Kusura bakmayın ama maalesef bu Audi markasına genel yaklaşım bana park kahyası sığlığında gibi görünüyor.
Bir isim yapmışlık var, bir marka merakı, nerden geldiğini tanımlamak zor, seçme yeteneğim yoksa Audi alayım, nasılsa iyidir, hani sigarada varsa yoksa Marlboro, telefonda Nokia'dır (ya da idi) ya, bu da öyle.
İki örnek: Bir yakınım Audi A3 aldı, 10 gün ancak oldu, dizel, S-Tronic, ve de 72.000 TL gibi bir rakama. Bazen onunkiyle bazen benimkiyle geliyoruz, sürücü genelde benim. Abrtamdan yazıyorum, kendi arabamda çok daha fazla zevk alıyorum. Audi müzik sistemi daha kötü, daha ruhsuz bir araba, çok atak da değil, ne bileyim sarmıyor işte.
Bora'nın sözlerini gayet iyi anlamlandırabiliyorum Audi'yi kullandıkça (bu arada şanzıman iyi)
İkincisi: Satmaya çalıştığım bir A4 var, 1.6 2005 model, dikkatli kullanılmış bir araç, ancak iç mekanda boya soyulmaları, aleni yıpranma izleri var, benim sattığım 5 sene daha yaşlı Focus onun yanında sıfır gibiydi.
Ayrıca hantal bir süspansiyon, hantal bir direksiyon, dizel olmadığı halde acayip gürültülü bir motor.
Focus daha iyidir gibi bir iddiam yok, ama papağan gibi Audi deyip işin içinden çıkmakda bana biraz boyutsuz ve şekilci geliyor.
Kimse alınmasın...