A.Coşar Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 (düzenlendi) Bakalım 1920’den beri kimler gelmiş kimler geçmiş. 1920’den günümüze kadar Milli Eğitim Bakanlığı yapmış kişiler adları, yaptığı dönem ve bitirdiği alan nelermiş bir göz atmaya ne dersiniz? Listeye ilk baktığınızda dikkatinizi çekecek ilk konu hiç kuşku yok ki en az eğitimcilerin Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olmasıdır. Listeyi incelediğinizde ve dönemlerine baktığınızda eğitimci olanların dönemi de dikkatinizi çekecektir. Hasan Ali YÜCEL, Mustafa ÜSTÜNDAĞ, Avni AKYOL ve Hüseyin ÇELİK listeye bakmadan söyleyebileceğimiz eğitimci kökenli Milli Eğitim Bakanları. Hepsinin döneminin ortak özelliği doğru veya yanlış eğitimde ciddi girişimlerin olduğu dönemler olmasıdır. Hasan Ali Yücel ise MEB'de kilit taşı olarak kabul edilen ve büyük saygı gören bakan olarak tarihe geçmiştir.(Kaynak:https://www.ogretmenlersitesi.com/foto-galeri/milli-egitim-bakanlarinin-meslekleri-mezun-oldugu-fakulteler/733/resim/1/) Ne anlatayım daha? Neyi tartışıyorsunuz? 14 yıllık öğretmenim, 5 Milli Eğitim Bakanı gördüm. Hiç biri eğitimci değildi mi ne? Avukat beni yönetti, edebiyatçı beni yönetti, işletmecisi, iktisatçısı... Keşke Hasan Ali Yücel gibi gerçek bir eğitimci başımda olaydı; ülkemin çocuklarıyla Dünya'yı yönetirdik be! Dağılın beyler ! Kasım 13, 2017 A.Coşar tarafından düzenlendi Yazım yanlışı. Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Süleyman Ünal Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 2 dakika önce, A.Coşar yazdı: Keşke Hasan Ali Yücel gibi bir gerçek bir eğitimci başımda olaydı; ülkemin çocuklarıyla Dünya'yı yönetirdik be! Dağılın beyler ! Abi çok sert girdin ya Hasan Ali Yücel konusunda hem fikiriz. Zira Köy Enstitülerinin kurucusu olarak da bir ilke imza atmıştır. Ki bu deneyim bugün hala aşılamamıştır. Enstitüler sadece teknik eğitim vermemin yanında kültürel değişim ve gelişim için de bir dinamizim yaratmıştır. Hatta dönemin köylü kökenli aydınları buralardan çıkmıştır diyebiliriz. Fakat halihazırdaki kafanın aynısı enstitüleri kapatmak için çok uğraşmış ve maalesef başarılı olmuştur. 1 Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Erhan Er. Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 Mevcut eğitim sistemi ile duygusal zekadan yoksun yetişen çocuklarımız iş hayatına atıldıklarında problem çözme teknikleri yetersiz, takım çalışmasında başarısız, insiyatif kullanamayan ve iletişimi yetersiz büyüyorlar. Eğer aileleri birşeyler katabildiyse aynı okuldan mezun oldukları halde diğerlerinin arasından sıyrılıp başarılı olabiliyorlar. Daniel Goleman-Duygusal Zeka kitabından birkaç alıntı yapmak istedim Okul birincilerini izleyen araştırmacılardan biri olan, Boston Üniverstesinde eğitim veren Prof. Karen Arnold durumu şöyle açıklıyor "Sanıyorun itaatkarları, yani sistem içinde nasıl başarılı olacağını bilenleri keşfettik. Okul birincileri de hepimiz gibi hayatta bir mücadele içindedir. Bir insanın okul birincisi olduğunu bilmek, onun ancak notlarla ölçülen akademik alanda çok başarılı olduğunu bilmek demektir. Hayatta karşılacakları şeylerle nasıl baş edebileceklerini hiç bilemezsiniz" İşte sorun da burada: Akademik zeka yaşamın getirebileceği değişiklikler veya imkanlara hazırlıklı olmayı neredeyse hiç sağlamıyor. Oysa yüksek IQ zenginliğin, saygının ya da mutluluğun bir garantisi olmadığı halde, okullarımız ve kültürümüz akademik becerilere takılıp kalarak, kişinin geleceğini belirlemekte çok önemli rolü olan EQ (duygusal zeka)'yı göz ardı ediyor. Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Ahmet Gül Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 Eğitilecek öğrenci bir hamura benzer. Uygun şekili verebilmek için ilk olarak hamurun kıvama uygun hale getirilmesi gereklidir. Ne yazık ki okullardaki aksaklıklar hayal edebileceğinizin bile ötesinde. Cem Hocam, size gelen öğrencilerin yetersizliğinden bahsetmişsiniz, hakkınız vardır. Yalnız şunu unutmayınız ki biz aşağıda bir varoluş mücadelesi veriyoruz. Sizin yetersiz gördüğünüz öğrenciler, bu bataklık içerisinde bin bir çile ile yetiştirdiğimiz çiçekler. Bu tanımlamam bile aşağıda durumun ne kadar içler acısı olduğunu size anlatabilmeli. Duygusal davranıp da mübalağa yaptığımı lütfen düşünmeyiniz. Aşağıda gerçekten bir varoluş mücadelesi veriyoruz. Kısa sayılabilecek tecrübeme rağmen, televizyonlarda karşınıza çıkan, hayatta bunlar da oluyormuymuş diyebileceğiniz bir çok ekstrem olaya şahit olmuşluğum var. Bu mevzuları açıp canınızı sıkmak istemem, başka bir platformda bu konular da konuşulabilir. Umutsuz değilim. Hiçbir şey düzeltilemez değildir. İrade konulduktan sonra, tüm bu olumsuzlukları düzeltmek kısa vadede yapılacak iştir. Önemli olan o iradeyi koyabilecek siyasi iradeyi bulabilmekte. Eğitim sistemi mevcut haliyle sürdürülebilir değildir. Bu durumun eninde sonunda siyasi erkin de farkına varacağını düşünmekteyim. 1 Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
A.Coşar Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 13, 2017 17 dakika önce, Ahmet Gül yazdı: Aşağıda gerçekten bir varoluş mücadelesi veriyoruz. Siz hiç hastane boyayan bir doktor ya da hemşire... Karakol süpüren bir polis... Alçı yapan bir memur... gördünüz mü? Ben öğretmen olarak sınıfımın boyasını yaparım. Ben öğretmen olarak kırılan kapı kolumu tamir ederim. Ben öğretmen olarak sınıfımı süpürür,silerim. Ben öğretmen olarak elektrik prizlerini tamir ederim. İnanmazsanız gelin bakın; dolabımda tornavida,kontrol kalemi,çekiç,pense... Neler neler. Okullar tamamen müdür ve öğretmenlerin insafına terkedilmiş durumdadır. Tüm tamir tadilat işleri okul bileşenlerinin eline bakmaktadır. Müdürler ve öğretmenler dilenci yapılmıştır. Özellikle ilkokulların sadece elektrik,su ve telefon faturaları ödenmektedir. Okullara hiç bir ad altında nakit yardım verilmemektedir. Okullar kendi bütçelerini düzenlemek ve gelirlerini yaratmak zorundadır. Ama yine de ağlamıyoruz, sızlanmıyoruz. Var olmaya, var etmeye çalışıyoruz. Her darbeye direniyoruz. Gelecek nesilleri nefret duygusundan uzak, sevgi dolu yetiştirmeye çalışıyoruz. Medya şiddeti körükleyip, överken biz çocuklarımızı sevgi ve saygıyla yoğuruyoruz. Medya uyuşturucuyu fütursuzca gözümüze sokarken,biz kapı önlerinde nöbet tutuyoruz. ... Yahu işte sayamadığım onlarca işi yapmaktan, gerçek işimiz olan eğitime yine de zaman bulabiliyoruz. Uğraşmayın eğitimle,öğretmenle. Herkes işine baksın. "Var olacağız." Ki geleceği var edebilelim. ... Ahmet Hocam anlatma artık,yorma kendini. Herkes biliyor ne b.k olduğunu bu işin. Baksana konu başlığı açıldığından beri ne çok yazmışız. Ama dikkat et yazanlardan sadece 3 kişi öğretmen. Bir de Cem Hoca. Arkadaşların hepsi iyi niyetli şeyler yazmışlar ama eğitim konusunu başka mesleklerin tartışması da Türkiye'nin acı gerçeğidir. Bu mesleğin asıl bileşenleri sustukça da başkaları üzülür sadece bizim yerimize. 