Jump to content
2019 Temmuz ve 2023 Mart arası tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeniden kayıt yapınız ×

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    16.837
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    724

Cem Boneval tarafından yazılan her şey

  1. Sürekli taşıyacak hastayı nereden bulacağız onu düşünüyorum. Neyse rapor işini ayarlarım sanırım.
  2. Konu açılalı çok olmuş, cevap sayısı da yeterli sanki, ancak ben yine de bir - iki konuya değineyim. Bakım aralıklarını üretici en güvenli kullanıma uygun şekilde seçiyor, bu süreçte gerekliliği belirleyen zincirdeki en zayıf halka oluyor ki bu da çoğunlukla yağ. Yağın eskimesini/bozulmasını etkileyen pek çok faktör var. Mesela en basitinden kullanım tarzı: Söz gelimi soğuk ortamlarda kısa mesafe kullanımları, uygun sıcaklıkta uzun yol katetmeye göre yağı çok daha çabuk yetersiz hale getirebiliyor. Ya da motoru aşırı zorlayarak yüksek devirlerde ve yüksek ısıda kullanmak... Yüksek ısı yağ ömrünü kısaltırken, nem ve oksijen de oksidasyonu hızlandırıyor. Yakıt kökenli sülfür gibi bileşenler, aşınma sonucu ortaya çıkan metal partikülleri vb. etkenler katalitik reaksiyonlarla özellikle katkıların çabuk tükenmesine neden oluyor. Liste uzar gider de yormayalım şimdi okuyucuyu. Sonuçta belli bir süre sonunda yağın viskozite özelliği bozuluyor, katkıların miktarı azalıyor, asit nötralizasyon yeteneği düşüyor, oksidasyonun etkileri ortaya çıkıyor ve arzulanan yağlanma düzeyinin altına iniliyor. Bu süreçte üretici tüm kullanım koşullarını gözeterek ortalama bir değer vermek zorunda. Bu da genellikle 20.000 km veya bir yıl. Ülkemiz koşullaı için artmış toz - toprak ve (b)ilgisiz sürücü (ve belki para kazanmak isteyen bakım üniteleri) düşünülerek mesafe 15.000 km olarak kabul edilmektedir. Güncel modern motor üretim teknikleri ve üst düzey motor kontrol ünitesi etkinliğini, ayrıca yakıt ve yağların kalitesindeki artışı gözetirsek, uygun ve ılımlı şartlarda kullanılan bir motorda aynı yağ ile 30.000 km katetmek veya 2 yıl kullanmak pek ala güvenli kabul edilebilir. Amaç yılda 150 TL tasarruf etmekse, garanti süresi bittikten sonra yağ değişim aralığını biraz genişletmeyi pek önermesem de düşünebilirsiniz. Hava filtresi konusunda süreyi gözetmemek mümkün, salt kilometre esaslı gidilebilir ve yaşadığınız bölge önemli, tozlu bir ortamda 15.000 km uzun bir aralık olabiliyor, ben en fazla 10.000 km sonra nefessiz kaldığını hissediyorum aracın ve değiştiriyorum, 15.000 km üzerine çıkılmasını önermem. Polen filtresinde de haber verici esas etken hava debisinin bir süre sonra düşmesi, bunda da iklimlendirme kullanım süresi önemli ve 2 yıl/30.000 km mantıklı rakamlar. Ne kaldı? Benzinli motorda bujiler, 45.000 km deniliyor, 60 rahat görür, yıldan da oldukça bağımsızdır. Mazot filtresi, kullanılan mazot kalitesi ile ilintili, yaratacağı olası sıkıntıları düşünerek yine zamandan bağımsız 30.000 km önerisine uyardım. Fren hidrolik sıvısı nemden etkileniyor ve kaynama ısısı düşebiliyor, bu nedenle iki yılda bir yenileme denilse de bugüne kadar serviste yaptıramadım. 4 yılın altı bana da pek mantıklı gelmiyor. Zurnanın son deliği triger ve V-kayışı, özellikli ilki koparsa acı veren sorunlara neden olacağından bakım aralığına sadık kalmak lazım. Ancak burada da ilginç olan Otosan'ın önerisi 135.000 km ve 4 yıl (bu bana pek kuşkulu geldi) iken Etis 200.000 km ve 10 yıl veriyor. Ben ilkinden km'yi ikincisinden süreyi almayı öneririm. Kolay gelsin...
