Welcome to Focus Club Tr | Otomobil Severlerin Adresi

Tüm özelliklerine erişmek için şimdi kaydolun. Kayıt yaptırdıktan sonra, konu açabilir, konuları yanıtlayabilir, kullanıcıların mesajlarını beğenebilir, özel mesaj yollayabilirsiniz.

Kayıt olduktan sonra bu mesaj silinecektir.

  • Announcements

    • Yakup Çağatay

      [ÖNEMLİ MUTLAKA OKUYUNUZ] Görünmeyen Resimler Hakkında   08/06/2015

      Devletimiz i.imgur adresini engellemiş bulunmakta, bu sorunu çözmek için ilk etapta öncelikli konuları yenilemeye başladık. Şuan görmek için yapmanız gereken basit bir DNS değişikliğidir. Google dns gibi 8.8.4.4  İlginize Teşekkürler. NOT: Bu sadece imgur'a yüklenen fotoğraflar için geçerlidir, diğerlerinde problem bulunmamaktadır.  
    • Yakup Çağatay

      Yeni Konu Açmadan Göz Atınız - Etiketleme Sistemi   06/20/2016

      Sizlerden Ricamız;   Örneğin bir web sayfasında Büyük Başarı: Türkiye:4 – İtalya:0 başlıklı bir yazı gördünüz. Bu yazının etiketleri yazar tarafından şöyle oluşturulmuş olabilir: Türkiye, İtalya, Futbol, Galibiyet, milli takım.   Bu sistemle aranılan konu çok daha kolay bulunur. Etiketler içinde Türkiye İtalya Futbol şeklinde bir arama yapmak sizi istediğiniz sayfaya çok hızlı bir şekilde ulaşmanızı sağlar.   Yeni Konularınızı açarken eğer etiketleme yapmak istiyorsanız bu kurallara göre yapmanız olacaktır, aksi taktirde tüm hataları düzeltmeye kalkmamız çok zaman alıyor ve düzeltme yapılana kadar yanlış sonuçlar çıkıyor..   Eğer yapmak istemiyorsanız lütfen boş bırakınız... Yapmak istiyorsanız ilgili KELİMELERİ VİRGÜL (,) İLE AYIRIN LÜTFEN. FARKLI İŞARETLER İLE DEĞİL.   Özen gösterip ilgilenen herkese teşekkürler FocusClubTr.com
“ER-OL
Ahmet A.

Malatya :)

2 Günlük Malatya gezisinden döndüm ve sıcağı sıcağına resimleri payaşmak istedim. Resimler cepten çekildiğinden kaliteli değil ve amatörce :P

Sabah kahvaltısına mutlaka Yeşilyurt'taki SuSesi isimli mekana gidin. Serpme kahvaltısına D.bakır ve Van kahvaltılarını bilen biri olarak 5/10 puan verdim ama mekan 9/10 puanı fazlasıyla hakediyor :)

7drmj.jpg

7drrx.jpg

7dsct.jpg

7dsfp.jpg

7drt3.jpg

7dru9.jpg

7drv5.jpg

7drwr.jpg

7dryb.jpg

7drzc.jpg

Kahvaltı sofrası ilk geldiğinde çok açtık dolu halini çekemedik pek :)

7ds0l.jpg

Kahvaltı sonrası bi Tevfik Abi pozumuz olsun dedik :P

7ds36.jpg

Birazda Ordan Burdan Öylesine Resimler ;

7ds4s.jpg

7ds5s.jpg

Bize heryer Diyarbakır :P Biberland olayına bittim :D

7ds75.jpg

7ds8s.jpg

7dsb6.jpg

7dsh0.jpg

7dsj2.jpg

9 people like this

Share this post


Link to post
Share on other sites

Paylaşım için teşekkürler..

Tevfik Style...Sucukları niye :yemek: yemedin yaw..Ağladılar peşinden

1 person likes this

Share this post


Link to post
Share on other sites

Paylaşım için teşekkürler..

Tevfik Style...Sucukları niye :yemek: yemedin yaw..Ağladılar peşinden

Foto için ara vermiştim yemeye :kıhkıh: kaçamazlar benden :yemek:

2 people like this

Share this post


Link to post
Share on other sites

İyi gezmişiniz maşallah.Resimler için teşekkürler.

