Değerli arkadaşlarım, trafik kazalarında milletvekillerini kaybettik geçmişte, yani ucu onlara dahi dokundu, ama gene hiçbir tepki olmadı.
Ben anesteziden korkan ailelere olası ölüm riskini anlatırken örnekleme için trafiği kullanıyorum.
Soruyorum nasıl geldiniz bugün buraya diye, arabayla cevabını alınca da korkmadınız mı diyorum, benim 30 yıllık meslek hayatımda anestezi nedeniyle kaybettiğim hasta sayısı ortalama bir günde trafik kazasında ölenlerden az!
Terörden beter bir ölüm riski, ürkütücü boyutta sakatlık ve milli gelir kaybı var trafik kazalarında.
Herhangi bir gelişmiş ülkede bu sayılar toplumsal seferberliğe neden olurdu, ancak bizler olayı trafik canavarı gibi soyut bir varlığa, Kader, Kısmet ve Nispet adlarındaki tüzel kişiliklere bağladığımızdan ve/veya toplumsal intihar eğilimli olduğumuzdan başımızı öbür tarafa çevirip sıranın bize gelmesini beklercesine yaşama devam ediyoruz.
Ahmaklık ile cehaletin eşsiz bir birlikteliği, muhtemelen bu düzey taş devri insanında bile yoktur, en azından onlar tehlikelerin nereden geldiğini çok iyi bilemiyorlardı.
Yıllarca değişik platformlarda denetim ve eğitim amaçlı uğraştım, emniyet müdürlüğüne gönderdiğim olgu örnekleriyle sayısız dilekçe vardır. Artık yoruldum, kaderime razıyım...