2 1 Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Cem Boneval Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Yazar Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 14 saat önce, A.Coşar yazdı: Siz hiç hastane boyayan bir doktor Tabii, ben... Daha doğrusu boya yapmadım, ama bunun dışında neredeyse 15 sene boyunca her türlü tamiratrı yaptım. Hem de üniversite hastanesinde. Bu iş gönül işidir. Seven ortamını geliştirir ve korur, mesleksel fark azdır. Varsa vardır, yoksa yoktur. 14 saat önce, A.Coşar yazdı: Uğraşmayın eğitimle,öğretmenle. Kimse kötü anlamda uğraşmıyor ki, tam tersi destek olunması gerek, en saygın mesleklerin içinde başta yer almalı. Herkes hem işinin ehli, hem de şikayetçi iken niye ehil olmayanların yönetimine izin veriliyor? Ya birlik olamıyoruz, ya da küçük çıkar oyunlarının içine savrulup gidiyoruz. Maksat farkındalık ve sonrasında da tepki yaratabilmek. Tepki eksikliğine örnekler vereyim mi? Çoğu trajikomik ama aynı zamanda ne kadar hazırlıksız ve tepkisiz olduğumuzun kanıtı. Anket korkusu iktidar partisini Atatürkçü yaptı. Göstermelik de olsa, kamuoyu lehine bir tutum yarattı mı? Cam filmi. Çok daha önemsiz ama tepkiler karşısında bir kez daha değerlendiriliyor mu? Evet... E bir cam filmine gösterdiğimiz tepkiyi niye rezil olmuş eğitim düzenine göstermiyoruz? Cevapları pek merak ediyorum. 3 Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Kubilay Yıldırımbayazıt Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Cam filmi. Çok daha önemsiz ama tepkiler karşısında bir kez daha değerlendiriliyor mu? Evet... E bir cam filmine gösterdiğimiz tepkiyi niye rezil olmuş eğitim düzenine göstermiyoruz? Cevapları pek merak ediyorum. Tüm cümlelere katılıyorum. Başta öğretmenler tepki gösteremiyor iken toplumsal bir tepki gösterilmesi bence zor. Herkes halinden memnun dünya menfaat dünyası olmuş. Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Ahmet Gül Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 http://www.memurlar.net/haber/707869/ofkelenen-veli-mudur-yardimcisini-darp-etti.html Tevafuk oldu ☹️ --37 dakika sonra eklendi-- Eee benim tüm yazdıklarım silindi ☹️ Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Ahmet Gül Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Tüm cümlelere katılıyorum. Başta öğretmenler tepki gösteremiyor iken toplumsal bir tepki gösterilmesi bence zor. Herkes halinden memnun dünya menfaat dünyası olmuş. Uzun uzun yazmıştım sebeblerini ancak silindi okudunuz mu bilmiyorum. Biz tepki göstermiyoruz degil, her platformda derdimizi anlatmaya çalışıyoruz ancak gözler kör kulaklar sağır vicdanlar ölmüş. Canımızı dişimize takıp uğraşıyoruz bir evladımızı daha nasıl kurtarırız diye. Çaresizliği anlatıyorum burada. Bu sözünüzden sonra ben bu tartışmada yokum. Size iyi akşamlar dilerim. Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Cem Boneval Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Yazar Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 4 saat önce, Ahmet Gül yazdı: Eee benim tüm yazdıklarım silindi ☹️ Ben okumuştum da, kim neden sildi onu anlamadım. 56 dakika önce, Ahmet Gül yazdı: Bu sözünüzden sonra ben bu tartışmada yokum. Herkes kendi yaşam kesitindeki izlenimleri ile değerlendiriyor. Kastedilen de siz değilsiniz kuşkusuz. Bu kadar küskün olmaya gerek yok bence. Her meslek grubunda çürük elmalar var ve onlar bir sepet elmayı bozuk gösterebiliyorlar. Hekimler olarak aylarca performans sisteminin zararlarını anlatmaya çalıştık. Ama ne basının doğru dürüst ilgisini çekebildik ne de can çekişen STK'ların. Bugün sağlık sisteminde kalite son derece düştü ve büyük bir kesim bunun farkında değil. Yozlaşmanın kirli çıkar ilişkilerine dayalı olduğu kuşkusuz da bu genellemeye konu olmamalı. 