  3. Şahsuvaroğlu'mda Kaan Abiyi görmeye gelenler
  4. @Türker Taş, farları yaktıktan 5 dakika sonra kontrol eder misiniz hala buhar var mı? @Kaan Yagizer, üstad benzer şeyleri biraz daha beceriksizce de olsa konu açıldığında yazmıştım, ama bazen bu tür sorunlar duygusallığın dışa vurumu için kullanılan bir tür süpab görevi görüyor diye düşünmeden edemiyorum.
  5. Vallahi ben yine de Mondeo ST'yi bekleme taraftarıyım. Şöyle Mustang motorlu, 300 beygirli falan bir canavar güzel olurdu ve iş milli piyangoya kalırdı (ilkinin olma ihtimali ikincisinden zor mu ne). Fazlası için http://www.autobild.de/artikel/ford-mondeo-st-2015-5370481.html
  6. Sessiz çoğunluğa kocaman bir alkış... Varlığınızı fark etmesek de oralarda bir yerlerden birilerinin var olduğunu bilmek güzel (mi acaba, gerçekten bilemedim şimdi....)
  7. Her beygir aynı değil, VW, Audi, Merecdes ve BMW haralarında yetişenler daha iyi eğitimli, daha kaslı ve daha hızlı, Ford ve Opel haralarındakilerse biraz sütçü beygiri.
  8. Yok abiler ayıptır söylemesi ben düpedüz basiretsizlik diyorum. Yabancı forumlarda da yokluğu fazlası ile konuşuluyor.
  9. Aaa bak bu olmadı işte. Hiç sevmem "küstüm, bana ne" tavrını. Ne güzel yazışarak tartışıyoruz. Medeni insanlarız anlarız sonunda birbirimizi. Konuda kalalım, kişiselleştirmeyelim. Olsa Mondeo dizel 1.5 PS steyşınını hemen yan oda komşuma satardım. Mesela yani... Bu durumda Kuga için uğraşacağım. Ah Otosan ah...
  10. Genel olarak araçtan mı yoksa tüketimden mi memnun değilsiniz? 7,8 YB değeri mi, pompa mı? Eğer pompa ise kış günü şehir içi ve 1.6 benzinli için gayet iyi bir değer. YB ise bile kabul edilebilir. YB kalibrasyonunu önemli ise değiştirebilirsiniz, burada anlatmıştım:
  11. Yazmayayım dedim ama tutamadım kendimi, yahu 31 ülke arasında pazar payı olarak yedinciyiz, takmayana enayi derler, ne tuhaf argümantasyon. Bu grafik Ford'un satış rakamları olsaydı muhtemelen Avrupa'nın en başarılı yedinci otomobil üreticisi olarak sunulur, bir de geçen seneye göre şu kadar artış varla süslenirdi. Ben de biraz Cenk gibi düşünüyorum. Otosan ve/veya Ford işin kolayına kaçıyor. Kendileri bilir. Premium segmentte (hani şu parası çok olanların aldığı) 1.6 otomatik sayısına bakarsak aslında ihmal edilmesinin çok doğru olmadığı bir pazar diyebiliriz. Bizim hastanenin otoparkında üç s60, iki V40 1.6 dizel otomatik var. Hani ben alıcısı değilim de VW nasıl bu kadar çok satıyor diye kafası karışan varsa bunu da nedenleri arasına ekleyebilir.
  12. Rekor deneme sürüşü için araç İngiltere'den yola çıkmış, Nürburgring'e gelmiş, turlarını atmış ve en iyi zamanı yapmış, sonra da sürücü gene aracına binip eve dönmüş. Yani karayollarında kullanıma en azından belli ülkelerde izin veriliyor. Zaten yarış aracı olsa da bir "trafiğe açık yol kiti" ile donatılabiliyor. "Nordschleife" uzun, zor virajları olan, çetin bir pist olması yanında eski ve halka açık bir pist olduğu için de çok medyatik olabiliyor. Spor araç üreticilerinin bu pisti seçmelerinin belki de temel nedeni bu. Zaman ölçümlerini de genellikle üretici kendi yaptığı için farklı markalar çıkıp en hızlı turu biz attık diyebiliyor. Diğer bir husus da "Nordschleife"nin çağdaş yarış pistleri ile hiç alakası olmaması, yani burada yapılan iyi zaman iyi bir yarış performansı anlamına gelmez, daha çok bir tür reklam değeri taşır.
