Jump to content
  • Hoş Geldiniz!

    Tüm özelliklerine erişmek için şimdi kaydolun. Kayıt yaptırdıktan sonra, konu açabilir, konuları yanıtlayabilir, kullanıcıların mesajlarını beğenebilir, özel mesaj yollayabilirsiniz.

    Kayıt olduktan sonra bu mesaj silinecektir.

“ER-OL
Yakup Çağatay

Emirates A380, Vahşi Yan Rüzgar Altında İniş Yapıyor

Önerilen Mesajlar

Bugünkü havacılık konumuz 1975 THY Fokker 28 (Bursa isimli) uçak kazası. Fokker bir hollandalı uçak üreticisi. Potansiyeli görür almanyaya gider , işini geliştirir,  savaş sonrası almanyanın uçak yapması yasaklanınca , hollandaya döner ve orada üretime devam eder zamanının en büyük uçak üreticisi durumuna bile gelir. 1973 te fabrikanın gizli sahibinin Hollanda prensi olduğu iddia edilir. Bu zat Bilderberg in kurucusudur ve Türkiyeye gelir , 5 adet F28 uçağı THYye satar (rüşvet müşvet anlayın işte) . Bu uçaklardan ilki 1974te izmirde kalkışta,  ikincisi 1975 te istanbula inerken, üçüncüsü 1979 da ankaraya inişte düşer . Bunların adı uğursuza çıkarılır (fıtrat söylemi yeni değil yani bu ülkede). Son ikisi uçuştan kaldırılır ve yabancı ülkelere satılır. Onlar da orada düşer . Yani bir kalemde alınan 5 uçağın hepsi düşmüştür. Uğursuzluk, fıtrat ne derseniz deyin 😞 

1975te ben ilkokul3 öğrencisiyken hayal meyal hatırlıyorum. Bu uçak istanbula inişte teker koyar koymaz veya koymak üzereyken havaalanı elektriği kesiliyor . Her yer kararınca pilot pas geçmeye karar veriyor (pas geçme kavramını "go around" Türkiye bu kaza ile öğrendi) ve yeniden motora güç veriyor. Jeneratör 30 saniye sonra elektik veriyor (Uçak kazalarındaki tesadüf faktörü 1 dk erken veya geç gelse muhtemelen bu kaza olmayacak). Bu sırada kalkış sırası bekleyen bir amerikan 707 si vardır Ona kalkış önceliği veriliyor ve Fokker28 marmara üstünde bir tur atıp tekrar inecektir. Fakat bir süre sonra F28 ile radar ve telsiz bağlantısı kesilir. Uçak marmaraya düşmüştür. Florya köşkünün açığına. Kurtulan yoktur resmi olarak 41 gayrı resmi olarak 42 kişi hayatını yitirmiştir(hostesin bebeğini kaçak olarak getirdiği söyleniyor) . Enkaz şu an hala orada. Bazen balıkçıların ağlarına parçaları takılıyormuş. Ancak kaza ertesinde hiç bir arama kurtarma çalışması yapılmamıştır.  1-2 kişinin cesedi yanılmıyorsam yalova-balıkesir açıklarında karaya vurmuştur. Diğerleri hala uçağın içindedir. Kara kutu çıkarılmamıştır. Kaza sebebi araştırılmamıştır. Bugün hala enkaza dalma yasağı var diye bilinir (gerçi 2014te el cezirede enkaza dalış videosu yayınlandı) . 

Kaza sonrasında ambarlı açıklarında uçağın iniş takımlarından biri ve flap ı karaya vurmuştur. Bunun da uçağın iniş pozisyonunda denize paralel sanki denize inmeye çalışırken düştüğü izlenimini verdiği söylenmektedir.

 

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
14 dakika önce, H. Cenk yazdı:

5 adet F28 uçağı THYye satar

Konu ile ilgili daha ayrıntılı bir yazı burada var.

İşin komiği ben bu uçaklarla defaten Ankara'ya ve İzmir'e uçtum, o zamanlar hem okuyor hen de turizm acentasında çalışıyordum. 

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bugünkü havacılık konumuz 2016 Daallo 159 vakası. Olay bizi de ilgilendiriyordu ancak basında fazla yer bulmadı artık sansür mü var, yayın yasağı mı vardı, otosansür mü var ya da daha önemli şeyler vardı bunu önemsediler mi bilmiyorum. 

