Jump to content
  • Duyurular

    • Yakup Çağatay

      Görünmeyen Resimler - Imgur ve PhotoBucket   06-08-2015

      Türkiye'de i.imgur adresi engellemiş durumdadır, bu sorunu çözmek için ilk etapta öncelikli konuları yenilemeye başladık. Şuan görmek için yapmanız gereken basit bir DNS değişikliğidir; Google dns gibi 8.8.4.4 NOT: Bu sadece imgur'a yüklenen fotoğraflar için geçerlidir. PhotoBucket da diğer sitelerde görüntülemesini kapattı. Gözükmeyen bir resim/foto gördüğünüzde lütfen RAPOR düğmesini kullanarak bizlere bildiriniz eğer mümkünse görünür hale getireceğiz. İlginize Teşekkürler.
  • Hoş Geldiniz!

    Tüm özelliklerine erişmek için şimdi kaydolun. Kayıt yaptırdıktan sonra, konu açabilir, konuları yanıtlayabilir, kullanıcıların mesajlarını beğenebilir, özel mesaj yollayabilirsiniz.

    Kayıt olduktan sonra bu mesaj silinecektir.

“ER-OL

Önerilen Mesajlar

Bakalım 1920’den beri kimler gelmiş kimler geçmiş. 1920’den günümüze kadar Milli Eğitim Bakanlığı yapmış kişiler adları, yaptığı dönem ve bitirdiği alan nelermiş bir göz atmaya ne dersiniz? Listeye ilk baktığınızda dikkatinizi çekecek ilk konu hiç kuşku yok ki en az eğitimcilerin Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olmasıdır. Listeyi incelediğinizde ve dönemlerine baktığınızda eğitimci olanların dönemi de dikkatinizi çekecektir. Hasan Ali YÜCEL, Mustafa ÜSTÜNDAĞ, Avni AKYOL ve Hüseyin ÇELİK listeye bakmadan söyleyebileceğimiz eğitimci kökenli Milli Eğitim Bakanları. Hepsinin döneminin ortak özelliği doğru veya yanlış eğitimde ciddi girişimlerin olduğu dönemler olmasıdır. Hasan Ali Yücel ise MEB'de kilit taşı olarak kabul edilen ve büyük saygı gören bakan olarak tarihe geçmiştir.(Kaynak:https://www.ogretmenlersitesi.com/foto-galeri/milli-egitim-bakanlarinin-meslekleri-mezun-oldugu-fakulteler/733/resim/1/)

Ne anlatayım daha? Neyi tartışıyorsunuz? 14 yıllık öğretmenim, 5 Milli Eğitim Bakanı gördüm. Hiç biri eğitimci değildi mi ne? Avukat beni yönetti, edebiyatçı beni yönetti, işletmecisi, iktisatçısı...

Keşke Hasan Ali Yücel gibi  gerçek bir eğitimci başımda olaydı; ülkemin çocuklarıyla Dünya'yı yönetirdik be!

Dağılın beyler !

 

1_48.jpg

2_35.jpg

3_35.jpg

4_34.jpg

5_32.jpg

7_33.jpg

8_28.jpg

9_26.jpg

A.Coşar tarafından düzenlendi
Yazım yanlışı.

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
2 dakika önce, A.Coşar yazdı:

Keşke Hasan Ali Yücel gibi bir gerçek bir eğitimci başımda olaydı; ülkemin çocuklarıyla Dünya'yı yönetirdik be!

Dağılın beyler !

Abi çok sert girdin ya :D

Hasan Ali Yücel konusunda hem fikiriz. Zira Köy Enstitülerinin kurucusu olarak da bir ilke imza atmıştır. Ki bu deneyim bugün hala aşılamamıştır. Enstitüler sadece teknik eğitim vermemin yanında kültürel değişim ve gelişim için de bir dinamizim yaratmıştır. Hatta dönemin köylü kökenli aydınları buralardan çıkmıştır diyebiliriz. Fakat halihazırdaki kafanın aynısı enstitüleri kapatmak için çok uğraşmış ve maalesef başarılı olmuştur.

