Arkadaşlar bu konuya bi başlık açmak istedim.
Biliyorsunuz şu sıralar siyasi irade, yapılması gereken minimum çocuk sayısından doğum kontrol yöntemlerine kadar milletin uçkuruna el atmış durumda.
Bu konulardan birisi de kürtaj.
İşin teknik tıbbi tarafına hiç girmeyeceğim. 10 haftalık ceninin kolu bacağı olşur mu oluşmaz mı onu ben bilemem.
Ben, verilen bir beyanat üzerine yazacağım.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı (hangi partili olduğu önemli değil) Ayhan Sefer Üstün bi açıklama yaptı:
"Bosna'da Sırpların tecavüzüne uğrayan kadınlar da kürtaj yaptırmadılar"...
Yani size ne oluyor, siz haydi haydi yaptıramazsınız demeye getiriyor.
Bu açıklamayı yapan kişi bir milletvekili. Bunun yanında TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı. Hepsinen önemlisi ise bir insan.
İnsan bu açıklamayı yaparken bir düşünmeli. Ufak da olsa bir araştırma yapmalı, bu kadar hassas bir konuda kahvehanede palavra sallar gibi konuşmamalı.
Evet, tecavüze uğrayan Boşnak kadınların çoğu hamilelikleri sonucunda çocukları doğurdular. (11-60 yaş arası kadınlar)
Ama hangi şartlar altında?
Sırp esir kamplarında hamileliklerini sürdürmeye zorlandılar. Kürtaj olmamaları için gözetim altında tutuldular.
Zorla doğurtuldular.
Bu kadınlardan bir kısmı, doğum sonrasında bunalıma girerek intihar etti.
Çoğunluğu oluşturan bir diğer kısmı ise çocuklarını ya yuvaya vererek ya da sokağa terk ederek onlara bakmayı reddetti.
Kürtaj yaptırılmayan, doğurulan o çocuklar, porno sektörünün baş aktörleri oldular.
Avrupa'da çocuk pornosu tacirlerinin birincil sermayesi haline geldiler.
Erkek olanları ise Bosna'nın arka sokaklarının bataklıklarında sosyal çürümeye terkedildiler.
Tecavüze uğrayan kadınlardan genç olanları, kadın tacirleri tarafından fuhuşa zorlandılar. Hem de sağ kalan Boşnak erkekleri tarafından.
Şimdi, bu milletvekilinin kürtaja ilişkin savunması bu çocuklar mıdır?
Bu çocukları öne sürerek mi kürtajın kötü birşey olduğunu savunuyor?
Vah benim güzel ülkeme.