Popular Post Yakup Ç. A. Posted June 5, 2011 Popular Post Report Share Posted June 5, 2011 Araştırmacı Yazar Prof.İlknur GÜNTÜRKÜN KALIPÇI, Atatürk'ü anlatıyor. En azından beni sevenler 1 saatini ayırsın ve etrafına izletsin, tanımaya doyamadığımız ATA'mızı ! 21 Link to comment Share on other sites More sharing options...
Mevlüt Aksoy Posted June 5, 2011 Report Share Posted June 5, 2011 Teşekkürler yakup, Gerçekten Güzel bir anlatım. Link to comment Share on other sites More sharing options...
Tevfik Posted June 5, 2011 Report Share Posted June 5, 2011 izliyom sayın BOSS um güze oldu bu......teşekkürler...onur ve gurur duyduğum tek yan bu türklüğümüzün oluşumu... Link to comment Share on other sites More sharing options...
Ogün Özemre Posted June 5, 2011 Report Share Posted June 5, 2011 Teşekkürler boss Şu an izleyemiyorum ancak akşam izlicem Link to comment Share on other sites More sharing options...
Dr.Mert Posted June 5, 2011 Report Share Posted June 5, 2011 İçim ürperiyor.Sağol Yakup. Link to comment Share on other sites More sharing options...
Yusuf Çavuş Posted June 6, 2011 Report Share Posted June 6, 2011 Eline sağlık Yakup, şu an işteyim evdeki pc im yapılınca akşam evden izlerim. Link to comment Share on other sites More sharing options...
Erdogan.Kavakli Posted July 1, 2011 Report Share Posted July 1, 2011 Paylaşımın için teşekkürler . Tanımıyanlara tanıtan bir paylaşım ve aynı zamanda tanıyanlarıda tekrardan gururlandıran bir paylaşım elleri sağlık 1 Link to comment Share on other sites More sharing options...
UgR Posted July 31, 2011 Report Share Posted July 31, 2011 Şu günler de tekrar tekrar Atamızın hayatını ilke ve inkilaplarını durmadan paylaşmak gerek yeterince anlaşılmadığı ap açık ortada Paylaşım için Teşekkürler. 2 Link to comment Share on other sites More sharing options...
Mert Erçetin Posted April 26, 2012 Report Share Posted April 26, 2012 Ulu Önder bir gün Amasya'ya şehri ziyarete gidiyor. Olağan ziyaretlerini yaptıktan sonra şehrin ileri gelenleri ile sohbet ederken, karşısında sarıklı ve sakalı bir hayli uzun bir hacı amca dikkatini çekiyor, valiye soruyor hemen kimdir bu diye. -Efendim, bu şeyhtir ve yörede çok hatırı vardır. Atatürk şeyhi yanına çağırır. -Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. sen de sakalının boyunu en azından Peygamber Efendimizin sünnetine uygun kessen, diyerek boyun hizasını gösterir. Şeyh; -emrin olur paşam der. Aradan bir hayli zaman geçtikten sonra Atatürk olayı hatırlar ve valiyi telefonla arayarak şeyhi sorar. vali; -paşam bırakın sakalını kesmeyi kimseye dokundurtmuyor bile. Atatürk telefonu kapatır, kağıdı kalemi eline alır ve dahiliye nazırını çağırır. gelen dahiliye nazırına yazdığı yazıyı Amasya valiliğine tebliği etmesini söyler. ertesi gün Amasya'dan gelen haberde şeyhin Atatürk'ü görmek için yola çıktığı söylenir. şeyh gelir, Atatürk'ün karşısına çıkar. sakalını tamamen kesmiş, sinekkaydı traş olmuş, saçlarını kestirmiş, kılık-kıyafet tamamen değişmiş, bambaşka bir görüntüye bürünmüştür. Atatürk'ün mesai arkadaşları dayanamaz sorarlar. -Paşam, bu şeyh sakalına el dahi sürdürmezdi. siz ne yaptınızda bu adam bu şekle büründü. Atatürk gülümser ve -Amasya valiliğine bir yazı gönderdim ve şeyhi Afyon'a vali tayin ettiğimi bildirdim, der. ardından da yeni bir yazı hazırlayıp şeyhe verilmesini söyler. -İnansın ölçüsünün sakalın boyunda olmadığını öğrendiğine sevindim. valilik meselesine gelince; bugün koltuk için kırk yıllık sakalından vazgeçebilen, yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. kal sağlıcakla....... 6 Link to comment Share on other sites More sharing options...
Mert Erçetin Posted April 26, 2012 Report Share Posted April 26, 2012 Kurban olurum o sese , o duruşa 2 Link to comment Share on other sites More sharing options...
