yakılmış ve TÜBİTAK temelli gözden çıkarılmış. Bu olayda imzası olan, adı geçen bir bilim insanları, akademisyenler için durum çok fena. Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 13, 201510 yıl comment_324288 Acaba yanlış mı duydum. İlgili bakan 2 litre tüketim gibi bir değerden bahsetti. Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 13, 201510 yıl comment_324289 Devrim arabasının olmama sebebi de siz değerli abi ve kardeşlerim gibi geçmişteki vatanseverlerin eleştirel bakmalarıdır sanırım.devrim arabasıda illa o dönem bir arabaya benziyordu Jet fadıl da imza'yı yapacaktı karoseride hazırdı amma motor ithal diye fatih altaylı yerin dibine batırdı adamı. Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 13, 201510 yıl comment_324294 Devrim arabası eleştiren adamlar tarafından yapıldı, yatanlar tarafından bitirildi Acaba yanlış mı duydum. İlgili bakan 2 litre tüketim gibi bir değerden bahsetti. Olur hocam, elektrik destekli Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 13, 201510 yıl comment_324298 rolls royce konuşalım demiş geçenlerde davet bekliyorlarmış, belki adı geçen ingiliz firması o dur. zamanla olur ama ne zaman nasıl, hepsini zaman gösterir.. hybrid motoru kim üretmişte Türkiye yerli olarak üretecekmiş..elektrikli yi üretme ihtimalimiz, hybridi üretme ihtimalimizden daha yüksek arkadaşların dediği gibi, helikopterde, uçakta vb olduğu gibi.. %50 yerli ile başlarsın 10-15 yılda max % 90 e getirirsin. sonuçta herkes bir şeyleri bosch dan şurdan burdan alıyor, bizde onlardan alacağız.. Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 13, 201510 yıl comment_324301 Kurye %70 (%60'dan fazla. 70'e dayanacaktı) Türk malı. Bundan daha Türktür belki de Her şeyi hükümetten beklemeyip, adamlar yapıyor. Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 13, 201510 yıl comment_324303 Devrim arabasının olmama sebebi de siz değerli abi ve kardeşlerim gibi geçmişteki vatanseverlerin eleştirel bakmalarıdır sanırım.devrim arabasıda illa o dönem bir arabaya benziyordu Jet fadıl da imza'yı yapacaktı karoseride hazırdı amma motor ithal diye fatih altaylı yerin dibine batırdı adamı. aman jet den bahsetmeyin.. en son paparazzisi malum tropikal adadaki oteli.. o kadar iyi bir insansa, yapsın ufak birşeyler dürüstçe, satsın, güven tazelesin. Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 13, 201510 yıl comment_324315 Devrim arabasının olmama sebebi de siz değerli abi ve kardeşlerim gibi geçmişteki vatanseverlerin eleştirel bakmalarıdır sanırım.devrim arabasıda illa o dönem bir arabaya benziyordu Jet fadıl da imza'yı yapacaktı karoseride hazırdı amma motor ithal diye fatih altaylı yerin dibine batırdı adamı. Benzeme ile konunun ne alakası var anlayamadım. Yukarıda konuşulduğu üzere bir marka modele ait araba kamuflajlanıp, önümüze konmuş. Aracın elektrikli ya da hibrit olacağına dair demeçler vardı. Göründüğü kadarıyla araç benzinli. Elektrik destekli bir çalışma olup olmadığını da henüz bilmiyoruz. Herhangi bir teknik veri yok, paylaşılmadı bildiğim kadarıyla. Biz şu platform üzerinde bir çalışma yapıyoruz, karoseri şimdilik böyle yaptık da denilmedi. Önümüze konan bir araç var, Cadillac BLS'nin kendisi, bakın aynısı ya da benzeri demiyorum. Bu yerli araç, biz yaptık diye lanse ediliyor. Ne yapmak lazım şimdi? Vatansever olacağız diye salak yerine konmanın alemi ne? Tam seçim öncesi böyle bir şeyin apar topar önümüze getirilmesine ben başka bir açıklama getiremiyorum. Şunu da belirteyim belki böylece hak yememiş oluruz. Dilerim hiç değilse motor adına yapılmış ciddi çalışmalar vardır da ben de bu söylediklerimi yalamak zorunda kalırım. Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 14, 201510 yıl comment_324366 Devrim arabasının olmama sebebi de siz değerli abi ve kardeşlerim gibi geçmişteki vatanseverlerin eleştirel bakmalarıdır sanırım.devrim arabasıda illa o dönem bir arabaya benziyordu Jet fadıl da imza'yı yapacaktı karoseride hazırdı amma motor ithal diye fatih altaylı yerin dibine batırdı adamı. Eğer bunları şaka diye yazmadıysanız bilgi ve algı eksikliği var demektir. Devrim'in tarihçesini buradan okumak mümkün: http://www.devrimarabasi.com/tarihce.html Orada yazılmayan ise projenin baştan itibaren o dönemde ülkeyi gizliden yöneten ABD tarafından -ABD otomobil üreticileri lobisinin yoğun çalışması ile- engellenmiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Cemal Paşa daha proje bitmeden üretim yapılmaması kararını mecburen vermişti ve o dönemin medyası kullanılarak algı operasyonu ile aracın başarısız olduğu kanısı uyandırıldı.Türkiye'nin emek ve sermayesinin sömürülüşünün en somut örneklerindendir. İmza'da ise yatırımın bilimsel temelleri eksikti, verimliliği tartışmalı bir bölgeye kurulacaktı, üretim teknolojilerinin bulunmadığı bir yörede yetişmiş kadro ve yan sanayi yokluğunda kolay kolay başarı şansı verilemezdi, kaldı ki yatırımıcının iş dünyasındaki imajı da en hafif söylemi ile pek iyi değildi. Ayrıca İmza da Proton'un prototiplerinden üretilecekti ve yerlilik konusu tartışmalı idi. Konuya dönecek olursak ülkesini seven hiç bir Türk vatandaşı Türkiye'nin yüksek teknoloji alanında kendini geliştirmesine karşı durmaz. Ancak bugün yüksek teknoloji üretimi tek bir devlet-ulusun çabası ile olamayacağı gibi olması da gerekmez. %100 yerli otomobil fikri ile ortaya çıkmak ya halkın eksik olan özgüveninden göz boyayarak faydalanmaya çalışmak ve bunu tahvile/paraya/oya çevirmekten öteye gitmez. Küresel ekonomi oyunculuğu böyle kurnazlıkları kaldırmaz. Sonuç hüsran olur. Sizin benim paramız batar.Şeytanla yemek yiyenin kaşığı uzun olmalıdır. Sermayesi yerli, üretimi belli ölçüde yerli bir Türk markası oluşturulabilir, ama ekonomik fizibilitesi iyi yapılmalı, markanın ülke imajına katkısı da dahil çok yönlü düşünülmeli ve yüksek teknolojili bir niş yakalanarak yenilikçi bir yaklaşım hedeflenmelidir. Hiç birimiz Türk otomobiline karşı değiliz, ama %100 yerli fikrinden yola çıkarak vardığımız noktayı Emre Özpeynirci nasıl özetlemiş bakın:"Bakan Işık’ın dün paylaştığı fotolarda da aracın önden Cadillac arkadan Saab 9-3 olduğu anlaşılıyor. Aracın içi Cadillac BLS’den direksiyon üzerindeki gösterge paneli ise Saab 9-3’ten alınmış. Saab bu araçı ürettikten kısa bir süre sonra iflas etti. GM de hisselerini sattı. BLS modeli de Avrupa’da başarılı olamayınca tarih oldu. Yani görünen o ki, iflas eden bir şirketin modeliyle, tarih olan bir modelin kalıplarını almışız ve yerli oto yapmışız. İşte dün Bakın Işık’ın gösterdiği kamuflajlı araç, Cadillac’ın Avrupa’da başarı elde edemeyen BLS modeliyle Saab 9-3’ün karışımından başkası değil. O yüzden dün sosyal medyada, “Yerli otomobilimiz meğer ‘Milli Cadillac’mış’ yorumları yapıldı." http://www.hurriyet.com.tr/milli-cadillac-30302310 Tabii bu arada eklemek lazım ki ülkemizde hemen hiç bir iktidar, ve özellikle son iktidar, aydın ve yaratıcı nesillerin yetişmesini istemedi, güdülmesi zor olduğundan tabii ki... 12 Eylül'de YÖK ile üniversitelere takılan tasma giderek sıkılarak cılız, yetersiz ve edilgen bir akademik yapı hedeflendi ve hakkını vermek lazım ki başarıldı. Bugün Türkiye'de teknolojinin çağdaş enstrümanları ile oynayacak yetenekte insan sayısı bir elin parmakları kadardır. Ülkede hemen her yönetim kademesinde konuya hakim olmayan, bilgi ve deneyimi yetersiz insanlar "ben yaptım oldu" mantığı ile bilime aykırı bir davranış