Jump to content
2019 Temmuz ve 2023 Mart arası tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeniden kayıt yapınız ×

Cem Boneval

Blogger
  • Toplam İleti

    16.837
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Gün

    724

Cem Boneval tarafından yazılan her şey

  1. Bu araba bizim mahallede ama sahibini tanımıyorum.
  2. Engin'in yazdığına aynen katılıyorum, keşke arabayı almadan enine boyuna inceleseydiniz. Eleştirilere gelince, benzer bir aracı kullanıyorum ve bugüne kadar bir sıkıntısını yaşamadım. Boyum 1,83 kilom 105, bana göre ayarlı koltukta hem önde hem arkada oturabiliyorum, arkada diz mesafesi çok rahat olmasa da sorunum olmadı, ama kafam kesinlikle çarpmıyor. LCD ekranların monokrom seçilmiş olması biraz Türk kullanıcıları adam yerine koymama anlamına gelse de işlevsel olarak bir sorun yok. Bagajın küçük olduğu doğru, tamir seti alıp lastiği evde bırakarak bunu halletmek mümkün, çok yer kazandırır (bu konu forumda epeyi tartışıldı önceden). Paspaslarımda bir sorun yok, bana hiç kısık da gelmediler, güzel işlevsel halı paspaslar var. Telefon defterinde soyadı önceliği sanırım Ayfon'a has bir özellik, bende herşey düzgün çıkıyor. İç mekanda kullanılan düğmelerin kalitesizliğine nasıl karar verdiğinizi de çözemedim, bana gayet iyi görünüyorlar. Eşim otururken torpido gözünü açıp USB belleği rahatlıkla değişitebiliyorum, bence bunu da çok abartmamak lazım. Kısacası evet mühendislik açısından bazı çözümleri çok başarılı olmayabilir ama genel kullanımı olumsuz yönde etkileyen ve beni rahatsız eden şeyler değil. Farklı bir görüş yer alsın diye ben de düşüncelerimi ekledim. Arabada sigara içmenin zaten yasaklanması lazım, ciddi bir güvenlik tehdidi, bu konuda Ford'u dolaylı katkıları nedeniyle alkışlıyorum.
  3. Tolga ben ayıptır söylemesi Ford'cuyum, Opel de senin ilgi alanın, haset etme ne olur, çalış çabala senin de olur...
  4. Otosan bülteniyle geldi, Ford'un Pinerest'de köşesi varmış, oradan alıntılar, hoşuma gitti, duyurayım dedim. Mustafa Kemal Atatürk resmi geçitte Ford arabada, 17 Haziran 1934, Ankara. Vehbi Koç Ford araba ile, Büyükdere/İstanbul, 1935. İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde Ford arabaları, 1933. Ankara Lezzet Lokantası önünde Ford otomobili, 1920 sonları. Ankara Kalesi önünde Ford arabası, 1920 sonları. Süslenmiş bir Ford araba kutlama töreninde, İzmit, 1927. İzmit İtfaiye Teşkilatı'nın kılavuz aracı olan Ford araba, 1935.
  5. Deneyimlerim hepimizin vergi yükünün bu vesile ile artacağını düşündürüyor bana...
  6. Ford son zamanlarda ciddi fiyat artışlarına gitti, şu andaki satış fiyatları biraz revize edilmiş olsa bile yüksek. Daha önce sanırım Mertol yazmıştı, yine de tekrarlayayım: Sizin aracınız 2011 model ve Ekim ayında aynı nitelikteki araç yaklaşık 57.000 TL idi. 2011 model aracı sıfır 2012 ile kıyaslayamazsınız, 57.000 TL ödediğiniz araç sizin üzerinize geçtiği anda zaten otomatikman %10 değer kaybına uğrar, bu da 51.000-52.000 TL gibi bir ikinci el fiyatını oluşturuyor. Zaten reasürans kasko değer listesine bakarsanız aracın kasko değerinin de 51.500 TL olduğunu görürsünüz. Ayrıca şunu sorayım şu anda benzer bir araç almak isteseniz 65.000 TL verip sıfırını mı alırsınız yoksa söz gelimi 60.000 TL'ye 1800 km kullanılmış, nasıl kullanıldığı ve neden satıldığı belli olmayan bir önceki model yılına ait bir aracı mı tercih edersiniz, ya da böyle bir araca kaç para değer biçersiniz? İkinci el fiyatları şu anda çok yüksek söyleniyor ve hemen hiçbiri talep edilen fiyattan satılmıyor. Bildik markalar arasında da bu konuda abartılacak bir fark yok. Tabii yüksek yakıt fiyatları ister istemez benzinli ve güçlü araçlara talebi düşürüyor, buna da yapacak fazla bir şey yok.
