Jump to content

Önerilen Mesajlar

11 saat önce, Servet Ö. yazdı:

Bir dizi oyuncusu ablamız diyor ki; Kamera önünde maskesiz çalıştıkları için onlarında aşı hakkı olmalıymış, iddiası o yönde 😄 Toplum yararına bir iş yaptığını falan sanıyor herhalde, kendini sağlık çalışanıyla falan aynı kefeye koyuyor 😄

 

Amerikan dizilerini örnek göstermek gerekiyor ablaya anlaşılan. Orada bir çok dizide maske kullanılırken, bizim dizilerin neredeyse tamamında Corona diye bir hastalık yok, hayat pespembe. 

 

image.thumb.png.ff4da97892a23862e2180a2ab4d98c21.png

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
  • Yanıt 2,6b
  • Oluşturulma
  • Son yanıt

Bu Konuya En Çok Yazanlar

  • Cem Boneval

    375

  • Mertcan Çelik

    327

  • Burçin Denizalp

    198

  • Süleyman Ünal

    131

Bu Konuya En Çok Yazanlar

Popüler Mesajlar

Bu da çeşni olsun: Mikrobioloji uzmanı Prof Dr. Faruk Aydın, lise öğrencilerine aşı konusunu halk ağzı ile örnekler vererek anlatmış.   "Vücudumuzun görünce gıcık olduğu yabancı maddeye

Sonuçta havaya karışması hapşırma ve öksürmeyle ve aerosolü taklit eder nitelikte.  Durağan havada yere inmesi yarım saati bulur deniliyor. DSÖ havayla bulaşmaz diye açıklama yaptı. Yüzeyler

Bir İspanyol, bir İtalyan, bir İngiliz ve Temel hastanede buluşmuşlar; ilk üçü Türk malı maske kullanırken Temel hala şifresini bekliyormuş.  Fıkra bu ya...

Yayınlanan Görseller

Mertcan Çelik

Twitter'da bu yanlış grafik dolanıp duruyor sinir oldum. Kimse kaynak kontrol etme gibi bir zahmete girmiyor demekki.

 

Twitter'da her gün trend olan konulardan en az 1'i ya da 2'si futbol ve tv programları ile alakalı iken çok anormal görmüyorum ben bu istekleri açıkçası.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Cem Boneval

Gurur tablosu

image.png

 

Bu arada Reis dedi ki Ramazan için aldığımız tedbirlerle hatsa sayımız binlere düşecek ve Mayıs ayında turizme start vereceğiz.

Yani tam kelimeleri bunlar değil de meali bu?

Peki bu Ramazan için alınan tedbirler bu kadar etkili olacaksa niye şimdiden başlamıyoruz ve her gün 300-500 kişiyi kaybediyoruz diye kendi kendime sordum ve beynim patinaj yapmaya başladı. 

 

 

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Burçin Denizalp
3 dakika önce, Cem Boneval yazdı:

Peki bu Ramazan için alınan tedbirler bu kadar etkili olacaksa niye şimdiden başlamıyoruz ve her gün 300-500 kişiyi kaybediyoruz diye kendi kendime sordum ve beynim patinaj yapmaya başladı. 

Reisimizin bir bildiği vardır, bilmemkaç asırlık devlet aklına güvenin.

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Servet Ö.

Öğretmenler aşılanmamışken futbolculara en alt ligden en üst lige kadar olanlar dahil olmak üzere aşı hakkı doğmuş.

Milletin önde giden afyonlarından futbol tabiki öğretmenden öğrenciden önemli. Ne sandınızdı.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bursluluk sınavı ve adaylık kaldırma sınavı ertelendi

esnaf biraz dükkan açtı. kongrelerde bitti. çocuğuna bakmaktan sıkılan veliler yerine öğretmenler biraz çocuklara baktı. artık kapatabiliriz diye düşünüyorlar.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Gürkan Çakıroğlu
41 dakika önce, Cem Boneval yazdı:

Bana bunları otomobil modelleri ile anlatırsan daha iyi kafamda oturur düşünüyorum.

Faruk hocamız sonunda çok güzel bağlamış olayı, anlamayan kalmamıştır artık 🙂

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

cem hocam elinize sağlık paylaşım için. şöyle bir  bilgilendirme (yanlış anlaşılmasın neden bilgilendirmediniz gibi bir suçlamam söz konusu değil)  bir sürü yalan yanlış haber yapılmadan önce yapılsaydı büyük bir kesimin aşı ile ilgili olumsuz düşüncesi olmazdı diye düşünüyorum.