Mert Erçetin Posted April 26, 2012 Report Share Posted April 26, 2012 Rus ihtilalinin 1935′teki yıl dönümünden az evvel Moskova’daki Türkiye elçiliği Atatürk’e, Stalin’in Rus komünist partisi murahhasları önünde verdiği bir nutkun özetini bildirmişti. Bu nutukta Stalin, Türkiye, İran ve yakın orta Şark’ın bütün memleketlerini ‘ Rus Bölgesi’ olarak gösteriyordu. Her zaman çok ihtiyatlı konuşan Stalin nasılsa ağasından bu tehlikeli sözleri kaçırıvermişti.” Rus ihtilalinin yıl dönümünde Sovyet elçiliğinde verilen suare intikam almak için Atatürk’e en mükemmel fırsatı veriyordu. Atatürk büyük elçi ile evvela basit şeylerden bahsettikten sonra birden bire sordu: - Karahan yoldaş, Sovyet Rusya’da işleri kimin idare ettiğini bana söyler misiniz? Karahan şaşırdı, cevaben: -Rusya’yı kim mi idare eder? Sovyet Rusya’da Proleter Diktatörlüğün hakim bulunduğu ekselansınızca malumdur. -Canım bırak şu saçmaları şimdi. Proleter diktatörlük maskeden başka bir şey değildir. Türkiye’yi idare eden şef benim. Rusya’da kimler? Karahan buz gibi bir sesle cevap verdi: -Sovyet Cumhuriyetlerinin Başkanı Yoldaş Kalinin’dir, dedi. Atatürk sinirlendi: - Canım bırak şu kuklayı… Söylesene bakayım şu sizin Stalin yoldaşınız ne yapar Allah aşkına? Karahan suratını astı kısık bir sesle: -Stalin yoldaş Sovyet Rusya Komünist partisi polütbürosunun sekreteridir… Derken, yan gözle Atatürk’ün hareket dolu sözlerini tercüme eden ve bir saat sonra Moskova’ya şifreli raporunu bildireceğini şüphe bulunmayan sefaret tercümanına baktı. Elçinin endişesi yerinde idi. Çünkü tercüman G.P. U.’un yani Sovyet Gizli istihbaratının adamı idi. Karahan Atatürk’ü büfeye davet etmekle konuşmanın başka bir cereyana varabileceğini sanıyordu, telaşla: -Bir bardak şampanya almaz mısınız, ekselans, dedi? -Hayır… -Ya bir kadeh votka? Atatürk yüzünü ekşiterek: -O Rus içkisinden hoşlanmam. Ben Türk’üm, rakı içerim. Büfedeki garson elleri ile yok işareti yaptı. -Maalesef büfemizde rakı yok Ekselans. -Türk misafirinize Türk içkisi ikram edemeyeceğinizi zaten biliyordum. Onun için kendi rakımı beraber getirdim. Atatürk yaverine işaret etti. Hemen uşaklar büfeye bir sandık rakı getirdiler. Nihayet Karahan Atatürk’e susuz rakısını uzatabildi. Atatürk kadehini kaldırdı ve: -Elçi beyefendi, dedi. Buna rakı, Türk rakısı derler. Moskova’da Kalinin midir, Stalin midir yok ne karın ağrısı ise o herife söyleyin, biz Türk’ler asırlarca Rusya’nın göbeğinde rakı içmiş bir milletiz. İcap ederse yine de içmesini biliriz. Bu kadehi mi Türk milletinin hayrına hiç bir zaman ” Rus Bölgesi “derekesine düşmeyecek olan egemenliğimizin şerefine içiyorum. 1 Link to comment Share on other sites More sharing options...
Ümit Vaysaloğlu Posted April 26, 2012 Report Share Posted April 26, 2012 Benim en çok eleştirdiğim konuların başında bazı kesimlerce Atatürk'ün sadece 10 Kasım da anılması, sadece o tarihte insanların akıllarına gelmesi, diğer tarihlerde neredeyse Atatürk hiç yokmuş gibi bir tavır takınılması gelir. ( Bazı durumlarda Atatürk karşıtlarıyla girilen küçük tartışmalar dışında genel olarak Atatürk'e dair ne TV kanallarında, ne gazetelerde, dergilerde vs. herhangi bir yayın organında falan 10 Kasım dışında Atatürk ile ilgili herhangi bir yayının olmaması, bir çok kesim tarafından (bunların içinde kendini Atatürkçü diye tabir edenlerinde olduğunu düşünüyorum. ) da 10 Kasım dışında Atatürk'ün pek hatırlanmadığını düşünüyorum. Ne güzel ki FOCUSCLUBTR (bu sefer hepsini büyük yazmak istedim) Atatürk'ü sadece 10 kasım geldiğinde hatırlayanlardan değil. Atatürk'ü diğer zamanlardanda hafızasında, aklında, yüreğinde tutanlardan. Demekki FocusClubTr de olanlar doğru adresteler. Emeği geçenleri, yorum yapanları, videoyu izleyemedim ama, izleyipte duygulananları, gururlananları yürekten kutluyorum. 4 Link to comment Share on other sites More sharing options...
saner can Posted January 3, 2013 Report Share Posted January 3, 2013 Seyrek olmakla beraber üzüntüyle işitiyoruz ki, milletin tarihini okumamış veya millî histen mahrum kalmış olması lâzım gelen bazı kişiler, yabancıların aleyhimizde ileri sürdükleri ithamları reddetmedikten başka, vatanlarını kabahatli göstermekten çekinmiyorlar, bu gibilere lânet! M.Kemal ATATÜRK 2 Link to comment Share on other sites More sharing options...
Yakup Ç. A. Posted August 22, 2013 Author Report Share Posted August 22, 2013 Hatırlatmadır. 1 Link to comment Share on other sites More sharing options...
Cem Boneval Posted August 23, 2013 Report Share Posted August 23, 2013 Hatırlatmadır. ... ve hiç olmadığı kadar gereklidir. 5 Link to comment Share on other sites More sharing options...
Recommended Posts
Create an account or sign in to comment
You need to be a member in order to leave a comment
Create an account
Sign up for a new account in our community. It's easy!
Register a new accountSign in
Already have an account? Sign in here.
Sign In Now