  7. Konunun Focus ile ilgisi pek yok, olsa olsa "öküzler de Focus kullanabiliyor" denebilir.
  8. Hayat böyle bir şey işte, eskiden 40-45'lere satılan Focus'u şimdilerde 60'a alana güzel fiyat diyebiliyoruz. Hoş yanlış hatırlamıyorsam forumdan bir arkadaş benzer bir araca 70 civarında ödemişti...
  9. Konu önemsenmeyecek bir konu değil, başıma geldiği için biliyorum, Otokoç'a takasa vermek istediğimizde her tarafı 300 mikron çıkan aracı komple boyalı bu nedenle alamayız çünkü satamayız dediler. Daha önce de yazmıştım. Bu nedenle satın aldığınız yerden en azından yazılı bir belge bulunması hayatı biraz kolaylaştırır. Biraz paranoyak düşünürsek belki bir çoğumuzda benzer bir durum da olabilir
  10. çok iyi olurdu, ancak konuş konuş nereye varacağız, bence hayatı konuşarak tüketeceğimize yaşayarak tüketelim. Zaten düşün taşın geldiğin nokta gene başladığın nokta oluyor, yani hayat dediğin koca bir soru işareti... Rafet yanlış yerdesin, yazdığını yapmam için 10-15 dakikaya ihtiyacım var, gel seni de alalım buralara!
  11. Ahmet ben de sana dizel Style beyaz sedan plus paketli için 53.000 fiyat almıştım. Sedan + plus paket farkı 3.000 TL zaten. İlgini çekerse hala duruyordu araba sabah...
  12. Niye kendimizi bu kadar kolaylıkla "kerizlik" mertebesine oturtuyoruz acaba...? Daha önce de yazmıştım, aynı sorunlar fazlası ile Alman forumlarında da yoğun bir şekilde gündemde. Yani Ford'un global sorunu bu. İlk üretimin kalıpları tam oturmamış demek ki, ikinci partide düzelir biraz.
  13. İflah olmaz bir Pink Floyd sever olan bendenizden Ustalara saygı adına... Division Bell albümünün en sağlam parçasıdır "Wearing the Insight Out", bence Roger Waters'ın ayrılmasından sonraki en iyi parçalarıdır aynı zamanda. Richard "Rick" Wright'ın sesinden (toprağı bol olsun)... Özellikle David Gilmour'un gitarı ile Dick Perry'nin saksafonunun tadına doyulmaz (adeta sevişmeyi anımsatan) birlikteliği kayda değer. Konser performansları stüdyo kaydından iyidir.
  14. Zaten bunun için görücü usulü evlenmeye karşıyız...
  15. Boya kalitesi ile ilgili özel bir sorun yaşamazsınız ancak ikinci elde satarken kontrol eden her galerici veya bilinçli alıcı "bunda boya var" diyecektir. Bu nedenle önce özelden ölçümlerinizi alın, elinizdeki verilerle Otokoç'a başvurun, onların da ölçüm yapmasını sağlayın, eğer değerler örtüşüyor ise nedenini izah etmelerini isteyin, tabii mümkünse yazılı olarak. Size tatmin edici bir açıklamada bulun(a)mazlarsa "ayıplı mal" olasılığını değerlendirmek lazım.
  16. Aslında Çanakkale ilk belirgin paylaşım savaşıdır, bu savaş şekil değiştirse de hedef değiştirmeden hala sürüyor. Siyasete girmeden tarihe sadık kalmaya çalışarak ve bazı bölümleri çıkartarak bir alıntıyla günü hatırlamak ve hatırlatmak isterim: MüTTEFİKİN BATIYSA AĞIR BEDEL ÖDERSİN! HERKES ÇANAKKALE’Yİ BİR DAHA İNCELESİN! İlk paylaşım savaşı… 1914 kasım ayında Çanakkale’ye dayanmış İngiliz Fransız donanması… Osmanlı Almanya’yla aynı kanatta.. Alman komutanlar Osmanlı ordusunda.. Çanakkale cephesi komutanı Alman Liman Von Sanders Paşa ! 