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Mertcan Çelik

TR'de 3.0 TFSI A4 mü var diye düşündürüyor vergiler sağolsun 😅

 

Anlatabilecek kadar basit ama yeterli bilgiyi içine koyarak anlatmış sağolsun

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Burçin Denizalp
54 dakika önce, Cem Boneval yazdı:

Bu da çeşni olsun:

Mikrobioloji uzmanı Prof Dr. Faruk Aydın, lise öğrencilerine aşı konusunu halk ağzı ile örnekler vererek anlatmış.

 

"Vücudumuzun görünce gıcık olduğu yabancı maddeye biz ANTİJEN diyoruz. 
Mikroplar yani bakteriler, virüsler dediğimiz minik yaratıklar vücudumuz için birer antijendir. 
Vücut ise bunlara savunma olarak ANTİKOR dediğimiz maddeyi yapar. 
(Vücudu savunmanın birçok yolu vardır. Ama onları anlatmayacağım)
Şimdi mikrobu veya covid virüsünü bir insan gibi düşünün. 
Bu adam geliyor sizi kolları ile dövüyor, ayakları ile tekmeliyor bir de kafa atıp perişan ediyor.
İşte biz bu adamı lab ortamında öldürüyoruz ve ölüsünü enjekte ediyoruz.
Vücut bunu ölü olarak görse de gelecekte tekrar canlısı ile karşılaştığında hatırlıyor ve onunla savaşmak için antikor yapıyor.
Bu antikora da tabanca diyelim.
Yaptığı tabancaya kurşunları koyup önce ölüsü üzerinde deneme yapıyor.
Sonradan benzer canlısı ile karşılaşınca ateş edecek.
İşte Çin aşısında bu ölü adam bütün olarak var.

Biontek mRNA aşısında ise adamın kolları ve bacakları var. 
Bu mikroptan bağımsız laboratuvar ortamında sahte bir şekilde üretilmiş.

Şimdi bu Alman aşısına 200 kol 200 bacak yapıp koyuyorsun.
Çin aşısına ise üç tane ölü adam koyuyorsun.
Sayılar atmasyon tabi ki; anlayın diye. 
Alman aşısındaki bu kol ve bacaklar hareket ediyor.
Bu nedenle vücut daha çok gıcık olup daha fazla mermi ve silah yapıyor; antikor yani.
Ama aşının saklama derecesi -20 ve daha sıcağa gittikçe bu yapay kol ve bacaklar bozuluyor.
Çin aşısına neden 3 taneden fazla adam konulmuyor.
Teknik nedenler.
Virüs ancak canlı hücrede ürer. Biz mikrobu döllenmiş tavuk yumurtasında belli bir sürede üretiyoruz. 
3 adam oluyor. 
Sonra o yumurtanın içindeki üç adamı belli maddelerle öldürüyoruz.
Bu maddelerin bir kısmı ölü adamın üzerinde kalıyor.
O maddelerin fazlası zehirler diye bir aşı dozunda üç adamı geçemiyoruz.

Gelelim mutasyona; Terminatör filmi vardı Arnold swarzenberger oynamıştı.
Sonra 2, 3 ve 4 de çekildi.
Her neyse.
Seyrettiyseniz daha iyi anlayacaksınız.
Terminatör 2’deki robot şekil değiştiriyordu.
Aynen onun gibi, bizim insan şekli verdiğimiz covid mikrobunun sağ eli 2 metre oluvermiş, al sana İngiltere mutasyonu.
Ya da sol ayağı 25 cm’e düşmüş al sana Güney Afrika mutasyonu. 
Şimdi bizim oluşturduğumuz antikor kol, bacak ve kafaya ateş edecek ya.

Kafaya edilen ateş esas mikrobu öldürüyor. (Yani spike antikoruna bakın diyorlar ya işte bu)

Bizim mikrobun kolu değişip mutasyona uğrayınca vücudumuzun Çin aşısı vasıtası ile ürettiği tabanca hala kafaya ateş edebilir.
Yani mutasyonlara klasik aşı (Çin aşısı) daha dayanıklıdır. Ama karşısına gelen mikrop ölü olduğu için vücut mRNA aşısına göre antikoru daha az üretiyor. 