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Mevcut eğitim sistemi ile duygusal zekadan yoksun yetişen çocuklarımız iş hayatına atıldıklarında problem çözme teknikleri yetersiz, takım çalışmasında başarısız, insiyatif kullanamayan ve iletişimi yetersiz büyüyorlar. Eğer aileleri birşeyler katabildiyse aynı okuldan mezun oldukları halde diğerlerinin arasından sıyrılıp başarılı olabiliyorlar. Daniel Goleman-Duygusal Zeka kitabından birkaç alıntı yapmak istedim

 

 

Okul birincilerini izleyen araştırmacılardan biri olan, Boston Üniverstesinde eğitim veren Prof. Karen Arnold durumu şöyle açıklıyor "Sanıyorun itaatkarları, yani sistem içinde nasıl başarılı olacağını bilenleri keşfettik. Okul birincileri de hepimiz gibi hayatta bir mücadele içindedir. Bir insanın okul birincisi olduğunu bilmek, onun ancak notlarla ölçülen akademik alanda çok başarılı olduğunu bilmek demektir. Hayatta karşılacakları şeylerle nasıl baş edebileceklerini hiç bilemezsiniz"

 

İşte sorun da burada: Akademik zeka yaşamın getirebileceği değişiklikler veya imkanlara hazırlıklı olmayı neredeyse hiç sağlamıyor. Oysa yüksek IQ  zenginliğin, saygının ya da mutluluğun bir garantisi olmadığı halde, okullarımız ve kültürümüz akademik becerilere takılıp kalarak, kişinin geleceğini belirlemekte çok önemli rolü olan EQ (duygusal zeka)'yı göz ardı ediyor. 

 

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 

Eğitilecek öğrenci bir hamura benzer. Uygun şekili verebilmek için ilk olarak hamurun kıvama uygun hale getirilmesi gereklidir. Ne yazık ki okullardaki aksaklıklar hayal edebileceğinizin bile ötesinde. Cem Hocam, size gelen öğrencilerin yetersizliğinden bahsetmişsiniz, hakkınız vardır. Yalnız şunu unutmayınız ki biz aşağıda bir varoluş mücadelesi veriyoruz. Sizin yetersiz gördüğünüz öğrenciler, bu bataklık içerisinde bin bir çile ile yetiştirdiğimiz çiçekler. Bu tanımlamam bile aşağıda durumun ne kadar içler acısı olduğunu size anlatabilmeli.

 

Duygusal davranıp da mübalağa yaptığımı lütfen düşünmeyiniz. Aşağıda gerçekten bir varoluş mücadelesi veriyoruz. Kısa sayılabilecek tecrübeme rağmen, televizyonlarda karşınıza çıkan, hayatta bunlar da oluyormuymuş diyebileceğiniz bir çok ekstrem olaya şahit olmuşluğum var. Bu mevzuları açıp canınızı sıkmak istemem, başka bir platformda bu konular da konuşulabilir.

 

 

Umutsuz değilim. Hiçbir şey düzeltilemez değildir. İrade konulduktan sonra, tüm bu olumsuzlukları düzeltmek kısa vadede yapılacak iştir. Önemli olan o iradeyi koyabilecek siyasi iradeyi bulabilmekte. Eğitim sistemi mevcut haliyle sürdürülebilir değildir. Bu durumun eninde sonunda siyasi erkin de farkına varacağını düşünmekteyim.

 

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
17 dakika önce, Ahmet Gül yazdı:

Aşağıda gerçekten bir varoluş mücadelesi veriyoruz.

Siz hiç hastane boyayan bir doktor ya da hemşire...

Karakol süpüren bir polis...

Alçı yapan bir memur...

gördünüz mü?

Ben öğretmen olarak sınıfımın boyasını yaparım.

Ben öğretmen olarak kırılan kapı kolumu tamir ederim.

Ben öğretmen olarak sınıfımı süpürür,silerim.

Ben öğretmen olarak elektrik prizlerini tamir ederim.