1 person likes this

Share this post


Link to post
Share on other sites

Gidip gördüğünüz yerleri bizlere de gösterdiğiniz için teşekkür ederiz.

Malatya için çok övgü dolu söyler duydum. Fotoğraflarda bunların ispatı gibi.

Ama kahvaltı olayına bittim doğrusu. :)

Teşekkür ederiz.

1 person likes this

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kahvaltı da yer de güzelmiş.

Malatya'da beni en çok etkileyen etlerinin lezzeti oldu, yağsız ve fakat inanılmaz lezzetli idi, merkezde Yeşil Vadi ve üniversite istikametine yanlış hatırlamıyorsam Deniz Park çok başarılı mekanlar bu bakımdan.

Tabii değişik günkurusu çeşitlerine değinmeye gerek yok sanırım.

2 people like this

Share this post


Link to post
Share on other sites

güzelmiş hepsi teşekkürler...

1 person likes this

Share this post


Link to post
Share on other sites

vay vay... aynı atmosferi tadabilmek için neler verilmez!

1 person likes this

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kahvaltı da yer de güzelmiş.

Malatya'da beni en çok etkileyen etlerinin lezzeti oldu, yağsız ve fakat inanılmaz lezzetli idi, merkezde Yeşil Vadi ve üniversite istikametine yanlış hatırlamıyorsam Deniz Park çok başarılı mekanlar bu bakımdan.

Tabii değişik günkurusu çeşitlerine değinmeye gerek yok sanırım.

Etlerine bende bayıldım, Çarşının göbeğinde lalezardı sanırım mekanın adı, tereyağlı urfa kebabı vardı, yediğim en güzel kebaplardandı....

Malatya kesinlikle görülesi bir yer, Vaktim olsa Darende'ye gitmeyi de çok istiyordum, başka sefere kaldı....

Share this post


Link to post
Share on other sites

Allah içinize sindirsin Ahmet.

Paylaşım için teşekkürler.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ahmet ellerine sağlık ...afiyet bal şeker olsun ne iyi yapmışsın da gitmişsin bak bizlerde sayende oraları senin pencerenden görmüş olduk. :) :) :) :) ...öylen bişey yemediniz mi yaww... :P :P :P :P hani resmini görünce bizde öylen ne yeriz kısmında sıkıntı çekmiyoruz.... :P :P :P :P

Edited by Bekir B.
2 people like this

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ahmet ellerine sağlık ...afiyet bal şeker olsun ne iyi yapmışsın da gitmişsin bak bizlerde sayende oraları senin pencerenden gömüş olduk. :) :) :) :) ...öylen bişey yemediniz mi yaww... :P :P :P :P hani resmini görünce bizde öylen ne yeriz kısmında sıkıntı çekmiyoruz.... :P :P :P :P
ve merak edilen soru Bekir Abi'den geldi :)

Sent from my iPhone using Tapatalk

2 people like this

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ahmet ellerine sağlık ...afiyet bal şeker olsun ne iyi yapmışsın da gitmişsin bak bizlerde sayende oraları senin pencerenden görmüş olduk. :) :) :) :) ...öylen bişey yemediniz mi yaww... :P :P :P :P hani resmini görünce bizde öylen ne yeriz kısmında sıkıntı çekmiyoruz.... :P :P :P :P

Abi öğlen burdaki arkadaş tava yaptırdı bize. Parayı kasaba veriyorsun, gidip manavdan gerekli sebzeleri de alıp doğrayıp hazırlıyor içine etleri de atıp fırıncıya götürüyor kasap, fırıncı da tavayı pişirip üzerine ekmeği koyup eve yolluyor :D resim yok ama siz tahmin edin artık nasıl dehşet bişey olduğunu ;)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!


Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.