Peki aşı olan niye hasta oluyor. 
Bu antikorların değişik fraksiyonları vardır. 
Kanda ilk oluşana IgM sonra uzun süreli oluşana IgG denir. Bir de IgA vardır. 
O mukoza dediğimiz ağız, gırtlak, bağırsaklar gibi organların iç derisine verdiğimiz ad olan mukozadan salgılanır. 
İşte püf noktası bu IgA da.
Bizim Çin aşışı da, alman aşısı da IgA yı yeterince oluşturamıyor.
Çünkü kola yapıyoruz. 

(Ek parantez. Hatırlar mısınız çocuk felci aşısını küçükken olurken ağzımıza damlatmışlardı. Çünkü çocuk felci mikrobu ağızdan alınıyor. Bağırsağa gidince oranın mukozasının IgA tipi antikoru çocuk felci mikrobunu öldürüyor.)

Bu nedenle aşılı kişinin boğazındaki mukozaya mikrop yapışabiliyor ve hastalandırıyor.
Ama hafif geçirecektir mantığı burada. 
IgM ve IgG lerimiz hazır.

Gelelim Çin mi, alman mı? Hangisini bulursanız olun derim. 
Çin aşısı bilinen bir teknoloji. Grip aşıları, çocuk felci aşısı gibi benzerleri var.
mRNA aşıları kanser için denendi. 
Başarılı olmadı.
Aynı teknoloji enfeksiyon biliminde deneniyor şimdi.
Klasik aşıya göre bir tık yan etkisi fazla. 
Benim önceden geçirilmiş iki defa acile düşmeme sebep olan ciddi allerjim var.
Ben o nedenle Çin aşısı olduğuma memnunum.
Son olarak Türkiye'de burundan sprey sıkılacak aşı çalışması var.
O aşı olmuş olsa üste hafif geçirme de olmayacak. 
Çünkü IgA üretecek.

Dünkü yazımdan sonra birçok soru geldi. 
Onların cevaplarını da müsaadenizle burada hepinize açıklamak isterim;

İlk soru bu salgın biter mi. Cevap: Biter tabii ki ama nasıl biter. 
Birinci yol Yeni Zelanda örneği. Dünyanın ucunda bir ülkesiniz. Kapınızı herkese kapatıyorsunuz.
İçerdeki hastalananları hemen bulup tedavi ediyorsunuz.
Ve hiç kimseyle görüşmeden mutlu mesut bekliyorsunuz.
Neyi? Aşının gelmesini.
Çünkü insanlarınızın vücudunda antikor yok.
Türkiye’de bu yapılamaz. Çünkü Dünyanın ortasında gibiyiz. 
Memlekete gelen gidenin haddi hesabı yok.
Biz bitirmek için ne yapacağız. Sürü bağışıklığı yani toplumdaki insanların %80 den fazlasının hastalığı geçirmesi.

Olur mu? Tabii ki olmaz. Çünkü mikrop yakaladığı bin kişiden dördünü, beşini öldürse (ki öldürüyor) ülkemizde 400.000 500.000 kişiyi öldürür demektir. Hastaneler dolup taşar. Doktorlar ve diğer sağlık personeli mahvolur. 
(Şu anda bile salgının şiddetinden mahvolmuş durumdalar)

Üçüncü yol toplumun %80 den fazlasının aşılanması. 
İsrail bunu yaptı. 
Ne dedi salgının başında Biontek firmasına. 
Kardeş aşın kaça. 
Cevap 2 lira. 
Al sana 5 lira. 
İlk çıkanları bana gönder. 
Ama İsrail’de küçük ülke. 
4, 5 milyon. 
Biz bunu yapamazdık.

Aşıyı biz kendimiz üretse idik şimdiye kadar. 
Aslında aşı yapmak çok kolay.
Ülkemizde enfeksiyoncular, mikrobiyologlar özellikle virolog ve immünologlar kolayca aşı yapabilir.
Mesele aşı sayısında.
Dün bahsettim ya.
Klasik ölü virüs aşısında canlı hücre lazım. 
Bunun için içinde embriyo gelişmiş tavuk yumurtası kullanılıyor diye. 
Milyonlarca yumurtada uygun koşullarda mikrobu üreteceksin. 
Sonra uygun dozlarda öldürerek şişeleyeceksin.
Kapasite kolay kolay yetmez.