 2 Şubat 2016da THy nin bir airbusu Somali Mogadişudan kalkıp önce Çibutiye gidecek , oradaki yolcuları alacak ve oradan Türkiyeye geçecekti. Kalkış saati 10:30 idi ancak uçuş olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edildi (bu bahane bence biraz şüpheli ) . Bu yolcular Daallo 159a yönlendirildi (THYye hava kötü de Daalloya iyi mi ?). Toplam 74 yolcusu olan uçağın 70 yolcusu THYden transferdi . Bu uçağın tarifeli bir uçak olması bana düşük ihtimal gibi geliyor 4 yolcu ile mi kalkacaktı. Bence THY iptal olunca biz götürürüz dediler ) Saat 11:40 gibi Airbus A321 kalkış yaptı ve kalktıktan 20 dk sonra uçak 11000 ft irtifada iken kabin içinde sağ kanadın önünde bir patlama meydana geldi ve uçak gövdesinde delik açıldı. Fakat henüz maksimum uçuş irtifasına çıkılmadığı ve kabin içi basınçlama tam yapılmadığı için olay o kadar katastrofik olmadı. Görevliler delik çevresindeki yolcuları arkalara götürdüler ve pilot uçağı güvenle geri indirdi. 

 

IMG_4031-225x300.jpg 

 

Yapılan sayımda 1 yolcunun eksik olduğüu görüldü. Yolcu bu delikten düşmüştü. Daha sonra cesedi yerde bulundu. Deliğin kıvrımlarının dışa dönük olması kabin içi patlama demekti ve kenarlarda patlayıcı izleri buldular. Güvenlik kayıtlarında bu yolcunun güvenliği geçtikten sonra arındırılmış bölgede havaalanı çalışanı iki kişiyle buluşarak onlardan bir laptop aldığı görülüyordu. Bu laptop değil laptop şekilli bir zaman ayarlı bomba idi. Yolcunun aldığı bilet 16F kanadın ve yakıt tanklarının uçak gövdesine bileşim yeri idi. Uçağa daha fazla etki vermek için seçilmiş bir koltuk gibi duruyor. Nihai raporda bu patlamanın amacının  uçağı düşürmek olduğu sonucuna varıldı eğer uçak maksimum uçuş irtifasında olsa bu uçak düşerdi. Eylemin THY uçağını düşürmek için yapıldığı çok açıktı. 55 yaşındaki terörist bir somalili idi, gizli servis tarafından takip ediliyordu ancak bu kadar büyük bir eylem yapması beklenen biri değildi. Eylemi el kaide benzeri bir grup olan El Şebap üstlendi.  Şurası çok açık ki THY uçağı zamanında o saatte 30-35 bin ft irtifada olur ve düşerdi.

Soruşturmalar sonucu 20ye yakın kişi teröristin yanında oturan yolcu +hava alanı görevlisi teröre yardım yataklıktan tutuklandı ve ceza aldı. Daallo159un Sırp pilotu havaalanının çok güvensiz olduğu pek çok insanın uçaklara vs kolayca girebildiğini vs söyledi  THY birkaç gün bölgeden ve Mayısa kadar Mogadişudan sefer yapmadı. Orijinal THY uçağı hala bomba olabileceği ihtimaliyle uzunca süre bekletildi. Sanıyorum gemiyle arabistana getirildi ve oradan boş olarak güvenli yükseklikte 12bin feeti geçmeden Mayıs ayında türkiyeye getirildi. 

THY hala Mogadişu-Çibuti seferlerine devam ediyor. 

H. Cenk tarafından düzenlendi

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bugünkü havacılık konumuz havacılık tarihinin en enteresan olaylarından biri. British airways 9 no lu uçuş (BA9) 