Sign In Now

  • Similar Content

    • By Celal Maraşlıoğlu
      1.5 yaşındaki oğlumla uzun yolculuklara dayanamayacağımıza karar vermiş olup ağustosun 20 sinden itibaren 5 günlük hepsi dahil tatile çıkmaya karar verdik ama sıkıntımız genel itibariyle otellerin denizlerinin pek sığ olmaması malum çocuk küçük denizi hemen derinleşmeyen bir otel istiyoruz ama sitelerden pek belli değil durumları tatilini side belek kızılağaç bölgesinde geçiren arkadaşların değerli yorumlarıyla yardımcı olmasını rica ediyorum.
    • By Olcay Sert
      Bu yaz ramada kuşadasında kaldık videoları gezerken sizinle de paylaşayım dedim. fiyat/performans olarak bence gayet iyi bi otel bu senede fiyatlar uygun olursa gene kalabiliriz
    • By Cem Boneval
      Yaz geçemeden biraz gezelim dinlenelim diye geleneksel yaz gezimizi 3-11 Temmuz arasında planladık.
      Değişik bir gezi oldu, paylaşıyorum...
       
      Bol resimlidir, kotalı bağlananlar, soğuk su içsin.
       
      Gezimizin ilk durağı Nis oldu.
       
      Fransa'nın güney kıyılarındaki bu şık ve eğlenceli tatil beldesi ilgimi çektiğinden falan değil. Geçen sene Fransa'dan bir katamaran alan ve kıyıları geze geze gelen bir arkadaşım kaptanını izine gönderince yedek kaptan olarak işe alındığım ve burada tekneye binmeyi planladığımız için seçtik bu destinasyonu.
       
      Yeni taşıt aracımız böyle bir şeydi:
       

       
      Takip eden 4 gece - 5 günde kullandığım kokpitte bu:
       

       
      Lagoon 400 S2 son derece kullanışlı ve rahat bir tekne. Yelkende çok güçlü değil haliyle ama oturduğun yerden küçük bir uğraşla her şeyi kontrol edebiliyorsun.
      Otomatik pilot ve etkin navigasyonla kendi kendine her yere gidebiliyor. Güneş panelleri ile basit kullanımlar için elektrik üretebiliyor ve deniz suyundan tatlı su üretebiliyor, bu nedenle kara bağımlılığı yok ve alargada kalmak pek kolay oluyor. 
       
      Sonuçta kara gezmeli bir deniz yolculuğu yaptık Nis'ten yola çıkarak. 
       
      Villefranche hemen Nis'ten sonra gelen ve masal kitaplarından düşmüşcesine bir mimari yapısı olan büyüleyici bir belde, nefis bir koyu da var. Fırtına nedeniyle mecburen ilk iki günü buraya sığınarak geçirdik. 
      Arada Nis'i de gezdik.
       

       
      Bu Avrupa'lılar heykele pek meraklı, her yere bir havuz yapıp içine bir baldırı çıplak oturtmuşlar.
       
      Aşağıdaki dükkan kuyumcu değil....
       

       
      Enfes lezzetleri barındıran bir şeker/çikolata dükkanı, ancak buradan bayram alışverişi yapmaya kalksam eve dönecek param kalmazdı ayrı mesele...
       
      Ramazan günü hoş olmayacak ama bu kıyılar deniz mahsulleri konusunda mükemmel bir mutfağa sahipler, sofraya gelenler....
       

       
      İkinci durağımız San Remo oldu.
       

       
      Arka planda görünen La Pigna tepesi etrafına kurulu şehrin kemerli daracık sokaklar ve eski yapılar barındıran eski merkezi var. 
       

       

       
      Bunun dışında San Remo Avrupa'nın Sen Tropez'den ve Monte Carlo'dan sonra elit turist çeken İtalya Riviyerasının en önemli merkezi. 
      Çok canlı bir sokak hayatı var, geceleri de devam ediyor eğlence.
      Zaten pek çok etkinlikle de şöhret kazanmış, müzik festivali, rallisi, çiçek festivali bunlardan birkaçı.
      Ayrıca son Osmanlı padişahı Vahdettin'de kaçtıktan sonra buraya yerleşmiş ve burada vefat etmiş. 
       
      Monte Carlo'ya uzaktan el salladık, binbir zorlukla kazandığımız paraları kumarhanelerde kaybetmeye gerek olmadığına karar verdik.
       

       
      O koy senin bu koy benim, Varazze'de ve Cenova'da marinada geceleyerek turumuzu sonlandırdık, kaptan izinden döndü, benim de görevim bitti.
       
