Sigaraya genelde ortaokul yıllarında, arkadaş özentisi ile başlarız,
Tabi bende ortaokul yıllarında arkadaş özentisi ile başladığım sigarayı, yine ortaokul yıllarında bıraktım. Tabi bu bırakma sürecinde büyükbabamın çok büyük katkısı oldu diyebilirim.
Nitekim büyükbabam sigara, alkol, bilimum uyuşturucu (eski tip tabi, Nevrum falan varmış o zamanlar) tiplerini kullanmış birisi olarak bildiğim büyükbabam 2003 senesinin ortalarında ağır baskılarımız sonucu hastaneye götürdük, hastane Ankara'ya sevketti, Ankarada ise AKCİĞER KANSERİ teşhisi kondu. Akciğerlerinden (bunu Cem bey daha iyi bilir) ağızdan girilerek bir miktar parça alındı. 80-100 gün kadar Ankara Onkoloji Hastanesi olarak hatırladığım hastanede yattı. Sonra yapılabilecek herhangi bir şey kalmadığından gönderdiler, son günlerini evinde geçirsin diye de düşünmüş olabilirler, sanmam ama, son 2-3 ayı benim gözümün önünde geçti, her soluğunu hissettim, her ağrısını beraber çektik, gece başında nöbetler tuttuk, şimdi nefesi dinecek, birazdan dinecek diye, her ne kadar çocuk olsamda hatırlıyorum, ve bir müddet sonra nefes alamaz hale gelmişti, kendi imkanlarımız ile oksijen tüpü aldık, sadece onunla nefes alabiliyordu, ağrılarını bilirim, iki günün birisi hastaneye giderdik, en ağır ağrı kesiciler vurulurdu, Tabi bu ağrı kesicilerin dozları gün geçtikçe arttı, doktorlar artık son dozları vuruyoruz, bundan sonra daha da yaşarsa problem olur, bunlar da yetmez diyorlardı, nitekim büyükbabam bir akşam saat 21-22 civarında uyurken babaannem oksijen tüpünü kapattı, oksijen tüpünü kapatınca değişik değişik hareketler yapmaya başladı, hemen yeniden açtık oksijen tüpünü ancak, o sakin uyuyor sandığımız adam sanıyorum komaya girmişti, artık ne oksijen tüpü, ne de başka bir şey kalmıştı yapacak. O gecenin sabahında 4-5 gibi vefat etti. Tabi bu saate kadar çektiklerini anlatmam imkansız, koma diyince hareketsiz yatan bir hasta düşünmeyelim, ne ecel terleri çekti kim bilir.
Bunu neden böyle yazdığıma gelince, belki bir kişi ibret alır, ders alırda işe yarar diye yazdım.