BA9,  24 haziran 1982 tarihinde BA in edinburghtan Auckland yeni zelandaya giden bir uçuşu;  arada Bombay, Kuala Lumpur , Perth de gibi ara duraklar yapacak. Uçak o zamanın en iyi uçağı göklerin kraliçesi 4 motorlu Boeing 747. Uçak akşam karanlığında uçuş irtifasında uçarken endonezyayı geçtikten kısa bir süre sonra  kaptan tuvalete gidiyor. Bu esnada uçuş mühendisi ve yardımcı pilot kokpitte uçağı idare ediyor. Derken uçağın ön tarafında garip ışıklar beliriyor; uçağın burnu ve kanatları  ışımaya başlıyor. Bu esnada uçağın kabininde yolcuları rahatsız eden kokulu bir duman oluyor. 1982 de uçaklarda sigara serbest olduğundan sigara dumanı sanılıyor ancak oldukça belirginleşiyor. Yardımcı pilot bu ışıkları bir atmosfer olayı olan st Elmo ışıklarına benzetiyor . Bu ışıklar fırtına içinde uçarken elektrik yüklü parçacıklar nedeniyle olur çok nadirdir ama uçak şu an fırtınada uçmuyor. Derken motorlardan birinin alev çıkardığı görülüyor ve kaptan çağrılıyor. Kaptan da olayı bir şeye benzetemiyor. Kafalar iyice karışıyor. Derken o alev çıkaran motor sönüyor. 1,5 dk içinde diğer 3 motor da sönüyor. Koca uçak bir anda dev bir planöre dönüşüyor hiç bir güç üretmeyen 4 motoruyla. Hemen yapılan hesaplarla yaklaşık 23 dk sonra Hint okyanusuna düşeceklerini anlıyorlar.  Kaptan olasılıkları değerlendiriyor. Geri dönüp endonezyada en yakın havaalanına inmeye çalışmak bir seçenek ama dağları aşmak için motor gücü lazım. O zamana kadar motorlar çalışmazsa kıyıya yakın denize inmeyi düşünüyor, 747 ile hiç denenmemiş bir şey ve geri dönüyor. Bu esnada iletişiminde de sorunlar oluyor. Normalde hava trafik kontrolörleri ile rahatça konuşabilmeleri gerekirken parazitler oluşuyor bir türlü anlaşamıyorlar vs. Neyse uçaklar belli yüksekliğe inmeden motorları yeniden çalışamaz (yukarıda oksijen az olduğundan) . Uygun yüksekliğe inince çalıştırma denemeleri başlıyor bu bir prosedür işi biraz zaman alıyor . Bıkmadan usanmadan defalarca kez deniyorlar (en az 50 kez). Ve sonunda motorlardan biri çalışıyor sonra diğeri sonra diğeri . Hem kokpitte hem kabinde büyük bir sevinç beliriyor fakat motorlardan birinin gene alev çıkardığı farkediliyor ve bu motor yine duruyor. Pilotlar alelacele Cakarta Halim havaalanına inmeye çalışırlarken ön camın buğulandığını görüyorlar. Buğu çözücüyü açıyorlar, silecekleri çalıştırıyorlar. Hayır buğu çözülmüyor  hiç bir şey görülmüyor (çünkü buğu değil). derken kaptan tarafında camın şasiye bağlandığı tarafta birkaç cm in etkilenmediğini farkediyorlar.  Kaptan iyice yana kaykılarak pisti görüyor ancak bu durumda kumandaları kullanamıyor, yardımcıya talimatlar vererek başarılı bir iniş yapıyorlar. Herkes öleceğini sanırken sağ kalıyor (sonradan bu uçuşun kitabını da yazan bir yolcu çıkıyor). Ertesi sabah hava aydınlanınca gördükleri manzara dehşet verici. Uçak adeta zımparalanmış veya kumlanmış  gibi ..Bütün boyası, logoları stikırları tamamen silinmiş adeta kazınmış durumda  ön cam neredeyse buzlu cam şeklinde matlaşmış ve motorun görünen pallerinde pek çok çukur defekt vs var. Hemen motorlar sökülüyor üretici Rolls Royce olduğu için kargo uçağı ile İngilteredeki RR fabrikasına yollanıyor. Orada motorlar açılıyor ve pallerin ileri derecede hasarlamış olduğu ve aralarda ufak kayalara topaklara benzeyen parçalar görülüyor . Yapılan analizlerde sonuç kesin : Volkanik aktivite (ilk duyulan kokulu duman volkanik dumandaki sülfür kokusu) . Uçağın rotasından 150 km kadar ötede yer alan Galunggung volkanı 1-2 gün önce çok güçlü bir şekilde patlamış ve indirek olarak yakınlardaki 18 kişinin ölümüne sebep olmuş zaten . Volkanik küller ve duman neredeyse 15 km yüksekliğe kadar ulaşmış. Normalde bu volkan uçağın rotasında değil ancak rüzgarlar nedeniyle bu küller ve duman uçağın rotasına kadar ulaşmış ve bu etkilere neden olmuş. Olaydan sonraki ay bir tane de Singapur HY uçağı da aynı aktviteden geçmiş ancak onların 3 motoru sönüp 1 motor sağlam kaldığı için o da düşmemiş.

Bugün havacılıkta artık volkanlar ve volkanik aktivite uçuş planlarında gözönüne alınıyor. 

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bize derslerde öğretilen ilk şey CRM dir. Bu kaza üzerinde konuşulan ve şu anki kuralların yazılmasına sebeb olandır. Tecrübe ve öz güven bazen tehlikeli sınırlara ulaşabilir. Her nolursa olsun bizler her daim Kontrol Listelerimizi kullanırız. Son olarakta “Havacılıkta Kurallar Kanla Yazılır... “ cümlesi her daim ne yazkki gerçek olur.

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Şu linkten 100ün üstünde uçak kazası raporu bölümünü izleyebilirsiniz. Ben çoğu günler öğleden sonra işler azalınca,  izlerim , hepsini izlemişimdir.

Hakkaten çok aptalca kazalar da olmuş 😞  

https://hdbelgesel.tv/filmizle/ucak-kazasi-raporu.html

 

Bu iletiyi paylaş


İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap


Focus Club Türkiye

Bu sitenin işleticisi, bu sitede yer alan bilgi, yazı ve makalelerin doğrudan veya dolaylı olarak kullanılmasından dolayı oluşacak zararlardan sorumlu tutulamaz. Kaynak gösterme kuralına uymak şartıyla, bu sitede yer alan yazı ve makalelerin belirli bir kısmına atıf yapılmasına, link verilmesine izin verilmektedir. Kaynak (canlı link) gösterilmeden yapılan alıntılara ise izin verilmemektedir. Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
×

Önemli Bilgi

Bu siteyi kullanarak, forum Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.