Bakın Rusya’ya. 
Aşılamada %4,5 da (bizde iki doz aşılananlar %10 oldu bugün. 
Bence bu başarıdır. 
Umarım artarak gider.
Rusya kapasitesi yetmediği için sputnik aşısını Kore ve Hindistan’da da yaptırıyor. 

(Ek parantez 1: Tansu Çiller zamanında mark, dolar bir anda üç katına çıkmıştı ya, 1996, 1997 gibi aşı yapımı maliyetli diye bütün aşı yapımını durdurduk biz. Bence aşı stratejik bir nesnedir. İnşallah ders olur. 
Büyük tesisler yaparak her çeşit aşıyı üretmeye tekrar başlarız.)

(Ek parantez 2: Anlaşılsın diye yumurta diyorum doktor okurlar hücre kültürünü anlatabilmek için öyle dediğimi hoş görsün lütfen)

Bir diğer soru Çin aşısına Neden Hacettepe tıpın hocaları % 95 etkili brezilya % 50 etkili dedi. 
Şimdi Prof Dr Serhat ÜNAL ve Prof Dr Murat Akova dünya çapında bilinen İyi bilim adamlarıdır.
Ve yakın arkadaşlarımdır.

Aslında bizimkilerin de,  Brezilyalıların da dedikleri doğru. 
Bizimkiler dün bahsettiğim IgM ve IgG antikorlarının %95 oranında geliştiğini söylüyor.
Brezilyalılar tutmuş boğazdan bir de mikrobu PCR ile aramış. Mukozanın yaptığı yapışmayı önleyen IgA yetersiz olduğu için %50 sinde mikrobun boğaza yapışması var demişler.
Ama tekrar söyleyeyim. 
Bizim kanımızda yeterli IgM ve IgG antikorları var. 
Bu durum ciddi hastalık geçirmeyi önler.

Son soru. 
Peki salgın ne zaman biter.
Vaktini bilemem. 
Dünya aşı kapasitesi belli. Kolejden sınıf arkadaşım Mustafa Atalay Finlandiya’da doktor olmasına rağmen hala aşısını olamadı. 
AB de senin ülken fazla aldı.
Benimki fazla aldı tartışması var. 
New Jersey’de Ankara Tıptan sınıf arkadaşım internetten aşı sırası alabilmek için morbid obezi işaretledim diyor. 
Bizde de aşıların gecikeceğinden korkuyorum. İnşallah gecikmez ve en kısa sürede (iki ,üç ay içinde) asgari 18 yaşına kadar herkes aşılanır. 
(Ek parantez 3: Bazı mutant Covid mikropları da artık çocuklarda belirtili hastalık yapmaya başlamış. İnşallah yüzdesi azdır ama ben okul çocuklarının da hepsinin aşılanmasından yanayım.)

Lütfen aşı olsak da olamasak da maske, mesafe ve hijyene devam edelim. 

Son dileğim de krizi yönetenlerden. 
Lütfen tam kapanma uzun süreli olarak yapalım. 
İsrail bir yandan aşılarken bir yandan sıkı tedbire devam etti.

Bugün bir soru daha geldi. 
Biz büyüklerimize iki doz aşı yaptırdık. 
E çok güzel. 
İkinci aşıdan üç hafta sonrada spike antikoru baktırdık ve antikor 0 çıktı. 
Ne yapacağız şimdi.
Bu Çin aşısında % 5 beklediğimiz durum.
Alman aşısında yeterli antikor oluşma oranı % 99 -99,5.
Çünkü dün yazmıştım alman aşısında 200 kol bacak var, Çin aşında 3 ölü adam.
Tamam da ne yapacağız.
Maske, mesafe ve hijyene dikkat etmeye devam.

Bir de Alman aşısını olsam. Maalesef o olmuyor. 
Toplum bağışıklığı %80 i geçene kadar dikkatli olacaksın. 
% 5 lik gruba girdim diye üzülüp paniklememek için de antikor baktırmayacaksın.

Yazdıklarımı okuyan tanıdıklar, arkadaşlar sormaya devam ediyor. 

Ben de soru ve cevabı buradan paylaşıyorum; Mehmet hocam ben mühendisim. 
Evet kardeşim çok güzel.
Biontek aşısı da yapılmaya başlanmış.
Şimdi hala karar veremedim. Çin aşısı Sinovac mı olsam, Alman aşısı Biontek mi.
Bana bunları otomobil modelleri ile anlatırsan daha iyi kafamda oturur düşünüyorum. 