İnanmazsanız gelin bakın; dolabımda tornavida,kontrol kalemi,çekiç,pense...

Neler neler.

Okullar tamamen müdür ve öğretmenlerin insafına terkedilmiş durumdadır. Tüm tamir tadilat işleri okul bileşenlerinin eline bakmaktadır. Müdürler ve öğretmenler dilenci yapılmıştır. Özellikle ilkokulların sadece elektrik,su ve telefon faturaları ödenmektedir. Okullara hiç bir ad altında nakit yardım verilmemektedir. Okullar kendi bütçelerini düzenlemek ve gelirlerini yaratmak zorundadır.

Ama yine de ağlamıyoruz, sızlanmıyoruz. Var olmaya, var etmeye çalışıyoruz. Her darbeye direniyoruz. Gelecek nesilleri nefret duygusundan uzak, sevgi dolu yetiştirmeye çalışıyoruz.

Medya şiddeti körükleyip, överken biz çocuklarımızı sevgi ve saygıyla yoğuruyoruz.

Medya uyuşturucuyu fütursuzca gözümüze sokarken,biz kapı önlerinde nöbet tutuyoruz.

...

Yahu işte sayamadığım onlarca işi yapmaktan, gerçek işimiz olan eğitime yine de zaman bulabiliyoruz.

Uğraşmayın eğitimle,öğretmenle.

Herkes işine baksın. 

"Var olacağız."

Ki geleceği var edebilelim.

...

Ahmet Hocam anlatma artık,yorma kendini. Herkes biliyor ne b.k olduğunu bu işin. Baksana konu başlığı açıldığından beri ne çok yazmışız. Ama dikkat et yazanlardan sadece 3 kişi öğretmen. Bir de Cem Hoca.

Arkadaşların hepsi iyi niyetli şeyler yazmışlar ama eğitim konusunu başka mesleklerin tartışması da Türkiye'nin acı gerçeğidir. Bu mesleğin asıl bileşenleri sustukça da başkaları üzülür sadece bizim yerimize.

 

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
14 saat önce, A.Coşar yazdı:

Siz hiç hastane boyayan bir doktor

Tabii, ben...

Daha doğrusu boya yapmadım, ama bunun dışında neredeyse 15 sene boyunca her türlü tamiratrı yaptım.

Hem de üniversite hastanesinde.

Bu iş gönül işidir. Seven ortamını geliştirir ve korur, mesleksel fark azdır. Varsa vardır, yoksa yoktur.  

14 saat önce, A.Coşar yazdı:

Uğraşmayın eğitimle,öğretmenle.

Kimse kötü anlamda uğraşmıyor ki, tam tersi destek olunması gerek, en saygın mesleklerin içinde başta yer almalı. 

Herkes hem işinin ehli, hem de şikayetçi iken niye ehil olmayanların yönetimine izin veriliyor?

Ya birlik olamıyoruz, ya da küçük çıkar oyunlarının içine savrulup gidiyoruz.

Maksat farkındalık ve sonrasında da tepki yaratabilmek.

Tepki eksikliğine örnekler vereyim mi?

Çoğu trajikomik ama aynı zamanda ne kadar hazırlıksız ve tepkisiz olduğumuzun kanıtı.

Anket korkusu iktidar partisini Atatürkçü yaptı. Göstermelik de olsa, kamuoyu lehine bir tutum yarattı mı?

Cam filmi. Çok daha önemsiz ama tepkiler karşısında bir kez daha değerlendiriliyor mu? Evet...

E bir cam filmine gösterdiğimiz tepkiyi niye rezil olmuş eğitim düzenine göstermiyoruz?

Cevapları pek merak ediyorum. 

 

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Cam filmi. Çok daha önemsiz ama tepkiler karşısında bir kez daha değerlendiriliyor mu? Evet...
E bir cam filmine gösterdiğimiz tepkiyi niye rezil olmuş eğitim düzenine göstermiyoruz?
Cevapları pek merak ediyorum. 
 