2 Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Yakup Ç. A. Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Bu arada, kasten silinen/düzenlenen bir mesaj gözükmüyor. Bir şekilde sorun olmuştur veya siz editlemişsinizdir yanlışlıkla (3. parti uygulamalar ile mümkün) Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Ahmet Gül Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Saat 2 de yazdım mesajı 3 saat sonra bir mesaj daha yazdım. Teknik bir aksaklıktan dolayı olsa gerek aynı mesaj mükerrer oldu. Ben de editledim, birini sildim. Ben birini sildim ama ikisi de gitti. Cem Hocam doktorların tüm sağlık çalışanlarının sıkıntılarını da biliyorum. Her zaman yanınızdayız, sizi destekliyoruz. Bu ülkenin ordusuna kumpas kuruldu da koca koca paşalar, ana muhalefet partisi, avukatlar, bir kısım medya dahil olmak üzere kimseye dertlerini anlatamadılar. Babam bile yapmıştır pez....ler dedi. Onların derdini anlatamadığı yerde bizim sesimiz bile duyulmuyor. Alınganlık mevzusu olmadığını düşünüyorum. Okuduğum cümleyi gayet iyi anladım. Hiç sevmediğim yandaş sendika bile bu konuda dikkat çekmeye çalışıyor. Peşin hükümler ve genellemeler bu tür sorunları daha çıkmaza sokar. Ben iyi niyetli kardeşlerimin empati yapmasını dilerdim. Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Yakup Ç. A. Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 14, 2017 4 dakika önce, Ahmet Gül yazdı: Saat 2 de yazdım mesajı 3 saat sonra bir mesaj daha yazdım. Teknik bir aksaklıktan dolayı olsa gerek aynı mesaj mükerrer oldu. Ben de editledim, birini sildim. Ben birini sildim ama ikisi de gitti. Anladım O size anlık olarak öyle gözükmüştür uygulamayı kapatıp açsanız/yenileseniz düzelecekti. Bu böyle oluyor çünkü mesajlar anlık birleşiyor sistemde, ama o programlar anlık algılayamıyor yapılan işlemi. 1 Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Süleyman Ünal Yanıtlama zamanı: Kasım 23, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Kasım 23, 2017 Abiye bı kulak verin. 2 1 Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Kubilay Yıldırımbayazıt Yanıtlama zamanı: Aralık 13, 2017 Raporla Share Yanıtlama zamanı: Aralık 13, 2017 14.11.2017 - 18:18 tarihinde, Ahmet Gül yazdı: Uzun uzun yazmıştım sebeblerini ancak silindi okudunuz mu bilmiyorum. Biz tepki göstermiyoruz degil, her platformda derdimizi anlatmaya çalışıyoruz ancak gözler kör kulaklar sağır vicdanlar ölmüş. Canımızı dişimize takıp uğraşıyoruz bir evladımızı daha nasıl kurtarırız diye. Çaresizliği anlatıyorum burada. Bu sözünüzden sonra ben bu tartışmada yokum. Size iyi akşamlar dilerim. Okumadım sizi kıracak birşey yazdıysam da özür dilerim çevremde gördüğüm tipleri kastetmiştim forumdan kimseyi hedef alarak birşey yazmadım sizinle aynı gayreti göstererek çalışsakta bir süre sonra sistem bizi dışlıyor yada kendine benzetiyor telefonda sıkıntı olduğu için geç gördüm mesajınızı dediğim gibi yanlış anlaşıldıysam kusura bakmayın 1 Yorum bağlantısı Diğer sitelerde paylaş More sharing options...
Önerilen Mesajlar
Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın
Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor
Hesap oluştur
Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.
Hesap OluşturGiriş yap
Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.
Giriş Yap