Peki kardeşim. Çin aşısı Sinovac’ı Peugeot 301 1.5 dizel gibi düşün. 
Ucuz, piyasada hemen satılır, bir depo mazotla İstanbul-Ankara arasını gider gelirsin. 
Aslında Rus aşısı Stupnik’te onun ikiz kardeşi Citroen C-elysee gibi.
Tamam anladım. 
Peki Alman Biontek. 
O da Audi A4 3.0 TFSI gibi. İstanbul-Ankara bir depo ile gidip dönemezsin. Ama yeni teknoloji hayalet göstergesinde 250 bastığını görebilirsin. 
Peugeot’da da 180 gidiyorsun ama.
Yani Ne Çin aşısı Murat131 Şahin ne de Alman aşısı, Rolls Royce Ghost veya Mercedes S500 değildir."

Çok güzel anlatım.

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Restore formatting

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Benzer İçerikler

    • Yakup Çağatay
      Yazan: Yakup Çağatay
      SYNC+ (SyncPlus), zenginleştirilmiş bağlantı deneyimleri sunulan yeni bir araç içi denetim sistemi.
       
      Ford China bugün, Baidu’nun yapay zekası (AI) teknolojisi ile güçlendirilmiş, özellikle Çin tüketicileri için üretilmiş yeni bir araç içi bilgi eğlence sistemi olan SYNC+ 'ı piyasaya sürdüğünü duyurdu. SYNC+ bu yıl sonunda yerel olarak üretilen Ford ve Lincoln araçlarında, Çinli tüketicilere yeni bir bağlantı deneyimi düzeyi kazandıracak ve hayatlarını daha kolay ve daha eğlenceli hale getirecek.
       
      Araca bağlı olarak 12,3 inç'ten 12,8 inç'e kadar farklı boyutlarda sunulacak.
       
      Baidu ile birlikte Ford'un mevcut sistemlerine bir adım attırılmış gibi duruyor, bunun adına da son dönemde hep duyduğumuz "sözde" yapay zeka benzetmesi yapılmış ? 
       
      Mesela şu özellikler gelmiş/geliştirilmiş: 
       
      Kusursuz Hareketlilik Deneyimi: Araç sahipleri, sadece bir QR kodunu tarayarak SYNC+ ve FordPass Uygulaması arasında kesintisiz, uçtan uca bir mobilite deneyimi yaşayabilecekler. Sadece Baidu'nun geniş bilgi ve hizmet ekosistemine erişim sağlamakla kalınmayacak, aynı zamanda araç sağlığı hatırlatıcıları, çevrimiçi servis rezervasyonu, araç alımı ve servis merkezine dönüş, dijital yol yardımı ve araç içi acil yardım gibi benzersiz FordPass servislerine de erişebilecekler. Navigasyon varış yerleri ayrıca FordPass ve SYNC+ arasında paylaşılabilir. FordPass ile müşteriler ayrıca uzaktan kumandalı çalıştırma, kilitleme ve kilit açma, klimayı açma ve yakıt ve yağ seviyelerini kontrol etme gibi araç işlevlerini uzaktan da etkinleştirebilir.
       
      “Araçtan Akıllı Evlere” Kontrol Bağlantısı: SYNC+ ile araç, Baidu ekosisteminin bir parçası olan robotik süpürge makinası, aydınlatmalar, hava temizleyicileri ve klima gibi sistemleri yönetebiliyorsunuz. Bu yenilikçi özellik, müşterilerin akıllı evlerini aracın içindeyken ses kontrolü ile kontrol etmelerini sağlıyor. 
       
      “Arabada Yaşam” Hizmetleri: Otel rezervasyonu, sinema bileti satın alma, yemek siparişi verme, park yeri arama ve uçuş kontrolü ve tren bilgileri gibi günlük ihtiyaçlara cevap vermek için araç içi yaşam hizmetlerine geniş bir yelpazede erişilebiliyor. Hepsi aracın içinden ses kontrolü ile yönetiliyor . Ödemeler, WeChat, Alipay ve Baidu Wallet aracılığıyla bir QR kodu taranarak kolayca yapılabiliyor.
       