Tüm cümlelere katılıyorum. Başta öğretmenler tepki gösteremiyor iken toplumsal bir tepki gösterilmesi bence zor. Herkes halinden memnun dünya menfaat dünyası olmuş.

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Tüm cümlelere katılıyorum. Başta öğretmenler tepki gösteremiyor iken toplumsal bir tepki gösterilmesi bence zor. Herkes halinden memnun dünya menfaat dünyası olmuş.

Uzun uzun yazmıştım sebeblerini ancak silindi okudunuz mu bilmiyorum. Biz tepki göstermiyoruz degil, her platformda derdimizi anlatmaya çalışıyoruz ancak gözler kör kulaklar sağır vicdanlar ölmüş. Canımızı dişimize takıp uğraşıyoruz bir evladımızı daha nasıl kurtarırız diye. Çaresizliği anlatıyorum burada. Bu sözünüzden sonra ben bu tartışmada yokum. Size iyi akşamlar dilerim.

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
4 saat önce, Ahmet Gül yazdı:

Eee benim tüm yazdıklarım silindi ☹️

Ben okumuştum da, kim neden sildi onu anlamadım.

 

56 dakika önce, Ahmet Gül yazdı:

Bu sözünüzden sonra ben bu tartışmada yokum.

Herkes kendi yaşam kesitindeki izlenimleri ile değerlendiriyor. 

Kastedilen de siz değilsiniz kuşkusuz. 

Bu kadar küskün olmaya gerek yok bence.

Her meslek grubunda çürük elmalar var ve onlar bir sepet elmayı bozuk gösterebiliyorlar.

Hekimler olarak aylarca performans sisteminin zararlarını anlatmaya çalıştık. 

Ama ne basının doğru dürüst ilgisini çekebildik ne de can çekişen STK'ların.

Bugün sağlık sisteminde kalite son derece düştü ve büyük bir kesim bunun farkında değil. 

Yozlaşmanın kirli çıkar ilişkilerine dayalı olduğu kuşkusuz da bu genellemeye konu olmamalı. 

 

 

 

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Saat 2 de yazdım mesajı 3 saat sonra bir mesaj daha yazdım. Teknik bir aksaklıktan dolayı olsa gerek aynı mesaj mükerrer oldu. Ben de editledim, birini sildim. Ben birini sildim ama ikisi de gitti.

Cem Hocam doktorların tüm sağlık çalışanlarının sıkıntılarını da biliyorum. Her zaman yanınızdayız, sizi destekliyoruz. Bu ülkenin ordusuna kumpas kuruldu da koca koca paşalar, ana muhalefet partisi, avukatlar, bir kısım medya dahil olmak üzere kimseye dertlerini anlatamadılar. Babam bile yapmıştır pez....ler dedi. Onların derdini anlatamadığı yerde bizim sesimiz bile duyulmuyor.

Alınganlık mevzusu olmadığını düşünüyorum. Okuduğum cümleyi gayet iyi anladım. Hiç sevmediğim yandaş sendika bile bu konuda dikkat çekmeye çalışıyor. Peşin hükümler ve genellemeler bu tür sorunları daha çıkmaza sokar. Ben iyi niyetli kardeşlerimin empati yapmasını dilerdim.

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
4 dakika önce, Ahmet Gül yazdı:

Saat 2 de yazdım mesajı 3 saat sonra bir mesaj daha yazdım. Teknik bir aksaklıktan dolayı olsa gerek aynı mesaj mükerrer oldu. Ben de editledim, birini sildim. Ben birini sildim ama ikisi de gitti.

Anladım :) O size anlık olarak öyle gözükmüştür uygulamayı kapatıp açsanız/yenileseniz düzelecekti. Bu böyle oluyor çünkü mesajlar anlık birleşiyor sistemde, ama o programlar anlık algılayamıyor yapılan işlemi.

