amin ...
Aslında Mazda'yı şu an içinde bulunduğu -çulsuz- konumuna sokan gene Mazda'nın kendisi ... son beş yıldır Mazda üretimini bilinçli şekilde sınırlıyor, sivri zekalının biri şöyle bir formül ile kurula gitmiş...
- Yılda 1,000k araç yapıyoruz ve araç başı 6 birim kar ediyoruz, 800k araç yapsak da aynı araç başı karlılık noktasına ulaşacağız, ama bir milyon yerine sekiz yüz bin araç yaparsak şu kadar adam saat mesai parasından, bu kadar milyon dolar enerjiden, şu kadar milyon dolar nakliyeden kazanırız, bu tasarruf miktarını araç başına bölersek karlılığımız 11 birim'e yükselir. Yani daha az araç imal eder ve satarsak karımızı neredeyse ikiye katlarız.
...kimse kalkıp ona pazar payı? yedek parça karlılığı? marka bilinirliliği? vs.vs. diye sormamış.
Mazda üretimini kısmaya bu şekilde (kulağa ne kadar saçma geliyor öyle değil mi?) başlamış. Yani böyle bir hesap mı var?
- Ben normalde nakliyeye 1000 birim ödüyordum, üretimi azalttım ... artık 500 ödüyorum, demek ki bilançonun kar bölümüne 500 birim daha yazabilirim.
...yani imal edip satmadığın araç dolayısı ile yapmadığın harcamayı -tasarruf- saymak başka, bunu -kar- olarak algılamak ise bambaşka...
Bir - iki yıl böyle geçiyor ... sonra fark ediyorlar ki reklam bütçeleri inanılmaz ufalmış (çünkü araç satış adetleri yılda 500,000 ünitenin altına düşmüş) pazar payları tek haneli rakamlarda, Mazda'nın marka değeri Heinz ketçap'ın altına inmiş ve belki de en kötüsü Ar-ge bütçesi kalmamış.
... Mazda her ne kadar -şişirilmiş- bilançoları ve sağdan soldan edindikleri teknoloji lisansları ile ayakta kalmış olsa da (Japon emeklilik ve tasarruf fonlarının inanılmaz ucuz kredi maliyetlerine şükretsinler) s*çm*ş olduğunu fark etmiş ...
Simca ... bu marka'yı hatırlayan var mı?
Yıllar önce Simca'da benzer bir karar almıştı. Yoğun üretim yapan Citroen ve Peugeot ile pazar payı savaşı vermek yerine az ve karlı üretim yapmayı tercih etmiş, batana kadar da bu kararından vaz geçmemişti ... sonuç? Simca'yı doğru dürüst hatırlayan kimse kalmadı....
Rolls ve Bentley gibi -kupon- imalatçıların dahi "Mass Production" yapan rakipleri tarafınca yenip yutulduğu bu dünya'da Mazda'nın şansı nedir?
... neredeyse sıfır.
İşte bu nedenle Mazda titreyip kendine geldi ve abisi Toyota'nın kanatlarının altına sığındı. Mazda'nın elinde yetenekli mühendisler var, bunun da ötesinde o mühendisler yıllardır çektikleri ödenek sıkıntısı nedeni ile Toyota'nın -tok- mühendislerinden daha ucuza ve hızlı çalışmaya da hazır.
... parayı Toyota verecek, Mazda'da Ar-Ge yapacak ... bir ürün mü denenecek? Mazda o ürünü kendi araçlarına koyup çocukluk hastalıklarını tespit edecek, sorunları giderecek ... ürün %100 verimli olduğunda da Toyota devreye girecek...
En son devreye soktuğu 1,5 tDCI PS motor+şanzıman'da da Ford aynısını Volvo'ya yapmadı mı? Volvo Ford'dan aldığı motor ve şanzımanı 3 yıl süre ile pazarladı, teknik sorunları tespit etti, sıkıntıyı çekti ... ürün mükemmel hale geldiğinde de Ford motor ve şanzımanı Volvo'nun elinden alıp Focus'a koydu.
...neden?
Volvo'nun parası yoktu, Ford'un ağız kokusunu çekti.
Aynı şey Mazda'nın da başına gelecek ... kendi inandıkları, istedikleri şeyleri değil ... Toyota'nın talep ettiği teknolojiyi geliştirecek ve elleri mecbur o teknolojiyi kullanacaklar.
... klasik ... When money talk, poor people walk ... durumu.
ek : işte Simca'nın tarihi ... bir dönem kucaktan kucağa gezmiş, en sonunda da PSA'nın altında eriyip gitmiş ... http://en.wikipedia.org/wiki/Simca