      Hal böyle olunca Cennova'dan bir araba kiralayarak Toskana bölgesini gezme aşamasına geçmiş olduk.
       
      Toskana'nın başkenti Floransa. Hedef de oarsı ama yaklaşık 250 km yol üstünde Pisa olunca fani gözlerle ünlü kulesini yıkılmadan canlı görelim diye bir uğradık.
       
       
      Pisa 11. yüzyıl ile 14. yüzyıl arasında İtalya yarımadasının en güçlü 4 deniz cumhuriyetlerinden biri olarak (diğerleri Ceneviz Cumhuriyeti, Venedik Cumhuriyeti ve Amalfi) tarihe geçmiş, ayrıca Galileo Galilei'nin yaşamış olduğu kent.
      Ünlü Pisa Kulesi, Katedrali ve vaftizhanesinin bulunduğu "Piazza del Duomo" ya da "Piazza dei Miracolide" (Mucizeler Meydanı) bölgesi 1987'den itibaren UNESCO Dünya Mirasları listesine alınmış.
      Pisa Kulesi Pisa'nın en önemli görülecek yeri ve 1063-1090 yıllarında yapılan şehir katedralinin çan kulesi olarak ana yapıdan ayrı olarak 1173'te yapılmış.
      Kule üst üste bindirilmiş yuvarlak 6 sütun dizisinden meydana geliyor. 56 metre yükseklikte ve 294 basamaklı bir merdivenle çıkılıyor (Nasıl? Yok ben çıkmadım, fazla yorgun ve tembeldim).
      En üstteki 8. kat çanları barındıryor. 
      Pisa Kulesi bitirildiği tarihten itibaren güneye doğru eğilmeye başlamış. Sebebi temeldeki yumuşak zemindeki çökmeymiş. Günümüzde, kulenin tepesinden güney yönünde aşağı sarkıtılan bir çekül 4,3 metre açığa inmekteymiş. Ancak yapının ağırlık merkezinin izdüşümü kendi temel dairesinin içinde kaldığı için kule devrilmiyormuş. Kule her yıl milimetrenin onda yedisi kadar (100 yılda 7 cm) eğilmekte.
      Kule, Pisa'nın gücünün ve zenginliğinin bir sembolü olarak Cenova ve Venedik'e rakip olarak yapılmış.
      Galileo'nun, bütün cisimlerin aynı hızla ve aynı fizik kanununa uyarak düştüklerini farklı ağırlıklardaki iki top güllesini bu kuleden aşağı bırakarak gözlemlediği iddia ediliyor. 
       
      Neyse gerçekten eğriymiş...
       

       

       
      Ve evet tabii benim de yaslanarak kuleyi ayakta tutmaya çalıştığım bir fotoğrafın var, ama onu paylaşmak da çok sıradan olurdu sanırım...
       
      Sonra yolumuza devam ederek Floransa'ya (Italyanca ismi: Firenze) ulaştık.
      İkinci gidişim ve benim için Floransa gençlik aşkı gibi bir şey... Hem çok sevdiğim hem de çok rahat hissettiğim bir kent. 
      Turist cazibe merkezi, bu nedenle bu mevsimde çok kalabalık.
      Ama güler yüzlü ve hizmeti seven esnafı, çok sayıda yiyecek içecek mekanı ve tarihi yapıyla çağdaş yaşamın belki de eşsiz uyumunu sergileyen havası ile İtalya'nın bence en görülesi şehri.
       
      Şehir, içinden geçen Arno Nehri çevresinde kurulmuş.
       

       
      Çevresindeki yerleşim alanlarıyla beraber yaklaşık bir milyona yakın nüfusa sahip olan şehir, geçmişte olduğu gibi bugün de İtalya ve Avrupa'nın önemli ticaret merkezlerinden biridir.
      Rönesansının doğum yeri olarak tanımlanır ve önemli sanat galerileri ve müzelere ev sahipliği yapar.
      Leonardo da Vinci, Michelangelo, Dante Alighieri ve Nicollo Machiavelli bu şehirde yaşamış ünlüler.
      Gucci'nin de merkezi
       

       
      (Ara not: Dar alanda yapılan panorama çekimlerinde telefonum biraz zorlandı, ama genel olarak LG G2 fotoğrafta başarılı)
       

       
      Yukarıdaki resim Piazza della Republica ama kentin merkezindeki en önemli meydan Piazza della Signoria, o da aşağıda...
      Meydana Vecchi sarayı bakar ve hemen önünde Neptün Çeşmesi bulunur. Neptün Havuzunun ortasında mermerden yapılmış deniz tanrısı Neptün'ün heykeli, mermer atlar ve etrafında deniz kızları ve erkek deniz tanrıları bulunur. 1565 yılında yapılmıştır.
       