      Zengin Eğlence Ekosistemi: SYNC+ müzik, radyo, sesli kitap ve haberler dahil olmak üzere önemli eğlence içeriği sağlıyor. Makine öğrenmesi ve veri analizi yeteneği sayesinde müşteri tercihleri ve talepleri doğrultusunda kişiselleştirilmiş öneriler bile sunabilecek. SYNC+, Apollo için DuerOS tarafından desteklenen iQIYI çevrimiçi video işlevselliğini başlatan ilk platform olacak, böylece müşteriler park ederken, örneğin çocuklarının okulu bitirmesini beklerken, film ve TV programlarını dinleyebilir ve tadını çıkarabilirler.
       
      Akıllı Navigasyon: Baidu’nun güçlü navigasyon özelliğinden yararlanarak, SYNC + gerçek zamanlı 3D haritalama (hem gündüz hem de gece versiyonları) ve trafik bilgileri sunar ve müşterilerin trafikten kaçınmasına ve zamandan tasarruf etmesine yardımcı olacak en iyi rotayı planlar. Ayrıca ilgi noktaları önerebilir.
       
      Akıllı Ses Asistanı: Baidu’nun AI teknolojisi ile güçlendirilmiş SYNC+, 150’den fazla gerçek hayat senaryosunu ve ilgili konuşma modellerini araç sahipleri ile gerçek ses etkileşimi gerçekleştirmek için birleştiren doğal Mandarin dili tanıma sunuyor. Kişisel bir araç asistanı gibi, SYNC+, klima sıcaklığını ayarlamak, navigasyon ve ses sistemeni etkinleştirmek gibi doğal dil komutlarını anlayabilir ve tamamlayabilir.
       
      SYNC+, NXP i.MX 8 çok çekirdekli araç işlemcisi ile çalışacak.
       

       



    • Yakup Çağatay
      Yazan: Yakup Çağatay
      Ford Otosan’dan yapılan yazılı açıklamaya göre doktor, diş hekimi, hemşire, sağlık memuru, eczacı, laboratuvar teknisyeni, sağlık bakanlığı çalışanları, veteriner gibi sektörün her alanında çalışanlara yönelik;
      C-max, Kuga ve Mondeo'da 2.500 TL
      Tourneo Connect ve Tourneo Courier için 1.500 TL indirim
       
       
    • Erdoğan G.
      Yazan: Erdoğan G.
      Ford Otosan’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, 31 Mart’a kadar sürecek kampanyada doktor, diş hekimi, hemşire, sağlık memuru, eczacı, laboratuvar teknisyeni, sağlık bakanlığı çalışanları, veteriner gibi sektörün her alanında çalışanlara yönelik; tüm binekler ve courier için yüzde 2 indirim uygulanacak.
       
      Sağlıkçı olmayıp da düşünenler için 2 tur gezme karşılığı yardımcı olunur
    • Engin Uzunoğlu
      Yazan: Engin Uzunoğlu
      Hürriyetten alıntı;




      FBI, 9 Temmuz'da internetin fişini çekiyor. Dünya genelinde hissedilecek bu kesinti neden yapılıyor?



      Hacker'ların Windows'daki bir açık yoluyla dünya çapında 570.000'den fazla bilgisayara zararlı yazılım yüklediğinin ortaya çıkmasıyla birlikte FBI, 9 Temmuz'da internetin şalterlerini indiriyor; zira söz konusu virüs bu tarihte harekete geçeceğinden FBI DNS sunucularını kapatarak önlem almayı planlıyor.

      DNSChanger ismini taşıyan virüsün yarattığı tehdit ortadan kalktığında kapatılan sunucular tekrar hizmete girecek.

      Söz konusu virüs, kullanıcıların tarayıcılarını hacker'ların sahte sitelerine yönlendiriyor.

      FBI, kullanıcılara güvenlik ortağı tarafından yönetilen dcwg.org web sitesini ziyaret ederek zararlıya sahip olup olmadıklarını kontrol etmelerini öneriyor.


      Bilgisayarınızı kontrol edebileceğiniz ilgili site (checkup)

      http://www.dns-ok.us/

      Detaylı bilgi
      http://www.dcwg.org/detect/
  • Bir arkadaşa söyle

    FocusClubTR.com'u seviyor musun? Hadi bir arkadaşa söyle!
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgi

Bu web sitesini daha iyi hale getirmeye yardımcı olmak için cihazınıza çerezler yerleştirdik. Çerez ayarlarınızı düzenleyebilirsiniz, aksi takdirde devam etmek için uygun olduğunuzu varsayarız.