içerisindeler. Görevlendirmelerde liyakat değil de biat esas alınınca bu doğal bir sonuçtur. Yetişmiş insan gücü olmayan bir ülke küresel oyuncu olamaz. İtilir, kakılır, taşeronluk yaptırılır, önüne ne konulursa ona razı olur. Biraz abartılı olsa da geldiğimiz durum budur. Ben asla ne vatansever ne de dindar olduğumu iddia ederim, ama son yıllarda dindar ve vatansever diye ortaya çıkanlardan ülkeme çok daha yararlı olduğum konusunda hiç kuşkum olmadı. Forumdan kimseyi hedef alarak yazmadım, yanlış anlaşılmasın, sadece çevremdeki kısır ve sonuçsuz hamasi tavırlardan son derece sıkıldım o kadar. Maalesef şu yerli üretim otomobil de bundan nasibini aldı. Bu arada Devrim demişken, ben öyküyü yıllar önce defalarca aracı üreten bir avuç kahramandan biri olan yakın aile dostumuz rahmetli Y.Müh.Faruk Akyol'dan canlı dinleme şansına sahip oldum. Filmi de çevrildi, belgesel duyarlılığında ama müthiş duygusal, izlemeyenlere mutlaka öneririm.: Ekim 14, 201510 yıl Cem Boneval tarafından düzenlendi Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 14, 201510 yıl comment_324440 hepimizin arka plana attığı bir konu var. biz dünyada sektörü oturmuş,100 yılı aşkın bir süredir devam eden otomobil sektörüne sıfırdan girmeye çalışıyoruz. bunca küresel oto markaları içerisinde yer edinebilme sürecindeyiz. elbette diğer firmalardan yardım yada fikir neyse artık almak gayet normal. iranın samand markası daha 3-4 sene önceye kadar peugeot motorlarını kullanıyordu. daha yeni kendi motorunu üretmeye başladılar. bakanın açıklaması yetersiz olduğundan insanlar kandırılmış hissedbilir. ancak bugüne dek hangi siyasi böyle bir fikir ile geldi karşımıza. bize yıllarca söylenen siz araba yapamazsınız,yapsanızda tutunamazsınız,büyük paralar lazım v.s. öyle yada böyle biyerden başladık. devamı için sadece devletin yada işadamlarının değil,bizlerinde desteği önemli. kendine özgü olupta tata,lada,dacia gibi araba yapmaktansa global firmaların araçları ile oynayıp türk insanının isteklerine göre araç yapmak daha iyi değilmi? ayrıca bahsedilen 2007 cadillac modeli bugün 50-60 bin bandında fiyatı var. bu arada; cem beyin paylaşımındaki resimde rahmetli erbakanda var. hani şu din tüccarı denilip hakaret edilen. Ekim 14, 201510 yıl Serkan erden tarafından düzenlendi Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 14, 201510 yıl comment_324442 Burada büyük bir anlaşılamazlık var Sakin kafa 1 ay sonra tekrar okumak lazım Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 14, 201510 yıl comment_324447 hepimizin arka plana attığı bir konu var. biz dünyada sektörü oturmuş,100 yılı aşkın bir süredir devam eden otomobil sektörüne sıfırdan girmeye çalışıyoruz. bunca küresel oto markaları içerisinde yer edinebilme sürecindeyiz. elbette diğer firmalardan yardım yada fikir neyse artık almak gayet normal. iranın samand markası daha 3-4 sene önceye kadar peugeot motorlarını kullanıyordu. daha yeni kendi motorunu üretmeye başladılar. bakanın açıklaması yetersiz olduğundan insanlar kandırılmış hissedbilir. ancak bugüne dek hangi siyasi böyle bir fikir ile geldi karşımıza. bize yıllarca söylenen siz araba yapamazsınız,yapsanızda tutunamazsınız,büyük paralar lazım v.s. öyle yada böyle biyerden başladık. devamı için sadece devletin yada işadamlarının değil,bizlerinde desteği önemli. kendine özgü olupta tata,lada,dacia gibi araba yapmaktansa global firmaların araçları ile oynayıp türk insanının isteklerine göre araç yapmak daha iyi değilmi? ayrıca bahsedilen 2007 cadillac modeli bugün 50-60 bin bandında fiyatı var. Sorun, bakanın açıklamasının yetersiz olması değil. Olay kandırmaca ve bu bilinçli yapılıyor. Yakup'un dediği gibi bir ay sonra yeniden sakin kafa ile okumak lazım. Olayın siyasi boyutundan sıyrılabilirsek, hepimiz anlayacağız bu tuhaf komediyi.. Diğer firmalardan yardım almak ayıp değil. Zaten hiç kimse bu işi sıfırdan yapamaz. Marka yerli olsun yeter. Aracın yüzde kaç parçasının yerli olduğunun hiç önemi yok. Sadece kaporta ile başlanır. Motoruydu, elektronik aksamı idi vs bunlar zamanla (ve gerekiyorsa) yerli olur. Yeter ki çark bir dönmeye başlasın. Ama ben ortada henüz o çarkı döndürecek ciddi bir adım göremiyorum.. Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 14, 201510 yıl Yazar comment_324449 Bakan açıklama yapmış, uzun olduğu için direkt link veriyorum; http://www.milliyet.com.tr/yerli-otomobille-ilgili-kopya-/ekonomi/detay/2131785/default.htm Raporla
Yanıtlama zamanı: Ekim 14, 201510 yıl comment_324471 hepimizin arka plana attığı bir konu var. biz dünyada sektörü oturmuş,100 yılı aşkın bir süredir devam eden otomobil sektörüne sıfırdan girmeye çalışıyoruz. bunca küresel oto markaları içerisinde yer edinebilme sürecindeyiz. elbette diğer firmalardan yardım yada fikir neyse artık almak gayet normal. cem beyin paylaşımındaki resimde rahmetli erbakanda var. hani şu din tüccarı denilip hakaret edilen. Serkan, biz bu yazdığını arka plana atmıyoruz, tam bunu vurguluyoruz, arka plana atıp sıfırdan yapmayı bir marifet gibi göstermeye çalışan siyasiler. Ayrıca kim Türk otomobiline karşı olduğumuzu söyledi ki?Sapla samanı birbirine karıştırmamak lazım, devlet sübvansiyonu ile yürüyecek ve asla kar etmeyecek bir projeye kimse destek vermez, çıkmaz öyle bir "babayiğit" (bu da apayrı bir konudur ya, siyaset erkanı gerçekten babayiğit aradığını söylüyor, ne demekse, finans dilinde nasıl bir karşılığı varsa...!?).Ayağı yere basan uzun soluklu ve iyi tanımlanmış bir çalışmaya ihtiyaç var. Salt fizibilite için bile bu geçerli. "Ya niye bizim arabamız yok" söylemi ancak basit bir çıkış noktası olabilir, hedef değil.Bakanın açıklamasını da okudum, hala konuya açıklık getirmeyip topu Başbakana atıyor. Kendi adıma ben bu alanda yapılacak her türlü "ayağı yere basan" çalışmayı desteklerim.Ama proje öncelikle siyasi rant amacı ile kullanılıyor ise sempatim azalır. Erbakan konusuna gelince. Rahmetli İTÜ mezunu makine mühendisi ve akademisyendi. Almanya'da benim doğduğum yıllarda doktora da yapmıştı. Pancar motorun kurucusudur. Devrim arabaları ile ilişkisi yoktur. 4 Mart 1961 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısına katılmış ve otomobil üretimi projesini aktarmıştır. Dövizin kıt olduğu ortamda yabancı markalar yerine yerli üretimin mi daha makul olabileceği üzerinde kafa yoruluyor iken Erbakan, 'araştırma-geliştirme' alanına önem verilmesini, ithalâttan sanayi için fon ayrılmasını, ülkede üretilebilen makinelerin ithalâtının kısıtlanmasını, üniversite-sanayi işbirliğini ve tavsiyelerinin yasalarla takviye edilmesini savunmuş ve kendi otomobilimizi üretme fikrini ortaya atmıştır. Yani fikir babası odur, ancak Devrim gelişmesine benim bildiğim hiç bir somut katkısı olmamıştır. 35 yaşlarındaki halini bilmediğimden resimde de tanıyamadım. Kaynaklar: http://www.zaman.com.tr/yazarlar/taha-kivanc/erbakan-ve-otomobil-maceramiz_1100655.htmlhttp://www.devrimarabasi.com/ekip.html Erbakan'ın başarılı ve vizyoner bir mühendis olması iyi bir siyasetçi olmasını gerektirmez.Din ve devlet işlerini birlikte yürütmeyi savunması laik devlet ilkesiyle bağdaşmaz. Ve tabii ki bütün bunlar asla hakaret edilmesini de mazur göstermez.Neyse çok fazla konu dışına kayıyoruz. Son söz: Madalyonun her zaman iki yüzü vardır, birini görürsek tümünü görmüş olmayız. Bu nedenle bu tür bilgi alışverişleri yararlıdır. Raporla
Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın