Jump to content
2019 Temmuz'dan sonraki tüm içerik ve üyelikler silinmiştir. Lütfen yeni kayıt yapınız ×

İbrahim Dikmen

Üye
  • Toplam İleti

    40
  • Katılım

  • Son ziyaret

İletiler, İbrahim Dikmen tarafından oluşturuldu

  1. ben de benzer bir sorun yaşadım ilk 10bin km'de.

     

    ayağım frende beklerken rölanti devri sallanmaya başlıyor ve 400 devirlere kadar düşüyordu. doğal olarak araç sürekli sallanıyor ve titriyordu. o an ayağımı frenden hızlıca çekip tekrar çok hızlı basıyordum ve motor stop ediyordu. İlginç bir şekilde kontağı kapatıp tekrar açmam gerekiyordu.. o sırada devir çok düştüğü için kırmızı yağ lambası da kısa bir süreliğine yanıyordu..

     

    bu olay birkaç defa olduktan sonra servise gidip hem şanzımana hem de motora flash attırdım ve bir daha bunu yaşamadım. araç şu an 3. bakımına (45k km) doğru yol alıyor.

  2. Bende focus tdci pws, kiz arkadasimda octavia tdi dsg var

     

    performansta focus, konforda octavia ?

     

    octavia’nin yol tutusu kotu degil, focus’un fazla iyi ? motor olarak tdi cok tepkisiz ve tdci’in torkunu ariyorsunuz.. diger yandan, octavia cok genis ve bagaj kismi cok kullanisli. Ses olarak da focusla kafa kafaya bence. 

  3. 50 dakika önce, Andaç Kaya yazdı:

    Tam olarak hava sıcaklığından emin değilim geçenlerde havalar sogudu 4 - 5 derece duştu sevınmıştım araç sıkıntı yapmadan çalıştı .

    Araç duman atmıyor.

    3000 devri geçmediği durumlarda tork alamıyoruz çekiç duşuyor bayırlarda vites kuçultme zorunda kalıyorum araç solluyamıyorum.

    Silkeleme olmuyor bir ara crank sensör kablosu zedelenmişti o aralar silkeleme yapıyordu artık onu yapmıyor.

    --2 dakika sonra eklendi--

    Aynen motordan çok yuksek ses gelıyor Map sensourumu acaba ona baktırdım ama bu parçanın ne oldugunu bılmıyorum bıde aracı kaldırıp  motorun altından bır parça degiştirip denediler ondan da değil dediler . İzmirde tavsiye edebilceğiniz bir yetkili servis var mıdır?

     

    --3 dakika sonra eklendi--

    DPF  yle ilgili ustalar birsey demediler.

    OBD2 üzerinden bluetooth ile bağlanabiliyorsanız MAF ve MAP sensörlerinin değerlerini kontrol etmenizi tavsiye ederim. Sabit gaz ve hız ile gidilirken salınım vs. gözlemliyorsanız sensör değişimi ya da kablo kontrolü/onarımına yönelebilirsiniz.
    Yazılımda bu iki sensör değerlerinin birbirlerine göre karşılaştırması yapılıyor, ikisi arasında beklenmedik bir uyumsuzluk gözlenirse hata alabilirsiniz.. Bu durumda aldığınız hataya göre motor koruma moduna geçebilir..

  4. Doğru devir ve vites, boş yere sizi hızlandırıp fren yapmanızı gerektirmeyen ya da boş yere sizi yavaşlatıp gaza basmanızı gerektirmeyen devir ve vitestir. Redline'ın altında kalırsanız motor ile ilgili herhangi bir sorun yaşamazsınız.

     

    Misal, avrasya tünelinde inerken 4. viteste bırakıyorum aracı, 70km/h ile iniyor, 1-2 kere hafif fren yapmam yetiyor. Dilovası'na inerken en yüksek viteste iniyorum, yine de araç yavaşlamasın diye ara ara hafifçe gaza basmam gerekiyor.

    • Teşekkür 1
  5. Egzoz çapının büyüklüğü back-pressure denen, egzoz geri basıncını etkiler. Egzoz geri basıncı yüksek olursa, egzoz zamanında silindir içinde yanmış gazların bir kısmı kalır, emme zamanında silindir hacmi kadar temiz hava alınamaz ve verim düşer. Bu sebeple egzoz basıncını düşük tutmak performansı iyileştirir.

     

    Tabiki performans iyileşirken bazı şeyler kötüleşiyor:

    -Bunlardan ilki, artan egzoz çapına karşılık düşen egzoz geri basıncı sebebiyle silindire maksimum miktarda temiz hava alınması sonucunda silindir içerisindeki hava kütlesi artar (sıcak egzoz gazının yoğunluğu, temiz soğuk havadan daha azdır) ve silindir içi basınçların limitlerin üzerine çıkmasına sebep olur. Motoru kırmak istemezsiniz.

    -İkincisi, FSI tarzı fakir yakıt/hava karışımı ile çalışan motorlarda silindir içerisinde bir miktar egzoz gazının kalması istenir ki emisyonlar düşsün. Egzoz çapı artarsa istenen miktarda egzoz silindir içinde kalmaz ve emisyonlar artar.

    -Üçüncüsü, EGR'lı dizel motorlarda EGR gazının emme manifolduna doğru akabilmesi için yüksek egzoz basıncına ihtiyaç duyulur. Eğer egzoz geri basıncı düşerse egzoz'dan emme manifolduna değil, tam tersi yönde akış oluşacağı için EGR valfi kapanır ve emisyonlar artar.

     

    Turbolu motorlarda denkleme turbonun verimli çalıştığı aralıklar dışına çıkacağı da dahil oluyor.

  6. 48 dakika önce, H. Cenk yazdı:

    stop startı bunun için geliştirmişler. Modern çok nokta enjeksiyonlu motorların rölanti tüketimi barizen çok yüksekmiş (eski karb ve tek nokta enjeksiyonlara göre)  . Ben de rölantide 0,6-0,8 rakamları görüyorum. 

     

    Bu seneki efsane trafikle ben nirvanaya ulaştım. Ort tüketimim son depo 6,5 litre. 

    VW grubundaki Eu6 1.6tdi'larda (Golf ve Leon) 0.4-0.5'lerde.

    Forumda bir arkadaş da 0.4-0.5 dedi, arabamın motorunda bir sorun mu var onu anlamaya çalışıyorum.

  7. hata kodu okutursanız daha sağlıklı olur. Bunun olmasının birçok sebebi var:

     

    -MAP sensörü kirlenmiştir

    -MAF sensörü kirlenmiştir

    -EGR valfi aşırı kurum bağladığı için tam kapanmıyordur

    -EGR valfi aşırı kurum bağladığı için yavaş çalışıyordur

    -Enjektörler kirlenmiştir

     

    vs.

     

    EGR valfinin tam kapanıp kapanmadığını anlamak için ufak bir test: En üst viteste hafif rampada 1250-1500rpm arası dip gaz yapıp bekleyin. Valf tam kapanmıyorsa salınım hissedebilirsiniz.

    • Beğen 1
  8. olay şu:

     

    turbo dizel motorlarda yüksek silindir içi basınç sebebiyle, her ne kadar segmanlar olsa da, yanma odasındaki gazın bir kısmı crankcase denen bölgeye, yani kartere kaçar.

    Şimdi oranın kapalı bir ortam olduğunu düşünün, crankcase ne kadar basınca dayanabilir? Bunun tahliye edilmesi gerekiyor.

     

    Tahliye etmek içinse sistem şudur:

    crankcase'deki yağ buharı kam milinin olduğu kafa kısmına doğru yükselir. Burada bulunan cam-cover üzerinde araçtan araca değişen bir filtre sistemi vardır. Bu filtre sistemi, en basit anlatımla, yağ buharını yoğuşturur, yoğuşan yağ aşağıya doğru damlar, geri kalan gazlar ise filtreden geçer.

     

    Şimdi bu gazları dışarıya salmak da doğru değil, sonuçta silindir içindeki yanma ürünü bunları :) Bu sebeple bu gazları bir şekilde tahliye etmemiz ve dönüştürmemiz lazım. Bu sebeple bu gazı turbo'nun kompresör giriş tarafına, yani emişin olduğu tarafa veriyorlar. Böylece bu yanma ürünleri tekrar motora besleniyor.

     

    Her araçta o kadar büyük birşey olması gerekmiyor, binek araçlarda genelde camcover'a entegre basit bir filtre oluyor. bu filtreden de çok ince bir hortum çıkıyor.

     

     

  9. 2 saat önce, Serkan Z. yazdı:

    Focus'ta kesinlikle böyle çalışmıyor. Garajdan arabayı yola çıkarıyorum. Kapının kapanmasını beklerken hemen devreye giriyor. Motor çalışalı henüz 30 saniye falan ancak geçmiş oluyor yani.

    Demekki 30 saniye içinde motorunuz 15-20 derece sıcaklığa ulaşıyor. Motor su sıcaklığı göstergesinden 60 derecenin altını takip edemeyeceğiniz için, piyasada kolayca bulabileceğiniz OBD2 bluetooth aparatlarından kullanıp telefonunuzdan motor su sıcaklığını takip edebilirsiniz.

     

    edit:

    Önceki mesajlarda bir arkadaş ford blog'undan bir yazı paylaşmış, orda da "Motor soğutma suyunun çalışma sıcaklığına ulaşması" diye bir ön koşul var, benim bahsettiğim konu oluyor kendisi..

    https://blog.ford.com.tr/ford-teknolojileri-otomatik-start-stop-sistemi/

  10. 44 dakika önce, Yakup Çağatay yazdı:

    Golf'ün yaptığı kapanma konusunda bence yanlış ve gereksiz. Sonuçta ışıklar için tasarlanmış bir sistem ama biz sık sık trafiğe giren veya yavaş giden trafiğe sahibiz durmasını istemediğim anda arabanın kendini durdurması sevimsiz duruyor ben bu tür arabaları sürerken sistemi kapatıyorum.

    tercih meselesi. 

     

    cok defansif bir sistem ford'daki, örnek olarak bir çok firmada start-stop aktif ve motor durmuş iken direksiyonu çevirmeye çalıştığınızda motor tekrar çalışıyor. ne yazıkki bu sistem ford'da deaktive durumda.

     

  11. Start-stop, NEDC testlerinde yakıt tüketimini düşük göstermek için icat edilmiş bir sistem. 1180 saniye süren NEDC testinin 267 saniyesi rölantide beklemekle geçiyor. Otomobil firmaları bir zaman sonra yakıt tüketimini düşürmek için çok para harcamaya başlayınca akü ve alternatöre yatırım yapmayı daha akıllıca buldular :)

     

    Emisyon açısından yararı ise şu oldu:

    1-Rölantide egzoz sistemindeki katalistleri efektif çalışma sıcaklıklarına getirmek uzun sürüyor. Haliyle, rölantide beklerken salınan gazlar hiçbir indirgemeye maruz kalmadan egzozdan çıkıyor. NEDC'nin "şehir içi" diye bilinen edilen kısmında bu durumdan kaçınmak için motoru durdurmak, egzozu ısıtmak için ise aracın hareket ettiği ve motora daha fazla yük bindiği süreleri kullanmak daha mantıklı.

    2-NEDC'nin "şehir dışı" diye bilinen kısmında ise katalistler efektif çalışma sıcaklığına ulaşmış oluyor, motor kalibrasyonu da "ısıtma" modundan "verim" moduna geçiyor. Bu moda geçince yanma daha verimli olduğu için egzoz sıcaklıkları düşünüyor. Bu noktada motoru rölantide çalışır vaziyette bekletmek bu sefer de katalistleri soğutmuş oluyor, yani efektik çalışmaktan uzaklaştırıyor. Bu sebeple bu noktada da motoru durdurmak emisyon açısından mantıklı.

     

    Bu arada, Start-Stop sistemi aktif iken, motor su sıcaklığı belli bir sıcaklığa ulaşmadan (15-20 derece) sistem devreye girmeyecek şekilde kalibre edilir. VAG yine çakallık yapmış olabilir, denk gelmedim onda 15 derece altına :)

     

    Turbo konusunda da korkmayın o kadar, normal kullanımda turbo limitlere kadar ısınmıyor. Sıcak havada, uzun yoldan dönüşte ya da aracı yüklü kullandıktan sonra motoru durdurmadan 30sn bekleseniz yeterli.

     

    Focus 1.5tdci PWS için, bence start-stop çalışma şeklini sevmiyorum. Araç tam durduktan 3sn sonra motor stop ediyor. Ayrıca motor çalıştıktan 1-2 saniye sonra kavrama gerçekleşiyor. 1.6tdi dsg Golf'te 5km/h altına düşünce motoru durduruyor, ayağı gazdan çekince direk kavrama yapıyor, daha atak.

    • Beğen 2
  12. ECU motorun çalışma süresini hafızada tutar. Ama bu zamanı OBD soketinden bağlanarak servis vs. göremez.

     

    Dizel motorlar için konuşuyorum, yağ 2 sebepten kirlenir:

    1-Dizel motorlar, benzinli motorlara göre daha yüksek silindir içi basınçlarla çalıştıkları için yanma odasından crankcase denen, yağın bulunduğu ortama daha fazla egzoz gazı kaçar (bkz. crankcase pressure). Bu da yağı kirletir ve özelliğinin kaybolmasına sebep olur.

    2-DPF'li dizel motorlarda regeneration yapılırken silindir içine, yanma zamanının sonunda bir miktar yakıt atılır, bu yakıtın yanmayıp silindir duvarına yapışma ihtimali yüksektir. Her çevrimde silindir duvarından yine crankcase'e doğru yakıt süzülebilir. Bu durumda zamanda yağdaki yakıt miktarı artacağı için yağ incelir. İstemeyiz :)

     

    Bu sebeple dizellerde erken yağ değişiminin yararı vardır. Ama mühendisler herkes gereksiz yere 5bin'de bir yağ değiştirmesin diye, marketteki rakiplerin durumunu ve müşteri isteklerini de göz önüne alarak:

    1-Motor tasarımında parçalarını bu duruma göre seçerler

    2-Kullanılacak yağı bu duruma göre belirlerler

    3-Testlerini yapar, güvenlik faktörünü de hesaba katıp servis aralığı belirlerler

     

    15k dendiyse, 15k'yı geçirmeyin. Daha kısa sürede değiştirmek sizin bütçenizin ve keyfinizin bileceği iş :)

    • Beğen 1
  13. ‎10‎/‎10‎/‎2016 - 14:23 tarihinde, Olcay Sert yazdı:

     

    şu car kit  işinizi görür. biraz daha kaliteli ses olsun derseniz (en baz olanlar bası emiyor resmen) buna

     

    diğer seçenekler içinse buraya bakabilirsiniz

     

    birde bluetooth 4 ve üzeri versiyon olursa telefonun şarjını çok az yer alt versiyonlar çok çabuk şarjı bitirir

    İlk bahsettiğiniz kitten aldım hocam, gayet güzel çalışıyor ;) Çok teşekkürler

    • Beğen 1
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.