18 MART Çanakkale geçilemiyor! 18 Martta 16 gemilik düşman filosu Boğazda ilerlemeye başlıyor.. Küçücük bir mayın gemisinin marifetiyle döşenen mayınlara Çarpan üçü batıyor.. Top ateşi ile üç adet daha haklanıyor. Ve düşman çekiliyor… Tüm bunlar 7-8 saat içinde oluyor.. Çanakkale geçilemiyor… ‘Er olarak da olsa Çanakkale’de olmalıyım!’ Sofya Askeri Ateşesi Yarbay Mustafa Kemal savaşın başladığı gün Başkomutanlığa cephede görev almak istediğini iletiyor. 20 Ocak 1915’de 19. Tümen Komutanlığına atanıyor. Ve Çanakkale Kara savaşlarında Türkiye’nin kaderini değiştiriyor. Osmanlı Ordu komutası Alman ‘Paşa’da… Müttefik Almanya’nın planı başka! İsmet Görgülü, Çanakkale ilk günde biterdi adı eserinde, Alman arşivinden alıntılıyor: ‘Çanakkale seferi , 1915 yaz ve sonbaharı süresince bir çok düşman kuvvetlerini BAĞLAMIŞ, ve Batı cephesinden uzak bulundurmuştu….Türkiye, Alman Batı cephesine esaslı surette yardım göstermiş bulunuyordu.’ Gayet açık…Almanların Çanakkale’den beklentisi başka. Yarım milyonluk düşman kuvvetleri Çanakkale’de oyalanırsa, biraz zaman kazanır, nefes alırdı Almanya! İşte bu nedenle Osmanlı Ordusuna komuta eden Alman komutanlar, düşmanı Çanakkale kıyılarında tasfiye etmektense karaya çeken planlar yapmışlardı. 19. Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal Arıburnu raporunda: ‘Liman Paşa, sahilin müdafaası bakış açısıyla alınmış olan tertibatı tasvip etmedi!’ diye yazmıştı! Bu karar Osmanlı kurmaylarının değil, Berlin’in kararıydı. Türkiye’deki Alman ‘müttefiklerin’ görevi Türkiye’yi derhal savaşa sokmak ve Türk cephelerine olabildiğince çok İngiliz ve Rus kuvveti çekmek ve çekilenleri tutmaktı. Atatürk 1918’de Ruşen Eşref’e anlatıyor: ‘Benim Kanaatime göre düşman, çıkarma girişiminde bulunursa iki noktadan çıkardı. Biri Seddülbahir ve Kabatepe civarı. Ve düşmanı karaya çıkartmadan bu sahil bölgelerini doğrudan savunmak mümkündü.’ Boğaz muharebesinde bu planı uygulamış ve başarmıştı. Seddülbahir’e düşman çıkartma yaparken, Alman ‘paşa’ Saros’a gitmiş, Yarbay Mustafa Kemal kendi insiyatifiyle kıyı savaşına girişmişti. Kurduğu savunma düzeni düşmanı karaya çıkmadan durdurmuştu. Çanakkale cephesi komutanı Alman ‘Paşa’, savaş boyunca düşmana karaya çekme planı uyguladı.. İsmet Görgülü diyor ki: ‘Kıyı savunması yapılsaydı İngiliz ve Fransızlar karaya çıkamazlardı. Karaya çıkamayınca Çanakkale cephesi açılmazdı. 500 bin İngiliz Fransız askeri buraya bağlanamazdı. Dolayısıyla Alman niyeti gerçekleşemezdi. Ve Çanakkale ilk günde biterdi!’ Bitmedi… 57 bin şehitin sebebi YABANCI komutanların savaş düzeneğiydi! Bir devlet kendi savunmasını Batılı komutanlara teslim ederse bu kaçınılmazdı. Alman komutanların planları yüzünden büyük kayıplar verildi.. 33 yaşındaki Yarbay Mustafa Kemal ve Türk subaylarının komutasında bir millet tarihe ‘mucize’ olarak geçecek bir savunmaya imza attı. Kendi kararlarıyla savaştı. MİLLİ ruh onun yanındaydı… 8,5 ay boyunca bir gün bile dinlenmeden hem dışardan hem içerden kuşatılmış bir ülkeye ZAFERİ tattırdı. Yedi düvelin ‘Mucize’ dediği MİLLİ RUHTU! Mustafa kemal o ruhu şöyle anlatmıştı: ‘Karşı siperler arasında mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak… muhakkak. Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmamacasına tümüyle düşüyor, ikincidekiler onların yerine gidiyor… öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir tereddüt bile göstermiyor…. Okuma bilenler ellerinde Kuranı kerim cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelimeyi şahadet çekerek yürüyorlar.. Çanakkale muharebesini kazandıran bu yüksek ruhtur!’ Yabancılardan medet umulmasa ve Osmanlı Alman subaylarına komutayı teslim etmeyip Türk subaylarına güvenseydi 250 bine çıkan zayiat olmayacak, ordu kırılmayacak, İsmet Görgülü’nün dediği gibi Çanakkale bir günde düşmanı kovalayacaktı… Mustafa Kemal ve Mehmetçik sonunda büyük TüRK zaferine imza attı. Tüm dünyayı bu zaferi kabule zorladı. Savaş meydanında zafer kazanıldı ama düşman durmadı… Çanakkale’de savaş sürerken, doğuda Ermeni- Kürt Çeteleri, batıda Rum Çeteleri, İngiliz ve Fransız destekli İslam krallığı heveslileri vardı! Çanakkale zaferinden üç yıl sonra İstanbul işgale uğrayacaktı.. Ve Çanakkale’den aldığı güçle bu millet tarihe bir KURTULUŞ destanı yazacaktı.. Batının emperyalist planları Asya’nın kilidini kırma umutları paramparçaydı. Türk ruhunu kırmadıkça hedefe ulaşılmayacaktı.. Çünkü Türk, silahla değil ruhuyla savaşmıştı.. öyleyse O RUHU Çökertmek şarttı… İşte 90 yıldır bunu başarmaya Çalışıyorlar... Yazının bundan sonrasını sanırım bizler yazacağız.
  17. Değer yol bilgisayarından mı yoksa depo doldurmadan doldurmaya mı?
  18. çok istedim fabrikadan boyasız versinler, ikinci elde araç boyanmış diye değer kaybediyor dedim ama nafile, gene boyamışlar... Bu boya salantısından halkımızın kurtulması lazım. Boyalı araçtan zarar gelmez, sağında solunda ufak tefek bereleri olup da onarılmıştan da zarar gelmez. Ha diyorsanız Otokoç'da veya nakliyede aracı vurup onarmışlar, o zaman bilgilendirilmiş olmak hakkınız. Bunun için de en önemli kriter değişken boya kalınlıklarının olması. Ancak bu bile kaza sonrası boyama anlamına gelmeyebilir. üretim sürecinde boya hataları nedeniyle yeniden boyanması nadir değil, benim eski Fusion her tarafı 300 mikrondu mesela, ona da ikinci elde takasa alırken komple boyanmış demişlerdi, bende fabrikadan boyanmış aldım maalesef dedim. Normal değerleri arkadaşlar belirtmiş, ancak anormal değerler de her zaman sakıncalı bir duruma işaret etmeyebilir.
  19. özel depo kapak sistemi var, bak: özel bağlantı parçası olmadan pompa harici yakıt dolduramazsınız. Bence fiyat makul. Zaten artık araştırmayı boş verip tadını çıkarmaya bakın.
  20. Hayırlı olsun... Teslim alırken 1. Akü kutup başını tam sıktıklarından 2. Lastik havalarını 31-32 psi yaptıklarından 3. Bagaj kapağı iki yanında lastik takoz karşılıklarının yerinde olduğundan 4. Gözle görülür bariz bir trim hatası olmadığından 5. İlk yardım çantası ve halı veya kauçuk orijinal paspasların varlığından 6. Acil durumda kullanılacak benzin hunisini verdiklerinden emin olun! Tatlı heyecanınızın da tadını çıkarın
  21. Cem Boneval

    2013 fusion

    65...
  22. Cem Boneval

    2013 fusion

    Benimki de bu... (ya kusura bakmayın, yanında kız oturmayanı bulamadım, bu renge hastayım da)
  23. Evet bunu sık söylerim, işte bir örnek daha, fazla söze gerek:
  24. Cem Boneval

    Formula 1 2012 sezonu

    Hala Red Bull'da Christian Horner'la beraber. Göreceğiz bakalım... Bu arada F1 kokpitini merak eden varsa Mercedes'e oturabilir
  25. Sanmıyorum Tolga Çünkü Alman forumlarında da ÇokÇa var bu şikayetler, dizi dizi fotoğraf koyup servis Çözemezse dava aÇmaktan bahsediyorlar. Ama akla uzak düşmüyor düşüncen...
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.