  13. Niye otomatik şanzıman konusunda bu kadar geç ve eksik davranıyorlar tüketici olarak anlamak zor
  14. Bu aracın salt şov amaçlı olmadığı tasarımından belli zaten. Bu kadar radikal bir aerodinami aracın trafikte kullanılmasını sadece zorlaştırır. Hafiflik + Güç + düzgün bir süspansiyon trimi = Pist zaferi denklemi çoğunlukla doğrudur. Kullanılacak motor da yeni sayılmaz ve yarış amaçlı geliştirilmiş bir ünite; 2014 sezonunda IMSA Tudor United SportsCar Şampiyonasında ve 24H Daytona dayanıklılık yarışında yaklaşık 25.000 yarış km'si katetti ve de başarı ile: 3 birincilik ve 7 kez podyum. Bir de geçmişi hatırlamakta yarar var. Bu 64-68 arasında imal edilen ve 66'da LeMans'ı ilk üç olarak bitiren orjianl GT40: Bu da 2004 yılında Ford markasının 100.yıl kutlamaları anısına kısa süreli de olsa yeniden imalata başlanan GT40 MkII Benzerlikler dikkati hemen çekse de MkIII diyebileceğimiz yeni kuşak bence benzersiz bir güzelliğe sahip. Tabii şık ve güzel olmak yetmez, pistte de kendini kanıtlaması gerek. Bunun için de her türlü ön koşul hazır gibi. Şİmdiden yazayım: Bravo Ford!
  15. Aracınız kaç km'de? Yeni motorun performansını biraz nazlanarak vermesi mümkün. Ayrıca hız değerlendirmesinde ısı, nem, rüzgar gibi iklim şartları, eğim, yüzey, trafik gibi yol durumları, düşük lastik basıncı, kirlenmiş hava filtresi, eskimiş yağ gibi aracın bakım sorunları gibi şartlar sonucu çok etkiler. Nesnel bir kıyaslama yapmak her zaman kolay olmaz. Aracınızın fabrika verisi son hızı 198 km/h, bu göstergedeki sapma ile 210-200 civarında bir değer olarak okunur. Bunu böyle bilin ve kabul edin. Ayrıca performans salt son hızla ölçülmez, duruştan hızlanma, ara hızlanma gibi değerler ve hızını virajda koruyabilme gibi sürüş özellikleri önemlidir. Bu açıdan kusura kalmasın kimse ama Focus'u Carisma ile kıyaslamaya dahi yeltenmem. Nokta...
  16. Tabii, tırtıklayabilenler tırtıklanmaya fazla ses çıkarmaz
  17. Sonuçta pahalı yağlar dayanıklılığını daha uzun süre ve daha zorlu koşullarda koruyabiliyorlar. Aşırı sıcak veya aşırı soğuk ortamlarda motoru aşırı zorlamak gibi bir niyet varsa bulunabilecek en iyi yağı hedeflemek yanlış olmaz. Ancak üreticinin belirlediği değişim aralıklarına sabit kalarak normal şartlarda kullanılan bir araç için ben ilave masrafa gerek olduğunu asla düşünmedim. Motorun ömrünü uzatma söylemi de gereğinden fazla abartılıyor, 300.000 yerine 305.000 km dayanması önemliyse başka tabii...
  18. Mantık cebimizdeki parayı olabildiğince çaktırmadan tırtıklamaktır. Gerisi boş muhabbet...
  19. Hayaller ne kadar farklı, ben de Istanbul Park'ı bir saatliğine kapatıp turlamayı hayal etmiştim. Bu arada yazık o trafikte bu arabaya...
  20. Bakım içeriğine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Eğer 30.000 bakımında mazot filtresi değişti ise yazılanlar yeterli. Fren balataları 45.000'den itibaren değişime gidebiliyor, kullanma tarzına bağlı biraz da, ama bence 60.000'i rahat bekler, kontrol etsinler, kalınlık durumuna göre beraber karar verirsiniz, servis genelde değiştirme eğiliminde olur, duygusal nedenlerle, gerektiğini sizi ikna etsinler! Fiyatlar fena değil.
  21. Oy oy oy oy, fena olmuş bu çok fena... Özellikle tepeden bakınca dikkat çeken "damla" tasarımı mükemmel bir aerodinami vaat ediyor. Hele ki ağırlık 1500 kg altında kalırsa 3 saniye civarında 0-100 ve 10 saniye civarında 0-200 çok olası, 300+ km/h hız da öyle. 2016'da satışa çıkacakmış, 66'daki LeMans zaferinin 50.yılında... Ferrari 458 ile pistte görmek isterim. Doğrusu son kaygım bu olurdu, ama kapı içinden giden hava yolu var. Bu arada başarılı ralli aracı Fiesta R5 100.versiyonunu da M-Sport 2015 Autosport fuarında görücüye çıkardı.
  22. Tablo sadece binekleri, beyanlar ise tüm araçları kapsıyordur. Özetle Avrupa'da yerini sağlamlaştırırken Türkiye'de hissedilir bir kayıp yaşıyor.
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.