Sorularla başlamalı:
Sakin kullanmak her zaman ekonomik kullanmak anlamına gelmeyebilir.
Vites geçiş ikazlarına uyuyor musunuz?
Sıkça boşta gitmesine izin veriyor musunuz?
Güzergahta dur-kalk yoğun mu?
Günlük ne kadar mesafede gidip geliyorsunuz?
Ortalama hızınız ne?
Verdiğiniz değer yol bilgisayarı verisi mi? Yoksa depo doldurma sonrası hesaplama mı?
Lastik havalarını kontrol ettiniz mi?
Gelelim önerilere:
Sakin sinirlinin karşıtı olarak kullanılıyorsa her zaman ekonomiye yardımcı olmayabilir. Vites geçiş uyarılarına göre vites değiştirir, seyir hızına çabuk çıkar ve küçük pedal hareketleri ile hızınızı korursanız tüketim düşer.
Öndekini yakın takip etme dürtüsü tüketimi arttırır, aynı şekilde trafiğin duracağını tahmin ettiğiniz şartlarda ayaktan gazı çekmeden, ya da boşa atarak durma noktasına yaklaşmak da. Vites küçülterek ve rölanti devrine kadar vitesten çıkarmayarak durmayı hedefleyin.
Kısa mesafelerde motorun yeterli ısınma şansı olmadan yapılan sürüşler tüketimi arttırır.
Düşük lastik hava basıncı da tüketimi arttırır.
Yol bilgisayarı bazen fazla bazen az gösterebiliyor, yani kalibrasyon hataları nadir de olsa olabiliyor. Bu nedenle depo hesabı ile sağlama yapın: Depoyu tabancanın ikinci atışına kadar tam doldurtun, km'yi sıfırlayın, depoyu bitirip aynı yöntemle tekrar tam doldurtun ve aldığınız yakıt miktarını katettiğiniz yolun 1/100'üne bölün. Bunu en az iki kez yapın.
Motorun erken dönemde biraz daha müsrif olduğu doğru olsa bile benzinlilerde bu fark %5-10'u ancak bulur. Zamanla gelen tüketim düşüşü biraz da sürücünün aracın huyunu suyunu kavramasından kaynaklanır.
Sonuçta verilen değer bu motor için yoğun Istanbul trafiğinde olmayacak bir değer değil, ancak yukarıdaki kontrolleri yapmakta ve bir süre daha izlemekte yarar var.
Bu arada hayırlı olsun, güle güle kullanın...