500 metre geriden, "Önümden çekil" anlamında arkadan yapılan selektöre ben de uyuz oluyorum. Beni aptal yerine koyuyor, hatta bazen bana küfrediyor gibi geliyor. Sağa geçerim ama, acele etmem, yavaş yavaş, ne zaman sağ taraf komple boşalırsa. Bu arada dibine iyice yanaşanlar olur. O tipler olunca ben de gaz keserim. Mecbur o da yavaşlayacak, isterse gelsin çarpsın (henüz çarpana rastlamadım gerçi) (ama eskisi kadar yapmıyorum bunu, demekki dördüncü aşamaya az kalmış). Kaç defa Almanya otobanlarında araba kullandım. Çoğu 2 şeritli yol, hız limiti de yok. Arkadan 200+ hızla arabalar gelir ama sakince yol vermeni beklerler, selektör görmezsiniz. Biz de Ankaradan yola çıkıp, İstanbula kadar gelip de, "selektörü hiç bırakmam" şeklinde övünen üstün zekalı arkadaşları görüyorum.
Tabi olayın bir de öteki tarafı var. Sağ taraf boş, Öndeki araç 110 ile ben 120 ile gidiyorum. Tam arkasındayız, mecbur yavaşlıyoruz. Bir süre bekliyorum yol versin diye, ama arkadaşın sol şeridi bırakmak gibi bir niyeti yok. O zaman bir selektör çakıyorum, hemen sağ şeride geçiyor. Demek ki adam selektör bekliyor. Bazı insanlar sanıyor ki, sağ şeritte kamyonlar, sol şeritte otomobiller gider hep. Ama işin doğrusu öyle değil ..
Biraz sonuca bağlar isem, arkadan ısrarla selektör yapmak da, sol şeridi gereksiz işgal etmek de trafik suçudur. Ama insanların %90'ı kuralları bilmiyor maalesef. Bilenlerin de umurunda değil. Trafik polisinin tek bildiği aşırı hıza ceza yazmak. Gerisini kendi içimizde yoğurup, biçimlendiriyoruz.. Yine de olaya güzel tarafından bakmalı. Mısır, Hindistan, Endonezya vs ülkelerden daha iyi bizim trafik