       
      Yine bu meydan bulunan "Loggia" adli yapi uzeri kapali ama kenarli kemerli ve acik bir gosterim binasi olup icinde birçok antik ve daha yeni yapilmis heykeller gosterilmektedir.
       

       
      Kentin en önemli sanat müzesi Piazza della Signoria'nın yakınındaki Uffizi Galerisidir. Dünya çapında İtalyan Rönesansının en nadir örnekleri bu müzede bulunur.
       

       
      Bu müzeye çok yakın bir mesafede bulunan Arno nehrinin üzerindeki Ponte Vecchio (Eski Köprü) çok ilgi çekici bir köprüdür.
      Köprüler şehri Floransa'nın II. Dünya Savaşı'ndan zarar almadan tek çıkan köprüsüdür.
       

       
      Kentin en önemli kilisesi yapımı 1436 yılında biten Santa Maria del Fiore'dir. Genellikle "Duomo" adıyla bilinen bu katedralin kubbesi çok büyük bir mimarlık harikası olarak bilinir ve Floransa resimlerinde her zaman ön planda görünen bir yapıdır.
      Duomo'nun bir parçası sanılan Campanile (çan kulesi) ve yine hemen yanındaki Battistero di San Giovanni (vaftizhane) de ozellikle bronzdan dokme kapilarinda Incil sahnelerini roliyef halinde gosteren önemli yapıdır.
       

       

       

       

       

       

       

       
      Gezimize devam edince ikinci daha küçük ama önemli bir kilise daha çıkıyor karşımıza: Santa Croce. Aynı isimle anılan meydanda yer alan bu kilise Galileo, Machiavelli ve Dante gibi ünlülerin mezarlarını barındırması ile önem kazanıyor.
       

       
      Vecchio köprüsünden karşıya geçtiğimizde de Pitti Sarayı ve hemen arkasında yer alan Boboli bahçeleri görmeye değer, ama pek de olmazsa olmaz olmayan mekanlar. 
       

       
      Yeşil sevenler için Boboli bahçeleri güzel, özellikle içindeki porselen müzesi hanımları büyülüyor.
      Yaratıcı su içme çeşmeleri de cabası...
       

       

       

       
      İtalya'nın en önemli özelliklerinden biri biz araba meraklılarını ilgilendiriyor: Yolları çok dar.
      Gerçekten şehirler arası yollar bazı bölgelerde 1.5 şerit genişliğinde, yol çizgisi yok ve hız sınırı 90 km/h. Yani heyecanı seviyorlar.
      Sonuçta İtalyanların küçük araba merakı ekonomik olma merakından değil yolların gereksiniminde kaynaklanıyor ve çok sayıda Smart modeli dışında böyle isimsiz kahramanlar da sık...
       

       
      Ben akılsızlık edip pek de küçük olmayan bir araba almıştım.
      Yarın bu iki güzel yol arkadaşımla biraz da kırsalı gezeceğiz, izlemeye devam edin.
       

       
    • By Doğan Kurban
      Arkadaşlar 15 günlük Mersin Susanoğlan tatilimden güzel kareleri beğeni ve önerilerinize sunuyorum.Sevgi ve saygılarımla.
       
       
       

       

       

       

       

       

       

Focus Club Türkiye

Bu sitenin işleticisi, bu sitede yer alan bilgi, yazı ve makalelerin doğrudan veya dolaylı olarak kullanılmasından dolayı oluşacak zararlardan sorumlu tutulamaz. Kaynak gösterme kuralına uymak şartıyla, bu sitede yer alan yazı ve makalelerin belirli bir kısmına atıf yapılmasına, link verilmesine izin verilmektedir. Kaynak gösterilmeden yapılan alıntılara ise izin verilmemektedir. Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.