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap



  • Benzer Konular

    • Yazan: Yakup Çağatay
      Bu yıl ilk kez ülkemize gelen Ford Sürüş Akademisi geçtiğimiz günlerde İTÜ'de gençlere eğitim vermişti. Sizler ise yaşınızdan ve konumunuzdan dolayı gidememiş olabilirsiniz! Canlı olarak eğitimi kaçırdınız ama bilgileri kaçırmadınız. Video'lu şekilde eğitime katılmak için tıklamanız yeterli.
       
      Baş eğitmen, Murat Bostancı ile...
      En iyi sonucu elde edebilmek için kahvenizi hazırlayın, kulaklığınızı takın ve birazdan seyredeceğiniz 11 videoya yoğunlaşın. Keyfini çıkartın!
      Not: Videolar niye açılmıyor demeden önce yüklenmesini bekleyiniz, otomatik olarak başlayacaktır.
       
      0- Başlarken
      Murat Bostancı ile akdemi hakkında kısa bir tanıtımı
       
      1- Ellerin Direksiyon Üzerindeki Konumu ve Hava Yastığı
      Yüzünüzü saatte 320 km hızla tokatladığınızı düşünün, zaten neden böyle birşey yapasınız ki?
      Ellerinizin direksiyonun üzerinde nerede olduğuna dikkat etmezseniz başınıza gelecek olan şey de bu.
       
      2- En Uygun Oturma Pozisyonu
      Aracınızda oturma pozisyonunuz sizi düşündüğünüzden daha çok etkiler!
       
      3- ABS İle Fren Yapma
      Fren yapmak zor olabilir ancak tamamen farklı bir fren yapma tarzını ve bu freni nasıl yapacağınızı öğrenmek için işte Ford Sürüş Akademisinin kılavuzu
       
      4- Daha Güvenli Fren
      İlginizi çekecek bir bilgi... Kuru bir yolda saatte 75 km. hızla giderken frene bastığınızda yaklaşık 20 metre daha hareket edersiniz ki bu da arka arkaya 5 araba uzunluğu demektir! 
       
      5- Kilitlenen Frenler
      Frenleme sırasında arabanızın arkasının kaymaya başladığını hissediyorsanız ve ABS'niz yoksa bu tekerleklerin tekrar dönmesini sağlamanız gerekir. Çok ama çok kolay gözüküyor. Ama çok ama çok zor. 
       
      6- Tehlikenin Tanınması
      Dikkat edin! Yoldaki tehlikeler ve bu tehlikelerden nasıl uzak durabileceğiniz hakkında detaylı bilgiyi bu online akademi videosunda izleyebilirsiniz.
       
      7- Sürüş Mesafesi
      Akademinin bu bölümü, sürüş mesafesi yönetimine ve önünüzdeki arabayla aranızda güvenli bir mesafe bırakmaya odaklanıyor.
       
      8- Hız Yönetimi
      Aniden durmanız veya dönmeniz gerektiğinde hızınızdaki hafif bir artış neye yol açar?
      Hızın etkileri hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız bu akademi videosunu izleyin. Herşey fizikten ibaret!
       
      9- Direksiyon Hakimiyeti
      Aracınızın kaydığını hissetmek ve gerçekleştiğini bilmek kolay, ama sonraki adım kolay değil... Direksiyon hakimiyetini kaybettiğinizde nasıl kontrol edebileceğinizi burada öğrenin.
       
      10- Yol Tutuş
      Güvenli bir sürüş için aracınızın basınç altında nasıl hareket ettiğini öğrenin.
       
      GÜVENLİ SÜRÜŞLER

Focus Club Türkiye

Bu sitenin işleticisi, bu sitede yer alan bilgi, yazı ve makalelerin doğrudan veya dolaylı olarak kullanılmasından dolayı oluşacak zararlardan sorumlu tutulamaz. Kaynak gösterme kuralına uymak şartıyla, bu sitede yer alan yazı ve makalelerin belirli bir kısmına atıf yapılmasına, link verilmesine izin verilmektedir. Kaynak (canlı link) gösterilmeden yapılan alıntılara ise izin verilmemektedir. Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
×

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Kurallarını kabul etmiş olursunuz.