Yalıt güvence sistemini fazla abartmaya gerek yok, kuruluşun sizi kendine bağlamak için başvurduğu bir göz boyama yöntemi.
Herhangi bir akaryakıt markasını kullanabilirsiniz, satış fişini en az depoyu tüketene kadar saklayın, yakıttan kaynaklanan ve kanıtlanabilir bir arıza olduğunda akaryakıt firmasına başvurabilirsiniz, bu süreçte mutlaka yakıt örneğinin alınması lazım. Akaryakıt firmaları bu konuda oldukça duyarlı davranıyorlar ve yakıt kaynaklı arızanın giderilmesine destek oluyorlar. Kıyasıya rekabetin olduğu ve bu kadar çok istasyonun bulunduğu bir ülkede zaten aksini düşünmek pek mümkün değil.
Ha şu olabilir yakıt güvence sisteminde Opet doğrudan Otokoça zararınızı öderken (ki bundan da pek emin değilim) diğer firmalarda zararınızı kendiniz ödeyip sonra firmadan tahsil etmek durumunda kalabilirsiniz.
Değişik yakıt türleri arasındaki farka gelince; yakıt ile ilgili izlenimi etkileyecek o kadar çok faktör var ki, yol ve hava durumu, trafik, ruh hali, bakım durumu, lastik havaları, liste uzar gider, bu nedenle nesnel bir değerlendirme çok zor, bu nedenle hissedilenlerin daha çok psikolojik olduğunu düşünüyorum, varsa da farklar seçimi belirgin etkileyecek önemde olmayacaktır.
Bence akaryakıt firmasından çok güvenilir bir istasyon seçmek daha önemli.